İNGİLTERE KRALİÇESİ 2. ELİZABETH, 37 YIL ARADAN SONRA TÜRKİYE'DE. KRALİÇE ONURUNA ÇANKAYA KÖŞKÜ'NDE VERİLEN YEMEK, FARKLI GÖRÜNTÜLER YAŞATTI. GÜL SMOKİN GİYİP PAPYON TAKTI. EŞİ HAYRÜNNİSA HANIM İSE BAŞÖRTÜSÜ KUYRUKLU TEK PARÇA ELBİSELİYDİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül'ün İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth ve eşi Edinburgh Dükü Prens Philip onuruna Çankaya Köşkü'nde verdiği akşam yemeği birçok "ilk"i de beraberinde getirdi.
Gül, ilk kez smokin giyerek papyon taktı. Her zaman ceket ile kombine takım giyen Hayrünnisa Gül ise gül kurusu rengi tek parça elbise giymeyi tercih etti. Hayrünnisa Gül'ün, elbisesiyle aynı renk şapka izlenimi veren kuyruklu başörtüsü de dikkat çekti.
SÖZLERİYLE JEST
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yemeğin başında yaptığı açılış konuşmasında, hem Kraliçe 2. Elizabeth'in 1957 yılındaki bir konuşmasından hem de Atatürk'ün sözlerinden alıntı yaptı.
Gül, şöyle konuştu: "1957 yılında ifade etmiş olduğunuz şu hususlar, dünyanın her yerinde pek çok lidere hâlâ ilham kaynağı teşkil etmektedir: 'Size savaş meydanlarına önderlik yapamam. Kanunları ben koymuyorum ve adaletin yerini bulmasını ben temin etmiyorum. Ama yapabileceğim başka bir şey var. Size yüreğimi ve bu yaşlı adalara ulusal kardeşliğimizin tüm halklarına olan sadakatimi verebilirim'. Türkiye ve Birleşik Krallık halklarının tarihleri birlikte ayrılmaz bir biçimde iç içe geçmiştir. Zaman zaman ordularımız karşı karşıya gelmişlerdir. Fakat aynı zamanda evlatlarımız sayısız defalar ortak düşmanlara karşı cesaret ve azimle omuz omuza yürümüşler ve hayatlarını feda etmişlerdir. Ancak daha da önemli olan nokta şudur: Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler yüzyıllar boyunca Avrupa'daki olayların akışını belirlemiştir. Modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, kültürlerimizin ortak geçmişi üzerinde mükemmel bir dostluk inşa etmek ve bunu geliştirmek cesaret ve bilgeliğini göstermiştir"
DOĞU İLE BATI ARASINDA BAĞSINIZ
Kraliçe 2. Elizabeth ise demokratik ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nde önemli zamanlar yaşandığını söyledi. "Bu yüzyıl içerisinde iki ülke arasındaki bağların her zamankinden daha güçlü olduğunu" söyleyen Kraliçe, bu coğrafyanın tarihin ilk zamanlarından bu yana hem Müslümanlık hem de Hıristiyanlık arasında bir bağ oluşturmakta her zaman önemli bir coğrafya olduğunu belirtti.
Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli bir coğrafyada çok önemli bir misyon üstlendiğini belirten Kraliçe, "Bunun ötesinde önemli bir savaş gerçekleşti: Birinci Dünya Savaşı... Burada Çanakkale Savaşı'nın altını çizmek istiyorum; büyük lider Mustafa Kemal Atatürk burada Çanakkale'de hayatını kaybeden askerlerin artık Türk ulusunun evlatları olduğunu ifade ederek çok önemli cümleleri ifade etmişti" dedi. Kraliçe 2. Elizabeth, "Bizler için Türkiye her zaman olduğu gibi içinde bulunduğumuz zaman da çok önemli bir ülkedir" diye konuştu.
GÜL'DEN BROŞ, KRALİÇE'DEN KİTAP
Çankaya Köşkü'ndeki buluşmada karşılıklı hediyeleşme yapıldı.
Hayrünnisa Gül, Kraliçe'ye broş ve kol düğmesi hediye etti. 2. Elizabeth de Hayrünnisa Hanım'a el oyması kutu ve tarihi bir kitap verdi.
GÜL KADEH KALDIRDI AMA İÇMEDİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile Kraliçe Elizabeth ve eşi Edinburg Dükü Prens Philip, yenilenmiş Atatürk portresinin altında konukları karşıladı.
Kraliçe Elizabeth, tacıyla birlikte, yeşil yapraklı kırmızı üzüm motifli beyaz bir elbise, beyaz eldivenler, gümüş rengi çanta ve aynı renk ayakkabıyla katılırken, eşi Prens Philip'in de 2. Dünya Savaşı sırasında donanmadaki hizmetinden dolayı kazandığı nişanların da olduğu madalyayı taktığı gözlendi.
KARŞILIKLI 'NİŞAN'
Cumhurbaşkanı Gül, Kraliçe Elizabeth tarafından kendisine takdim edilen, İngiltere'nin en önemli nişanlarından biri olan "Knight Grand Cross of the of the Bath" (GCB) nişanını ceketine takarken, Kraliçe Elizabeth de elbisesine, Cumhurbaşkanı Gül tarafından kendisine verilen devlet nişanını taktı.
Gül, Kraliçe'nin şerefine kadeh kaldırdı, ancak içmedi. Kadehlerde sadece su bulunduğu öğrenildi.
EMİNE HANIM YOKTU
Yemeğe, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve eşi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ve eşi, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve eşi, Ankara Valisi Kemal Önal, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, yabancı misyon ve medya temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan Köşk davetine yine katılmadı.
