Konya'da 30 Yer Çöktü

Konya'nın Karapınar İlçesi'nde Son 2 Yılda 10 Ayrı Bölgede Obruk Oluştu. Bölgedeki Obruk Sayısı Daha Önce Oluşanlarla Birlikte 30'a Yükseldi.giderek İlçe Merkezine Doğru Yaklaşan Obruklar Halkı Korkutmaya Başladı.

Konya'da 30 Yer Çöktü

Konya'nın Karapınar İlçesi'nde son 2 yılda 10 ayrı bölgede obruk oluştu. Bölgedeki obruk sayısı daha önce oluşanlarla birlikte 30’a yükseldi.Giderek ilçe merkezine doğru yaklaşan obruklar halkı korkutmaya başladı. TARLA 70 METRE ÇÖKTÜ. İŞTE O FOTOĞRAFLAR İşte Türkiye'deki belli başlı obruklar Konya’nın Karapınar İlçesi’nde, geçen cuma günü Akkuyu Yaylası’nda Abdullah Yarımoğlu’na ait Mısır tarlasında oluşan 70 metre çapında, 80 metre derinliğindeki obruğun (yeraltı sularının çekilmesiyle oluşan doğal göçük çukurları) ardından, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, (MTA) bölgeye 3 uzmandan oluşan bir araştırma ekibi gönderdi. Obruklar yer altı sularının kireç taşlarını eritmesiyle ortaya çıkıyor ve Karapınar ve çevresinde çok sayıda obruk var. Bölgede nisan ayı içinde geniş çaplı bir araştırma başlatılacak ve bölgenin risk haritası çıkarılacak. Haritaya göre bölgedeki yerleşim birimleri taşınacak. GENİŞ ÇAPLI ARAŞTIRMA YAPILACAK OBRUK NEDİR Baca veya kuyu şeklinde, keskin köşeli, derin çukurluklara obruk denir. Ovadaki yeraltı sularının aşındırdığı toprak katmanının çökmesiyle oluşur. Yer kabuğunun çoğu kez aniden çökmesiyle meydana gelir. Derinliği 250-300 metreyi bulabilen obrukların bazılarının tabanında göl bulunur. Türkiye'de İç Anadolu'nun güneyinde ve Toroslar'da yaygın olarak obruklar görülür. Jeomorfolog Dr. Lütfi Nazik, şunları söyledi: “Karapınar bölgesinde obruk sayısı her geçen gün artmaktadır. MTA olarak, obruk sayılarının artması nedeniyle önümüzdeki yıl için araştırma programı hazırlamıştık. Fakat son gelişen olay sonrası araştırma programımızı öne aldık. Biz bölgede kısa bir inceleme yaptık. Geniş çaplı araştırmamıza Nisan ayı içinde başlayacağız. Çünkü arazi ve hava şartları nedeniyle bugünlerde geniş çaplı araştırma yapmamız mümkün değil. Yapacağımız araştırma 5-6 ay, ya da bir yıl sürebilir. Karapınar’dan, Aksaray’ın Sultanhanı İlçesi’ne kadar olan alanı tarayacağız. Obruk oluşumunun önüne geçemeyiz. Bu yüzden yapacağız araştırmamız ile obruk risk haritasını oluşturacağız. Obruk oluşabilecek alanları belirleyip, o alanda yaklaşık 100 metre genişliğinde önlem alınacak. Önümüzdeki yılda Konya Havzası’nın tamamını tarayacağız.” NERELERDE GÖÇMELER VAR Seyit Hacı, İnoba ve Sırnık yaylalarında göçmeler var. Akkuyu Yaylası'nda 26 Ekim 2008'den sonra oluşan obruk bölge halkını da korkutmaya başladı.Son obruk, bir tarlanın ortasında oluştu. Ondan önceki obruk, yaylada bir evin hemen yakınlarında oluştu. İlçenin kuzeyindeki birçok obruğun hemen 150-200 metre ilerisinde köyler var. Hatta yıllar önce oluşmuş derinliği fazla olmayan obrukların içine evler bile yapılmış. OBRUK RİSKİ TAŞIYAN YERLER BELİRLENECEK Son oluşan obruk Karapınar'a 17 kilometre, Konya-Adana kara yoluna ise sadece 100-150 metre uzaklıkta. Her an kara yolu üzerinde, bir