Haber Tarihi: 14 Haziran 2011 Salı Saat 16:01
Doğan Haber Ajansı  [2798118]

Mahmut Özgener, Tff Başkanlığı Görevini Bıraktı ve Yeniden Aday Olmayacağını Açıkladı

TFF Başkanı Mahmut Özgener, 29 Haziran'da yapılacak olan Türkiye Futbol Federasyonu seçimli Olağan Genel Kurulu öncesinde beklenen basın toplantısını düzenledi.

Haber: Mahmut Özgener, Tff Başkanlığı Görevini Bıraktı ve Yeniden Aday Olmayacağını Açıkladı

TFF Başkanı Mahmut Özgener, 29 Haziran'da yapılacak olan Türkiye Futbol Federasyonu seçimli Olağan Genel Kurulu öncesinde beklenen basın toplantısını düzenledi.

Özgener görevi bıraktığını ve yeniden aday olmayacağını açıkladı.

Mahmut Özgener, açıklamaları sonrasında uzun süre alkışlanırken, bazı yöneticilere ağır eleştirilerde bulundu.

Toplantının başında bir ricada bulunan Özgener, "Bu toplantı benim için çok özel bir yer taşıyor. Açıklamalarım sonrasında oluşabilecek her türlü soruyu tüm içtenliğimle cevaplamak benim için çok önemli. Ama bu içten sohbetin yaptığım açıklamadan hemen sonra olmaması gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki hafta yemekli bir sohbet toplantısı düzenleyerek tüm soruları içtenlikle cevaplayacağım" diye konuştu.

Futbol Ailesi olgusundan bahseden Özgener, 3. 5 yıldır görevde olduklarını ve kurallara uyduklarını belirterek; "3. 5 yıllık görev süremizi geride bıraktık. Bu sürede pekçok kez bir araya geldik. Maalesef çoğu kez tansiyonu yüksek ortamlarda biraraya gelmek zorunda kaldık. Belki çoğunluğun sevmediği ama olması gereken kurallarla oynanan futbolda bu kurallara uyma özverisini göstermek zorundayız. Futbol güzel bir Oyun. Bu güzelliğin büyük bölümünü kurallar sağlıyor. Biz 3. 5 yıl boyunca hem yazılı ve yazılı olmayan kuralları uygulamaya çalıştık. Görev dönemimiz boyunca sırtımızı kurallara dayadık.

Görev süremiz boyunca bu kuralları hiçe sayanları da gördük. Özellikle bazı yöneticilerimiz kişisel hırslarıyla açıklamalar yaptılar. Bunların sayısı çok az ama olduklarından büyük görünüyorlar. Asıl emekçiler sessiz ve sessizleştirilmiş çoğunluklar. Bazı yöneticiler ise arkalarındaki taraftar desteği ile ne yaptıklarını bilmiyor, kitleleri böyle etkilemenin ucunun nerelere varabileceğini hayal bile edemiyorlar. Her sezon segiledikleri tiyatrolarla sessiz çoğunluğun ve gerçek emekçilerin takdir edilmelerini engelliyorlar. Çoğunlukla kendi hevesleri için yaptıkları açıklamalarla en önemli sorunumuz olan şiddeti sürekli körüklüyorlar.

Bazı yöneticiler arkalarındaki büyük taraftar gücü ile Türk futbolunun en büyük sorunu olan şiddeki körüklüyorlar. En büyük değerlerden biri olan futbol şiddete kurban ediliyor. " dedi.

"FUTBoluMUZUN EN ÖNEMLİ SORUNU ŞİDDET"

Özgener sözlerine şöyle devam etti:

"Maalesef yaptığımız araştırmalarda hep bir konu ön plana çıktı. Türk futbolunun en önemli sorunu şiddet. Türk insanına futbol dendiğinde akla gelen ilk kelime şiddet. Bazı yöneticilerin yaptığı açıklamalar maalesef stadyumlara giden taraftar sayısını etkiliyor. Dünyadaki en önemli gelir olan tribün gelirleri maalesef ülkemizde yerlerde sürünüyor. Bu konuda önemli bir yasa çıkarılmış ve medyamız son derece duyarlı davranma çabasındayken bazı yöneticilerin çok geri kaldığını üzülerek izliyoruz.

Bugüne kadar yaşadıklarımı ve yaşananları göz önünde bulundurarak ülke futbolunun en denetimsiz bölümü maalesef budur. Bugün herkes kendini geliştirmek için mücadele ediyor. Hakeminden, sporcusuna, teknik adamından, basınına kadar. Ancak yöneticilerimizin kendilerini geliştirmek için çaba harcadıklarını görmüyoruz. Onların amacı da çok sevdikleri kulüplerini korumak ama bir çoğu konuştukça hem kulüplerine hem de futbola zarar verdiklerini göremiyor. Bu ülke bu sorunu çözmeden diğer sorunları çözemez.

