Londra: İngiliz Basınında Bugün

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İngiliz basınında bugün, Lübnan askerlerinin ülkenin güneyine konuşlandırılmaya başlaması, Kuzey Irak'taki hareketlilik, Türkiye'deki çingenelerin kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde tahliye planları, Afganistan'da bu yıl haşhaş üretiminde rekor seviyelere ulaşılması başlıkları öne çıktı.

İngiliz basınında bugün, Lübnan askerlerinin ülkenin güneyine konuşlandırılmaya başlaması, Kuzey Irak'taki hareketlilik, Türkiye'deki çingenelerin kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde tahliye planları, Afganistan'da bu yıl haşhaş üretiminde rekor seviyelere ulaşılması başlıkları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Financial Times Gazetesi, başyazısında Lübnan ordusun güneyde hoş karşılandığını belirtirken, İsrailli liderlerin savaşın siyasi faturasını çıkarmaya başladıklarına dikkat çekti. Gazete yazısında, "Dört hafta devam eden çatışmalar ve ardından gelen ateşkese rağmen İsrail hükümeti siyasi açıdan aldığı tepkilerle yüzleşirken, Hizbullah cesaretlenmiş görünüyor. Bu hafta yayımlanan kamuoyu yoklamalarına bakılırsa, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'e verilen destek yüzde 40'larda. Olmert, savaşın tırmandığı günlerde yüzde 78'lere varan bir halk desteğini arkasına almıştı. Savunma Bakanı Amir Peretz'in durumu ise daha vahim: Ankete katılanların yüzde 57'si istifa etmesi gerek, demiş. İstihbaratın yıllardır uyarmasına rağmen, Hizbullah'ın becerilerini küçümsediler. Lübnan halkının, özellikle de Şii toplumunun, onca ölüm ve yıkımın ardından, militan örgütü reddetmeye ikna olacağı konusunda kendilerini aldattılar. Bu durumun alternatifi ise askeri güç değil. İsrail güvenliğini ancak ve ancak Filistinlilerle ve Arap dünyasıyla kapsamlı bir barış yaparak sağlayabilir" ifadelerine yer verdi.

Gazete, "Küreselleşen İslam" kitabının yazarı Olivier Roy'un yorumuna da yer verdi. Roy, "Hizbullah'ın Lübnan'da algılanan zaferi belki kısa vadeli olabilir ama önemli ve yeni gelişmelere işaret ediyor" derken, örgütün Ortadoğu'nun sınırlarını yeniden çizdiğini savunuyor. Yazıda şu görüşlere yer veriliyor: "İsrail Savunma Kuvvetleri, ilk kez olmak üzere, çok çaba gerektiren bir savaşta baskın çıkamadı. Daha da önemlisi, bu sefer kazanan taraf, bir devlet değil, Suriye ve İran'ın desteklediği silahlı bir hareket, Şiiler oldu. İsrail'in 1948'den 1992'ye dek olan savaşlarındaki rakipleri Sünnilerdi. İsrail'in bu sefer Hizbullah'ı yok etmeye yönelik mücadelesi, önceki Arap İsrail savaşlarının tekrarı olmadı. Ortadoğu'da karmaşık ve tartışmalı bazı yeni eğilimleri belirginleştirdi. Birincisi, aşırı uçlarda İslam'ı savunan bir kesimin canlanması ve bu kesimin Arap İsrail barış sürecini reddetmesi. İkincisi, Körfez bölgesinde giderek tırmanan Şii - Sünni ayrılığı. Son olarak, Hizbullah ve Hamas'ın siyasi seçim sürecine son dönemde dahil olmalarıyla değişen siyasi dinamikler. Lübnan'daki savaşın galibi İran'dır ve Hizbullah, sadece Şiilerin değil de Arap davasının meşru savunucusu olarak görüldüğü sürece, bunu koruyacaktır. Batı Arap milliyetçiliği içindeki birlikteliğe karşılık vermek istiyorsa, Hizbullah ve Hamas gibi İslami hareketleri daha çok siyasi sürece çekmelidir."

KUZEY IRAK'TA HAREKETLİLİK

Guardian Gazetesi, dış haberler sayfalarında Türkiye ve İran'ın son birkaç haftada, Irak sınırlarına asker ve cephane yığdıkları, bunun Kürt isyancıların faaliyetlerini durdurmayı amaçlayan ortak bir çabanın parçası gibi göründüğü bilgisine yer verdi. "İran ordusunun dört gündür devam eden bombardımanı sonrası onlarca Kürt ülkenin kuzeyinde evlerini terk etti. Kandil Dağı'nın ardındaki vadide çadırlara yerleşmek durumunda kalan aileler, Guardian'a, en az altı köyün terkedilmiş halde olduğunu bir kişinin de İran güçlerinin saldırısında öldüğünü söylediler.