yerleşim biriminde obruk oluşabilir. Bu obruğa 500 metre uzaklıkta bir de akaryakıt istasyonu bulunuyor. DOĞANIN SESSİZ ÇIĞLIĞI Doğal coğrafi bir oluşum olan obruk, “karstik platolarda yer altında bulunan kalkerin eriyerek yer altı galerilerinin tavan kısımlarının çökmesi neticesinde çeşitli derinlik ve çaplarda oluşan çukurlara verilen genel bir ad. Ancak bugün obruklar Tuz Gölü'nün güneyindeki yaklaşık 4 bin kilometrekarelik bir alan için risk oluşturuyor. Genellikle doğal süreçler içinde meydana gelen bu coğrafi oluşumlar, bugün yer altı suyunun aşırı kullanımı ve çekilmesi sonucunda da meydana geliyorlar. Son yıllarda, özellikle bu bölgede sulak alanların kurutulmasının ardından, sulamada yer altı suyunun kullanılması için açılan Kuyular ve dolayısıyla aşırı yer altı suyu kullanımı nedeniyle oluşan boşluklar çökerek insanın neden olduğu doğal bir afete dönüşüyor. FELAKETİN FARKINA VARILMALI Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu (TÜRÇEK), Türk Coğrafya Kurumu (TCK) ve İç Anadolu Doğa Koruma Federasyonu'ndan (İçDoğa) yapılan açıklamada, obrukların Tuz Gölü'nün güneyindeki yaklaşık 4 bin kilometrekarelik bir alan için risk oluşturduğunu belirterek, bu sessiz felaketin farkına varılması ve gerekli önlemlerin alınması istendi. TÜRÇEK'ten Doç. Dr. Barbaros Gönençgil, TCK'dan Yrd. Doç. Dr. Ahmet Ertek ve İçDoğa'dan Yrd. Doç. Dr. Cengiz Kayacılar imzasını taşıyan açıklamada, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde son yıllarda peş peşe meydana gelen obruk oluşumları ve tavan çökmelerinin bölgede yaşamı tehdit ettiği vurgulanarak, iklim değişikliği, kuraklık, sel, deprem derken doğanın yeni bir çığlığının insanoğlunu uyardığı kaydedildi. “RUHSATLI KUYUDA BİLE KONTROL YOK” TÜRÇEK'ten yapılan açıklamada, az yağış alan İç Anadolu Bölgesi'nde sulu tarıma geçilmesi sonucunda bir çoğu kaçak olmak üzere bugüne kadar inanılmaz sayıda sulama amaçlı kuyu açıldığı ve açılmasına devam edildiği ileri sürülerek, “Bugün sadece, son obruk oluşumunun gerçekleştiği Karapınar'ı da içine alan Ereğli, Ayrancı Alt Havzası'nda tespit edilebilen 5500 kuyunun sadece 935 tanesinin ruhsatlı olduğu biliniyor. Ancak ruhsatlı kuyularda da kontrol olmadığı maalesef bilinen bir gerçek” görüşüne yer verildi. Doğal bir oluşumun yine insan eliyle felaket haline geldiği vurgulanan açıklamada, şöyle denildi: “Bugün, yağış noksanlığı ve sulak alanların kurutulması nedeniyle tarım faaliyetlerinin ağırlıklı olarak yer altı suları ile gerçekleştiği İç Anadolu Bölgesi'nde, yeni obruk oluşumlarının meydana gelmesi an meselesidir. Nitekim Niğde, Sazlıca mevkisinde küçük çaplı çökmeler halen devam ediyor. Bu sessiz felaketin farkına varılması ve gerekli önlemlerin alınması için insanlarımızın da canına mal olan daha büyük felaketlerin yaşanmasını beklememek gerekir. Halen devam eden obruk oluşumları ve tavan çökmeleri nedeniyle özellikle yerleşim birimleri ve çevrelerinde meydana gelebilecek yüzey çatlaklarını ve yer altından gelecek sesleri dikkatle takip etmek gereklidir. Bunun için gerektiğinde yerleşim yerlerinin tahliyesi de düşünülmelidir.”