Ana Sayfaya DönAna Sayfaya Dön

KKTC Dostu İngiliz Lord: Kıbrıslı Türkler Yok Sayılıyor

Kıbrıs sorununun adil çözümü için en çok çaba harcayan İngiltere Lordlar Kamarası'nın İskoç asıllı üyesi Lord Maginnis, Lordlar Kamarasında yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün kökünde Nikos Sampson ve EOKA-B'nin Makarios rejimini devirmesinin yer aldığını söyleyerek, 'Neden hala Kıbrıslı Türklerin sanal olarak yok sayıldığını' sordu.

KKTC Dostu İngiliz Lord: Kıbrıslı Türkler Yok Sayılıyor

Kıbrıs sorununun adil çözümü için en çok çaba harcayan İngiltere Lordlar Kamarası'nın İskoç asıllı üyesi Lord Maginnis, Lordlar Kamarasında yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün kökünde Nikos Sampson ve EOKA-B'nin Makarios rejimini devirmesinin yer aldığını söyleyerek, 'Neden hala Kıbrıslı Türklerin sanal olarak yok sayıldığını' sordu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dostluk Grubu üyesi Lord Harrison tarafından, geçtiğimiz Çarşamba günü İngiltere Parlamentosu'nun üst kanadı olan Lordlar Kamarası'nda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) 2012 yılı ikinci yarısında üstleneceği AB Dönem Başkanlığı görevinde Rum ve Türk toplumlarının beraber yer almaları için Birleşik Krallık hükümetinin ne şekilde hareket edeceği ve Kıbrıs'ta 'garantör ülke' statüsünde olan Birleşik Krallık'ın toplumlar arası çözüm için ideal bir konumu bulunduğu, bu bağlamda Türk ve Rum taraflarını bir araya getirmek için neler yapacağı, şeklinde sorusu üzerine bir oturum gerçekleştrildi.

Lord Harrison'un sorusunu hükümet adına cevaplayan Dışişleri Bakan Yardımcısı Guildford Lord'u Howell, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristofyas'ın AB dönem başkanlığını devralmadan önce çözümü sağlamak istediğine ilişkin kamuoyuna açıklamada bulunduğunu, Birleşik Krallık hükümetinin Rum Yönetiminin dönem başkanlığından Kıbrıs'taki Rum ve Türk toplumlarının beraber yararlanmasını ümit ettiği, Kıbrıs'ta çözüm için Birleşik Krallık hükümetinin çalışmalarının yanı sıra BM Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi Alexander Downer'ın da bu doğrultuda çözüm için çabalarını sürdürdüğünü ve görüşmelerde bir miktar ilerleme sağlandığı, 2012 Ocak ayında bir sonraki görüşmelerden ümitli olduğu" söyledi.

Soru cevap kısmının devamında Lord Hannay, 'Hükümetin Kıbrıs'ta tarafların münhasır ekonomik bölge için barışçı diyalog yürütmeleri konusunda ne gibi girişimlerde bulunduğunu' sordu.

BARONES ECE, "RUMLAR, ADANIN TAMAMINI TEMSİL ETMİYOR"

Lordlar Kamarasına geçen yıl seçilen ve burada yer alan ilk Kıbrıslı Türk olan Barones Meral Ece Hussein, burada yaptığı konuşmada, mevcut Rum Yönetimi hükümetinin adanın tamamını temsil etmediğini, Rum Yönetimi'nin Avrupa Parlamentosu'ndaki 6 milletvekilinin hiçbirinin Türk olmadığını ifade ederek, Rum Yönetiminin altı yıllık AB üyeliğinden Kıbrıs'taki Türk toplumunun hiç yararlandırılmamasının bir skandal olup olmadığını sordu.

Lord Hunt, "soruların boyutunu Türkiye'nin AB'ye katılımı potansiyeli yönünde biraz genişletmek gerekirse, Rum Yönetiminin dönem başkanlığı alması bağlamında Türkiye'nin AB adaylığı sürecinde ne gibi gelişmeler olabileceğini", Lord Kılclooney ise, "Yunanistan'ın AB ve Eurozone üyeliğine ilişkin ortada giderek artan şüpheler bulunduğunu, Kıbrıslı Rumların Türklerle anlaşmaya varmaksızın AB'ye katıldıkları dönemde benzer şüphelerin ortaya çıkıp çıkmadığını" sordu.

LORD MAGGINIS: "TÜRKLER YOK SAYILIYOR"

Drumglass Lordu Magginis'in sorusu ise Lordlar Kamarasında soğuk duş etkisi yarattı. 'Var olan çukurun daha da kazılmasıyla bir sonuca varılamayacağını, çözümsüzlüğün kökünde Nikos Sampson ve EOKA-B'nin Makarios rejimini devirmesinin yer aldığını belirten Lord Magginis, neden hala Kıbrıslı Rumların sırtının sıvazlandığını, Kıbrıslı Türklerin sanal olarak yok sayıldığını sordu.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Guildford Lord'u Howell, ise tüm bu sorulara cevaben, Münhasır ekonomik alandaki doğal kaynakların hassas bir konu olduğunu, BM Deniz Hukuku Konvansiyonu çerçevesinde Rum Yönetiminin Akdeniz'deki münhasır ekonomik alanda çalışmalarını sürdürdüğünü, bu patlamaya hazır hassas ortamda Cumhurbaşkanı Hristofyas'ın 'doğal kaynaklardan tüm Kıbrıslıların yararlanacağı' yönündeki açıklamasının çözüm için yardımcı olacağını, Kıbrıs'ta doğal kaynakların paylaşımı konusunda bir mekanizma kurulacağına inandıklarını, AP'de Kıbrıs Türk toplumunun temsil edilmemesinin, Kuzey bölgesinin ayrı bir devlet olarak tanınmaması yüzünden olduğunu, gelecekte Kıbrıs'ta iki bölgeli federal çözüm başarıldığında AB ve AP nezdinde adanın tam olarak temsilinin mümkün hale geleceğini, böylelikle AB'nin Türkiye ile ilişkilerinin daha tatmin edici bir boyuta geçeceğini söyledi.

TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ İLE KIBRIS SORUNU BİRBİRİNE BAĞLI

Dışişleri Bakan Yardımcısı Howell, Türkiye'nin AB üyeliği ve Kıbrıs sorunlarının birbirine bağlı olduğunu, Rum Yönetiminin dönem başkanlığı ve münhasır ekonomik bölgedeki doğal kaynak paylaşımı sorunlarının çözümü için adım atılmaması halinde Türkiye'nin AB katılım müzakerelerini donduracağını açıkça belirttiğini, hükümet olarak bu tehlikelerin farkında olduklarını, sorunun tam manasını kavrayamadığını, Birleşik Krallık'ın içinde yer aldığı süreçle Kıbrıs'a ilişkin BM ve Alexander Downer tarafından yürütülen iki bölgeli federasyonun yaratılmasını ve birleşik bir Kıbrıs'ın AB üyesi haline gelmesini hedeflediğini ifade etti.







Reklam