Türkiye'nin ekonomik atılımlarda ikinci döneme gerdiğini söyleyen Maliye Bakanı
Kemal Unakıtan, yeni dönemde daha fazla katma değeri olan ürünlere ve hizmetlere geçileceğini söyledi. Görevden aldıkları bazı memurları Danıştay'ın göreve iade etmesini de eleştiren Unakıtan, devlet eliyle, memur eliyle ekonomi, ticaret ve sanayi olamayacağını savundu.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası'nda (TTSO) işadamları ile bir araya gelen Bakan Unakıtan, Trabzon bölge ve komşu ülkeler için bir merkez konumunda olduğunu dile getirdi.
"PARA KİMDEYSE ONA BAKIN"
Konuşmasına, "Maliye Bakanını çağırın, yani sık sık gelmesini siz de teşvik edin, bu fena olmaz sizin için, beni dinleyin Trabzonlular" diyerek başlayan Unakıtan, "Çok güzel, çok süper ve çok iyi bir bakanınız var. (Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak'ı kast ederek) Ama, Maliye Bakanını unutmayın. Para kimdeyse siz ona bakın. Karadeniz insanın en hareketli olduğu yer. Bir Karadeniz oyunlarına bakın, bir de diğer yerlerdeki oyunlara bakın. Ağır ağır ötekiler, burası devam. O bakımdan burada her şey canlı. Bizim başbakanız da Karadenizli, görüyorsunuz ne kadar aktif. Eskiden, Başbakanlar arabalarını eskitemiyordu, bizim ki uçağı eskitiyor. Gitmediği yer yok sağolsun. Ama böyle yapmakla, bu ülke dünyanın gündemine oturuyor" ifadelerini kullandı.
Trabzon'un bölgenin ve çevre ülkelerin merkezi konumunda olduğunu anlatan Unakıtan, şöyle devam etti: "O bakımdan buranın layık olduğu yere de gelmesi lazım. Türkiye dinamik bir ülke, nüfusunun yarısından fazlası 30 yaşın altında. Bir de eğitimde yapmış olduğumuz değişimle insanımızın eğitim seviyesi de yükseliyor. Geçenlerde Norveç'ten bir adam gelmiş, bizim Faruk Çelik ile görüşmüşler ve 100 bin işçi istemiş. Bizim Faruk, '6 ayda karşılarız' deyince ağız açık kalmış adamın. Neden; çünkü bizim öyle bir nüfus yapımız var. Ve yetişmiş insanımız var. Ekonomileri iyi ama genç nüfusları yok. Sadece orada mı? Avrupa'da bu böyle. Avrupalılar bize çifte standart falan uygulamaya kalkıyorlar, ama yarın öbür gün kapımızdan ayrılmayacaklar; 'aman şunu verin, bunu verebilir misiniz bize' diyecekler." dedi.
Türkiye'nin geleceğinin çok güzel olduğuna vurgu yapan Unakıtan, "Bana diyorlar ki, 'ya bu bakan devamlı pembe tablolar çiziyor'. Be kardeşim, ahmak olmanın gereği var mı? Şimdi adam bir şarkı söylüyor, arkadaş başlıyor ağlamaya. Oğlum şarkıyla ne ağlıyorsun. Ne iş yapacaksın, ne edeceksin kafanı çalıştır. Ekonomimizi geliştirelim, insanımızın refah düzeyini artıralım, bakın zaman Türkiye'nin halini. Bunu yapacak gücümüz var mı; var." diye konuştu.
"DEVLET ELİYLE EKONOMİ OLMAZ"
Ekonomik faaliyetlerin devlet eliyle olamayacağını savunan Bakan Unakıtan, şunları söyledi: "Özelleştirmeyi niçin yapıyoruz biz? Artık ekonomik faaliyetler devlet eliyle olmaz. Bunu kafamıza sokalım. Devlet eliyle olur, ama yarın öbür gün duvara toslarsın, geçmişte olduğu gibi. Devlet eliyle, memur eliyle ekonomi, ticaret, sanayi olmaz. Bankacılık olmaz. O zaman biz de, devletin elindekilerin hepsini özelleştireceğiz. Kalkınma istiyorsak, özel sektör eliyle olur. Özel sektör, dinamizmi, özel sektör mantığı ile olur. Neden? Bir fabrika kurmuşsun, başına bir adam getirmişsin, ama adam orayı iyi idare edemiyor. Özel sektör ne yapar; öyle bir adam getirmez, getirse de ertesi gün görevine son verir. Biz de şimdi buradakileri alıyoruz, ama Danıştay ertesi gün iade ediyor. Bu adam bizim akrabamız falan değil, bildiğimiz tanıdığımız falan değil. İyi idare ederse orada kalacak, edemezse kalmayacak. İyi idare edemedi, 'yok sen karışamazsın ben karışım' deyip adamı tekrar oraya koyuyor. Ondan sonra oradan verim beklenir mi? Adam, 'valla kimse beni buradan atamaz, Danıştay'ın kararı ile tekrar geri gelirim'. Bu başka kamu hizmeti olsa anlarım. Ama ticarette bu olmaz. Onun için Türkiye kalkınmak istiyorsa, bir defa özel sektör eliyle kalkınacak."
"TÜRKİYE, AR-GE MERKEZİ OLACAK"
Türkiye'nin ekonomik atılımda ikinci döneme geçtiğini söyleyen Unakıtan, "Şimdi daha fazla katma değeri olan ürünlere geçiyoruz. Bunun için de Meclis'te üç maddesi falan kabul edildi, görüşüyoruz; Araştırma Geliştirme (AR-GE) Yasası çıkartıyoruz. AR-GE'ye çok önem verecek Türkiye. AR-GE'de çalışan adam oldu mu ondan vergi almayacağız. Sigortası yarım, yani yarısını devlet verecek. Bir malzeme aldı mı, iki misli amortisman ayıracak. Bir sürü teşvikler getireceğiz. Bu teşvikleri veriyoruz. Neden? Çünkü, bu ikinci dönemde katma değeri daha fazla olana ürünlere geçmemiz lazım. Bununu için de hizmetlerde olabilir. Ama bundan sonra göreceksiniz, Türkiye bir AR-GE merkezi olacak. Sadece Türkiye'dekiler değil, dışarıdaki araştırma geliştirmeciler de buraya gelecek" dedi.