Yaklaşık 250 davetlinin hazır bulunduğu yemekte, Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası ve Can Atilla konser verdi. Konser ilgiyle izlendi.
MÖNÜ ÇOK ZENGİNDİ
Yemekte konuklara zengin bir mönü sonuldu. Zeytinyağlı enginar dolması, peynirli su böreği, kuzu tandır, perde pilavı ve patlıcana sarılı beğendi, mevsim salatası, meyveli gül baklavası ve Türk kahvesi ikram edildi.
Köşk'ün resepsiyon salonunun duvarları kristal şamdanlarla süslendi.
TAM 1600 KİLO HEDİYE GETİRDİ
Yeşil biyeli siyah tayyör, siyah rugan ayakkabı giyen ve kıyafetini yeşil-siyah şapka, siyah eldiven ve siyah rugan çantayla tamamlayan Kraliçe'nin uçağında 25 kişi bulunuyor.
Ekipte Kraliçe 2. Elizabeth'in aşçısından özel kuaförüne kadar farklı görevliler yer aldı.
Kraliçe, Türkiye'ye toplam ağırlığı 1600 kilogram olan hediye getirdi.
Kraliçe'nin Bursa'da dinleneceği odaya bir boy aynası konuldu.
Ankara'da kalacağı Sheraton Oteli'nde de hızlı bir trafik yaşandı. İngilizlerle yapılan görüşmeler sonucunda tüm otel baştan aşağı yıkandı. Hem dış cephe hem de otelin içi baştan aşağı detaylı bir temizliğe tabii tutuldu.
İngilizlerin ağır protokol kuralları sadece zirveyi değil servis görevlilerini bile etkisi altına aldı. Köşk'te servis yapacak tüm personel için Hüsniye Moda Evi'nden gerekli kıyafetler temin edildi.
Kraliçe'nin vereceği resepsiyona katılacak olan Genel Sekreter Mustafa İsen'in eşinin de Hüsniye Moda Evi'ne kıyafet diktirdiği öğrenildi.
Başkent'te saray rüzgârları estirdi
Günlerdir beklenen ziyaret başladı. Ankara dün Kraliçe II. Elizabeth'i ağırladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuğu olarak 37 yıl sonra Ankara'ya gelen Kraliçe Elizabeth ve beraberindeki heyeti taşıyan İngiliz Hava Yolları'na ait uçak, saat 16.30 civarında Esenboğa Havaalanı'na indi. Kraliçe ve eşi Edinburg Dükü Prens Philip'i Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve eşi Nihal Aydın karşıladı.
Kraliçe Elizabeth, kendisini karşılayan protokol üyelerinin ellerini sıktı ve selamladı.
Kraliçe önce Anıtkabir'i ziyaret etti, ardından Köşk'e gitti. Burada 21 pare top atışıyla karşılandı. Gül, askeri selamlamak üzere Muhafız Alayı'nın önünde duran II. Elizabeth'e "Merhaba asker" diye sesleneceğini söyledi. Kraliçe, anlamakta zorluk çekince yaverinin uzattığı kağıttan "Merhaba asker" dedi.
FIRST LADY PROTOKOLÜ ŞAŞIRDI
Askeri karşılama törenin ardından Kraliçe ve Cumhurbaşkanı Gül, Köşk kapısının önünde basına görüntü verdi. Bu sırada Köşk'ün kapıları açılarak Kraliçe'nin eşi Prens Philip ve Hayrünnisa Gül birlikte dışarı çıktı. Ancak, Hayrünnisa Gül duracağı yeri şaşırınca, Kraliçe ve Prens Philip yan yana, Gül çifti ise yan yana poz verdi. Protokol kurallarına göre, Prens Philip ile Hayrünnisa Gül'ün yan yana durması gerekiyordu.
ATATÜRK'E SAYGI BÜYÜK ONURDUR
Kraliçe, Ankara'daki ilk durağı olan Anıtkabir'de Özel Defteri imzaladı. Deftere şunları yazdı:
"Birleşik Krallığın büyük değer verdiği bir dostu ve modern tarihin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Mustafa Kemal Atatürk'e saygılarımı sunmak, benim için büyük bir onurdur."
YEŞİL- SİYAH ŞIKLIĞI
Kraliçe, şapka, kol ve yaka manşetlerinde yeşil şerit bulunan, siyah sade bir takım giydi. Aynı yeşil şeritten, kraliçenin eteğinde de yer aldı. Kraliçenin şapkasında yeşil gül ve siyah tüy bulunduğu görüldü.
Kraliçe inci kolye ve küpe takım takarken, yakasında da çiçek şeklinde broş yer aldı. Rugan bir çanta kullanan Kraliçe, Anıtkabir'deki ziyaretinde siyah eldiven taktı.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın eşi Nihal Aydın, Kraliçe'ye beyaz güller sundu.
Kraliçe Elizabeth'in uçağından farklı renklerde bir çok baston ve şemsiye indirilmesi dikkat çekti.
ATATÜRK'E SAYGI BÜYÜK ONURDUR
Kraliçe, Ankara'daki ilk durağı olan Anıtkabir'de Özel Defteri imzaladı. Deftere şunları yazdı:
"Birleşik Krallığın büyük değer verdiği bir dostu ve modern tarihin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Mustafa Kemal Atatürk'e saygılarımı sunmak, benim için büyük bir onurdur."
(Sevil KÜÇÜKKOŞUM-Deniz GÜÇER-Devrim TOSUNOĞLU / Akşam)