Kızılay'da Miting

Disk'e Bağlı Tüm Emekliler Sendikası (emekli-sen) Üyeleri, Ankara'da Yaptıkları Mitingle Hükümetin Emeklilere Yönelik Politikalarını Protesto Etti

DİSK'e bağlı Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) üyeleri, Ankara'da yaptıkları mitingle hükümetin emeklilere yönelik politikalarını protesto etti.

Çeşitli illerden gelen sendika üyeleri, Kolej kavşağında toplandıktan sonra Kızılay Sakarya Caddesi'ne yürüdü. Yürüyüş sırasında eylemciler hükümet aleyhinde slogan atarken, Ziya Gökalp Caddesi Kızılay istikameti trafiğe kapatıldı.

Sakarya Caddesi'nde toplanan gruba DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani Beko da destek verdi.

Beko, burada yaptığı açıklamada, Ak Parti'nin iktidara geldikten sonra işçilerin, emeklilerin, öğrencilerin üzerinde baskı kurduğunu ve bunun adının 'siyasi soykırım' olduğunu söyledi.

İstanbul'da öğrencilerin 'kollarının, kanatlarının kırıldığını' savunan Beko, siyasilere yumurta atan öğrencilerin de neredeyse idam edileceği görüşünü dile getirdi.

Beko, 22 Nisanda belediye işçileriyle ilgili yayımlanan bir genelgeyle 16 bin işçinin sürgüne gönderildiğini, TBMM'de görüşülen torba yasa tasarısıyla da yaklaşık 50 bin belediye çalışanının aynı duruma düşürüleceğini, başlarına çuval geçirileceğini iddia etti.

Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen de yaptığı konuşmada, Türkiye'nin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni 61 yıl önce kabul ettiğini, ancak insan haklarının kullanılmasının önünde devlet eliyle konmuş birçok engel bulunduğunu savundu.

Beysülen, bunun en bariz örneklerinden birinin de sendika hakkının kullanılmasının önüne çıkarılan engeller olduğunu söyleyerek, 1995 yılında kurulan ilk emekli sendikasına karşı idari ve hukuki engeller çıkarıldığını, sendikalarının kapatılması için davalar açıldığını, sendikanın kurulmasının ardından 12 yıl sonra emeklilerin sendika kuramayacağına dair mahkemece karar verildiğini anlattı.

Bu kararla Türkiye'nin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni ihlal ettiğini iddia eden Beysülen, insan hakları sözleşmelerinin temel bir insan hakkı olarak tanıdığı sendika hakkının kullanılmasını engelleyen ve üst mahkemece de onaylanan kararın AİHM'ye gönderildiğini, dosyanın halen mahkemede sırada bulunduğunu bildirdi.

Beysülen, Türkiye'de 9 milyon 500 bin emekli ile emekli dul ve yetim yaşadığını belirterek, genç ve sağlıklı iken yıllarca çalışarak ülkeye hizmet etmiş emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırı altındaki aylığı ile yaşam savaşı verdiğini söyledi.

'Kaynak yok' denilerek milyonlarca emeklinin sefalete mahkum edildiğini savunan Beysülen, emeklilerin sorunlar yumağı ile boğuştuğunu savundu.

Beysülen, Türkiye'de emeklilere insanca yaşanacak bir maaş verilmediğini, intibak yasasının çıkarılmadığını, çalışanlara verilen banka promosyonlarının emeklilere verilmediğini, emekli maaşlarını Bağlama oranının yüzde 3'ten yüzde 2'ye düşürüldüğünü ve daha birçok sorun bulunduğunu iddia etti.

Sağlıkta alınan muayene ücretinin, katılım payının, ilaç parası ve ek ödemelerin kaldırılmasını, emekli maaşlarından dernek aidatı da dahil kesinti yapılmamasını, çalışan veya kendi adına iş yeri açan emeklilere hiç katkısı olmadığı halde alınan destek priminin alınmasından vazgeçilmesini isteyen Beysülen, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin TÜFE alacaklarının derhal ödenmesi, sendikalar yasasının herkesin örgütlenmesini sağlayacak şekilde değiştirilmesi taleplerinde bulundu.

(ERT-ŞP) - ANKARA