Ana Sayfaya DönAna Sayfaya Dön

Konya: Milli Mücadele'nin Cephe Arkasındaki Kahramanları

Milli Mücadele Döneminde Telgrafçı Ahmet Hamdi Bey, İstanbul'un İşgal Edilmesini Mustafa Kemal'e Bildirerek ve İşgali Dakika Dakika Ankara'ya Rapor Ederek, Cephe Arkasındaki Kahramanlardan Oldu.

Konya: Milli Mücadele'nin Cephe Arkasındaki Kahramanları

Milli Mücadele döneminde Telgrafçı Ahmet Hamdi Bey, İstanbul'un işgal edilmesini Mustafa Kemal'e bildirerek ve işgali dakika dakika Ankara'ya rapor ederek, cephe arkasındaki kahramanlardan oldu. Milli Mücadele yıllarında Anadolu'nun düşman işgalinden kurtulmasında cephe önündeki kahramanlar kadar cephe gerisinde hizmet eden kahramanlar da büyük rol oynadı. Bunlardan biri olan Telgrafçı Ahmet Hamdi Bey, yaptığı hizmetlerle İstiklal Savaşı'nın kazanılmasında önemli rol oynadı. İstanbul'un işgali sırasında İstanbul Merkez Postanesi'nde telgraf memuru olan Ahmet Hamdi Martonaltı, İstanbul'un işgal edilmesini Mustafa Kemal'e telgrafla bildiren ilk kişi oldu. İngilizlerin Merkez Postanesi'ni işgal etmesine kadar işgal hakkında dakika dakika Ankara'ya rapor gönderen Ahmet Hamdi, daha sonra cepheler arasındaki muhaberenin sağlanmasında önemli bir rol üstlendi. 1891 yılında Manastır'da dünyaya gelen Ahmet Hamdi Bey, varlıklı bir ailenin çocuğuydu. İyi bir eğitim alan Ahmet Hamdi Bey, 1911 yılında Dere-i Bala kasabasında telgraf memuru olarak göreve başladı. Sırpların Manastır'ı işgalinin ardından Sırp zulmüne dayanamayan Ahmet Hamdi Bey, ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etti. Babasının vefatının ardından maddi sıkıntı çekmeye başlayan Ahmet Hamdi Bey, 1919 yılında İstanbul Merkez Postanesi'nde telgrafçı olarak göreve başladı. Göreve başladıktan sonra İngilizler, gemilerini İstanbul Boğazı'na demirledi ve İstanbul'u işgal etmeye başladı. İstanbul'un işgal edilmesi sırasında İstanbul'un Ankara ile olan bütün bağlantıları kesildi. Ankara'dakiler İstanbul'da neler olup bittiğini bilemiyorlardı. Ancak telgraf memuru Ahmet Hamdi Bey, Mustafe Kemal'e çektiği, "Bu sabah Şehzadebaşı'ndaki Mızıka Karakolu'nu İngilizler bastı. Oradaki askerlerle çarpışarak neticede şimdi İstanbul'u işgal altına alıyorlar. Bilgi için arz olunur. Manastırlı Hamdi" mesajıyla İstanbul'un işgalini ilk bildiren kişi olmuştu. Daha sonra İstanbul'da yaşananları dakika dakika Ankara'ya rapor eden Ahmet Hamdi Bey, Merkez Postanesi'nin işgali ve Ankara'ya rapor verdiğinin anlaşılması üzerine görevinden ayrılarak Ankara'ya gitti. Ankara'da Mustafa Kemal tarafından ayakta karşılanan Ahmet Hamdi Bey, Mustafa Kemal'in telgrafçısı olarak hizmet vermeye başladı. Mustafa Kemal'in önemli mesajları, yurdun her tarafına Ahmet Hamdi Bey tarafından iletiliyordu. İsmet İnönü, Batı Cephesi Karargahı için telgrafçı olarak Ahmet Hamdi Bey'i uygun gördü ve cepheye götürdü. Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktaları olan Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarının zafer haberleri, Ahmet Hamdi Bey tarafından Ankara'ya iletildi. Daha sonra birçok önemli mesajı cepheden cepheye ileten Telgrafçı Hamdi Bey'e Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ilk gün Mustafa Kemal bizzat teşekkür ederek kendisini "İstiklal Madalyası" ile onurlandırdı. Kurtuluş Savaşı'nın ardından evlenerek Konya'ya yerleşen Ahmet Hamdi Bey'e Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesiyle Mustafa Kemal tarafından İstanbul'un işgalini anımsatan "Martonaltı" soyadı verildi. Mustafa Kemal, yurt gezilerinde Konya'ya her gelişinde Ahmet Hamdi Bey'i ziyaret etti ve çocuğunun okuması için para gönderdi. 9 Aralık 1945 günü vefat eden Ahmet Hamdi Martonaltı, Konya Musalla Mezarlığı'na defnedildi. Mustafa Kemal, TBMM'de okuduğu Büyük Nutuk'ta Telgrafçı Ahmet Hamdi Bey için ,"Bu hamiyetli ve cesur Manastırlı Hamdi Efendi olmasaydı İstanbul'da geçen bu acı olayları öğrenmek için, kim bilir ne zamana kadar bekleyip duracaktık. İstanbul'da bulunan nazır, milletvekili, komutan ve teşkilatımız adamları içinden, bir kişinin çıkıp da, zamanında bize haber vermeyi düşünememiş olduğu anlaşılıyor. Demek ki hepsini heyecan ve çarpıntı kaplamıştı. Bir ucu Ankara'da bulunan telin İstanbul'da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir duruma gelmiş oldukları yargısına varmak, bilmem ki doğru olur mu? Telgraf memuru Hamdi Efendi sonradan Ankara'ya gelerek karargahımız telgraf memurluğu yapmıştır. Kendisine borçlu olduğum teşekkürü, burada açıkça söylemeyi milli ve vatan görevlerinden sayarım" dedi.







Reklam