Herkes tarafsız bir yönetim bekliyor. Kurumların tarafsızlığı bekleniyor. Buna rağmen en küçük bir hakem hatasında koca kurumlar taraf ilan ediliyor. Herkesi karşı taraf olarak görme alışkanlığı en çok hakemleri etkiliyor, onların tarafsız olması hazmedilemiyor. Hakemlerin üzerinde olağanüstü bir baskı kurup, sonra da 'niye hata yaptı!' diye kızıyorlar. Bazı yöneticilerimiz mikrofonların arkasına geçince maalesef kendilerini durduramıyor. Orhan Pamuk'tan, Fazıl Say'dan daha çok tanınıyor ve izleniyorlar. Böyle olunca da kendilerinden başka bir insan havasına giriyorlar. Tarafsızlık isteyenlerin çoğu samimi değiller ve en fazla da kendilerini aldatıyorlar. "

BAŞBAKAN ERDOĞAN, BAKAN ÖZAK, YAYINCI KURULUŞ VE MEDYA MENSUPLARINA TEŞEKKÜR EDEN ÖZGENER; EN ÖNEMLİ TEŞEKKÜRÜ AİLESİNE YAPMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ

Geçen süre zarfında kendisi ve erasyona olan katkılarından dolayı futbol ailesine teşekkür ettiğini belirten Özgener; "Hem hükumette hem de muhalafette bulunan siyasilerimizle birçok kez biraraya geldim. Bu görüşmelerin hepsinde her siyasinin futbola içten hizmetlerini gördüm. Başta Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Spor Bakanımız Faruk Özak'a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Görev sürem boyunca en çok eleştirildiğim konu medya ile sıcak sohbetlerim ve yakınlığım oldu. Medyaya doğru ve gerçek bilgileri aktarmanız gerekiyor ve ben de tüm yönetimim boyunca bunu yapmaya çalıştım. Beni kararımdan döndürme konusunda yayınlar yapan çok değerli medya kuruluşlarına ve yazarlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Ayrı bir teşekkürü de yayıncı kuruluşa yapmak istiyorum. 3. 5 yıl boyunca gösterdikleri çaba her türlü övgüyü hak ediyor. Yapılan katkı kaliteyi yükseltirken birçok sorunu geride bırakmamızı sağlıyor.

"ONBİNLERCE İNSAN RAHMETLİ ANNEME KÜFREDERKEN... "

Burada en son teşekkürü en önemlisine bıraktım. Bütün stadyumlarda onbinlerce insan rahmetli anneme küfrederken arkamda duran aileme teşekkür ediyorum. Bütün kamuoyunda yaptığım iş sorgulanırken beni sorgulamayan evlatlarıma teşekkür ediyorum. Ölüm tehditleri aldığım dönemde benim her zaman yanımda olan eşime teşekkür ediyorum.

"MAKAMDAKİ GÖREVİMİ TAMAMLADIM"

Buraya bulunduğum makamdaki görevimi tamamladığımı sizlere açıklamak için geldim. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığını bıraktığımı bildiriyorum. Bırakmamda iki temel sebep var. Birincisi; yaşadığım yer ile makamım arasındaki mesafenin aile yaşantımdaki olumsuz etkisi. İkincisi; demin de bahsettiğim gibi futbolda hegemonyasını kurarak perde arkasından yönetme çabası içinde olan zaaf sahibi kişilerdir. Bu makamdan kendi isteğiyle ayrılan bir başkan olarak tarihe geçtiğimi düşünüyorum. Bu hareketim bir milat olur ve sistem bu zaafla mücadele etmeye karar verir diye umuyorum. Bazıları bu hareketi geri çekilme olarak anlaşılabilir ama ben ileriye atılmış bir adım olarak görüyorum. Umarım mesaj doğru anlaşılır.

HELALLİK İSTEDİ

Türk futboluna yapacağım katkılar tabi ki bitmeyecek. Futbola katkı yapacak tüm atılımların her zaman yanında olduğumu söylemek istetim. Egoları mantıklarının ilerisinde olanlara sadece tek şey sormak istiyorum. Geriye doğru bakınca aklınıza dünyanın en iyi yöneticisi, dünyanın en iyi başkanı veya federasyon görevlisi geliyor mu? Bir futbol yöneticisinin en önemli görevi kendini görünmez kılmaktır. Futbolun kahramanları futbolcular, teknik adamlar ve hakemlerdir. Lütfen ama lütfen kişisel hırslarınızı ve egolarınızı bu Oyunun üzerinden çekin. Bırakın yalnızca ama yalnızca futbolun gerçek sahipleri konuşsun. Herkese teşekkür ediyorum. Hepiniz hakkınızı helal edin. "

7/10 (8 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12