Guardian, New Anatolian Gazetesi'nden İlnur Çevik'in görüşlerini de aktardı. Türk hükümetinin üzerinde halk baskısı olduğunu söyleyen Çevik, "Asker yığmanın, Amerikalılar'a ve Iraklılar'a top sizde demek" anlamına geldiğini ifade etti. Çevik, Tahran'ın ise Türkiye'ye, müttefiki Amerika bir şey yapmazken, kendisinin ortak düşmana karşı harekete geçtiği mesajını verdiğine dikkat çekti.

İngiltere'de yayımlanan Economist dergisinin bu haftaki sayısında, Türkiye'deki çingenelere ilişkin bir habere yer verildi. Amberin Zaman imzalı ve "Buldozerlerle Savaş" başlıklı haberde, İstanbul Belediyesi'nin Sulukule'deki çingenelere kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde tahliye planları ve burada yaşayanların tepkisi anlatılıyor. "Belediye Başkanı Mustafa Demir, amaçlarının bölgeyi korumak olduğunda ısrarlı. Burada yaşayanlara verilecek tazminatın yanında yeni ev alabilmeleri için de uygun kredi olanakları tanınacak. Ancak çingeneler asıl amacın kendilerini buradan çıkartmak olduğunu vurguluyor. Çingene liderlerinden Şükrü Punduk, 'Zaten bizim olan bir şeye yeniden para ödeme fikri saçmalık, çoğumuz çocuklarımızı besleyecek parayı zor buluyoruz' diyor." İstanbul'un Asya yakasında çok sayıda çingenenin kulübelerde yaşadığını belirten haberde, çingenelerin taşınmayı reddetmelerinin ardından belediye çalışanlarının buldozerlerle evlerini yıktığı bildirildi. Haberde, "Yabancıları bırakın, buradaki Türkler'in pek azı Türkiye'nin en büyük Çingene nüfusuna sahip ülkelerden biri olduğundan, burada 2 milyon çingenenin yaşadığından haberdar. Burada, asla Avrupa'dakine benzer ırkçı şiddete maruz kalmayan Çingenelere karşı ayrımcılık, şimdi yaygınlaşmış durumda. 1934 tarihli bir yasa, çingeneleri vatandaşlığa kabul etmeme hakkı veriyor. Siyasette başarılı olmuş pek çok çingene kökenini saklıyor, müzik ve sinema alanında da öyle. Türkiye'nin Avrupa Birliği hedefinden yüreklenen Çingeneler de artık haklarını savunmaya başladı" görüşlerine yer verildi.

Times Gazetesi, "Haşhaş Hasadı rekor düzeyde" başlıklı bir haberinde, Afganistan'da bu yıl haşhaş üretiminde rekor seviyelere ulaşıldığını açıkladı. Başkent Kabil'deki Batılı bir narkotikle mücadele yetkilisinin yaptıcasi seçim sürecğı açıklamaya göre bu yıl 150 bin hektarlık bir alanda haşhaş yetiştirildi. Afganistan geçen yıl dünya haşhaş üretiminin yüzde 87'sini sağladığına dikkat çeken gazete, bu durumun İngiltere'de daha ucuz kokain satışlarına yol açmasına neden olacağından endişe edildiğini yazdı. İngiltere'de satılan kokainin yüzde 90'dan fazlasının Afganistan'dan geldiğini belirten gazete, bu verinin, İngiltere'nin Afganistan'a asker göndermesinin de gerekçelerinden biri olarak değerlendirildiğini vurguladı.

Times Gazetesi bir başka haberinde, direksiyon başında, cep telefonu kullanmak gibi yemek yemenin de tehlikeli olduğunu belirtti. Haberde şunlarkaydedildi: "Otomobil kullanırken, yemek yemek ya da içecek içmek kaza riskini ikiye katlıyor. Brünel Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre sürücüler belki yemek yerken daha yavaş ve dikkatli araba kullansalar da, bir çarpışma riski anında frene basma refleksleri yavaşlıyor. Bu konuda herhangi bir yasak olmadığından da sürücülerin direksiyon başında yemek yemenin güvenli olduğunu düşünmelerine neden oluyor. Diyetisyenler otomobil kullanırken daha fazla yağlı gıda tüketildiği, psikiyatristler de yemek yeme bozukluğunun daha çok ortaya çıktığı uyarısında bulunuyorlar. Ulaştırma Bakanlığı, yemek yeme ve içmeye ilişkin herhangi bir ceza getirmeyi düşünmediklerini ancak araştırmanın kendilerine faydalı bilgiler sağladığını belirtti".

Kaynak: İhlas Haber Ajansı