ABD'den başlayarak dünyaya yayılan küresel mali kriz insanları dolaylı ya da dolaysız etkiliyor. Bununla birlikte ekonomik krizlerde oluşan panik havası bireyleri ve ülkeleri yanlışlar yapmaya zorlarken, krizin etkisinin artmasına neden oluyor. Uzmanlara göre, krizin insanlara etkisi toplumlara göre farklılık gösteriyor.
Türk insanının, duygu yoğunlukları aniden değişen Akdeniz toplumları arasında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, kriz döneminde sunulan olumsuz bilgi akışının hızlı psikolojik değişikliklere yol açarak travmalara neden olduğunu kaydediyor.
Psikotıp Psikolojik Tedavi Merkezi Psikologu Adem Ocak, ekonomik krizlerin toplumsal dengeyi etkileyen olgular olduğunu söyledi. Toplumun içinde farklı gelir gruplarına mensup kişilerin farklı biçimde etkilendiğini belirten Ocak, ekonomik krizler döneminde kamuoyunu oluşturan bilgi kaynaklarının doğru bilgilendirme yapması gerektiğini vurguladı. Bu dönemlerde sunulan dayanaksız olumsuz bilgilerin toplum bireylerini karamsarlığa ittiğini belirten Ocak, "Haberlerin aktarılış şekli, bilgi veren uzmanların söyledikleri, dedikodular, insanları umutsuzluğa düşürmektedir. Umutsuzluğa düşen bireyler ve ülkeler krizle baş etmede zorlanmaktadır. Bu nedenle krizin, ülkenin durumunun ve en son olarak da bireysel durumumuzun doğru ve gerçekçi değerlendirilmesi önemlidir. Kriz dönemlerinde depresyon, kaygı ve psikosomatik bozuklukları artar." dedi.
Kayseri Sağlık İl Müdürü Dr. Kadir Çetinkara da Türk insanının duygu yoğunluğu hızlı değişen bir karakter yapısına sahip olduğunu söyledi. Bu nedenle, en basit toplumsal bir olayın duygusal yapıyı aniden değiştirdiğini vurgulayan Çetinkara, "Türk insanı Akdeniz insan tipi dediğimiz bir karakter yapısına sahip. Bu nedenle ani duygusal değişiklikler yaşanabiliyor. Örneğin Türk Milli Takımlarının uluslararası müsabakalarda aldığı bir galibiyet tüm dertleri unutturduğu gibi en basit adli olay da toplumu şoke edebiliyor. Kriz dönemlerinde de bunun etkisi gözleniyor. Türkiye diğer ülkelere göre küresel krizin etkisini en az hisseden ülkelerden biri olmasına karşın olumsuz bilgi akışı krizin etkisini en fazla hisseden ülkeler konumuna getirdi. Bu dönemde hastanelerin psikiyatri merkezlerine gelen hasta sayısı yüzde 30 oranında arttı." diye konuştu.
Psikolog Adem Ocak, krizin psikolojik etkisini asgari düzeye indirmek için öncelikle kaygılarla akılcı başa çıkılması gerektiğini ifade etti. Bu dönemde, tutumlu tüketim yöntemine geçilmesi gerektiğine işaret eden Ocak, toplumsal psikoloji çerçevesinde, ümitsizliğe teşvik eden diyalog ve dayanaksız bilgi akışından kaçınılması gerektiğini kaydetti.
(CİHAN)