Havuz sezonunun gelmesiyle birlikte özellikle kadınlarda görülen sistit hastalığında da artış gözleniyor. Sağlık için gerekli şartlara sahip olmayan havuzlar ve kimi zaman da deniz suyu, idrar yolu enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Havuz enfeksiyonları arasında en sık rastlanan şikayet ise "havuz sistiti" olarak gösteriliyor.
Medical Park Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Yılmaz Salatan havuzlarda bekleyen gizli tehlike, havuz sistiti hakkında bilgi verdi. Sistit Yılmaz Salatan, havuz enfeksiyonları arasında en sık rastlanan şikayetin sistit olduğunu belirterek, sistitin "mesanenin (idrar kesesi) iltihaplanması" olarak tanımlanabileceğini söyledi. Bakteriyel sistitlerin genellikle 20-40 yaş arasındaki kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salatan, "Her beş kadından biri yaşamının herhangi bir döneminde en az bir kez sistit geçiriyor. Kadınlarda sistitin daha fazla görülmesinin sebebi ise üretranın daha kısa olmasıdır. Sistitin en sık görülen etkeni, vakaların yüzde 85' inden sorumlu olan kolibasilidir. Normalde bu bakteriler kalın bağırsakta bol miktarda bulunur. Bazı risk faktörlerinin varlığında bu bakteriler mesaneye ulaşarak sistite neden olur" dedi.
Dr. Salatan sistinin belirtilerini, dizüri (idrar yaparken yanma, sızı, ağrı), pollaküri (sık idrara çıkma) ve az idrar yapma, acil idrar yapma hissi, tam boşalamama hissi, kokulu ve bulanık idrar, disparoni (cinsel ilişki sırasında ağrı duyulması) ve kasıklarda ve göbek altında ağrı, hematüri (idrarda kan) olarak sıraladı. Sistitin tanı ve tedavi yöntemleri hakkında da bilgi veren Salatan şunları kaydetti: "Sistitin tanısında en önemli bulgu anamnezdir. Hastaların çoğunda söz konusu şikayetler görülmektedir. Bu şikayetlerle gelen bir hastaya ilk yapılacak tetkik, idrarın mikroskobik incelenmesidir. Sistitli bir hastanın idrarında alyuvarlar, akyuvarlar ve bakteriler görülmelidir. Enfeksiyona neden olan bakteriyi tanımlayabilmek için de idrar kültürü gerekebilir. Sistite sebep olan birincil bir hastalık düşünülüyorsa hastaya üriner ultrason, İVP (ilaçlı böbrek filmi) ve sistoskopi (ışıklı bir aletle mesaneye bakma işlemi) de yapılabilir. Bakteriyel bir hastalık olduğundan dolayı tedavide antibiyotikler kullanılmalıdır. Kültür sonuçları çıkana kadar tedaviye gram negatif basillere etkili ilaçlarla başlanmalıdır. "
Dr. Sayatan, sistitten korunmak için yapılması gerekenler hakkında şunları anlattı: "Özellikle yaz aylarında havuz sistitine dikkat edilmeli. Kalabalık ve kirli havuzlara girmekten kaçınılmalıdır. Günlük su alımı en az 2 litre olmalıdır. Su bakterilerin mesaneye tutunmasını engeller ve atılmasını sağlar. Kahve, koyu çay, alkol gibi içecekler ve acılı baharatlı yiyecekler en aza indirilmelidir. Mümkün olabildiği kadar sık idrara çıkılmalıdır. İdrarı tutmak mesanedeki bakterilerin mesane duvarına yapışmasını kolaylaştırır. Tuvaletten sonraki temizlik doğru olmalıdır. Temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır. Böylece bakterileri idrar kanalına doğru taşımamış olursunuz. Sadece kağıtla silmek yeterli değildir. Anal bölge mutlaka bol suyla yıkanmalıdır. Vajinal deodorant, parfümlü sabun, pudra kullanımı idrar kanalını tahriş edebileceğinden kullanılmamalıdır. İç çamaşır tercihi doğru yapılmalıdır. Sıkı, dar pantolonlar ve naylonlu iç çamaşırları giymeyin. Bu giysiler genital bölgenin nemlilik oranını artırarak bakterilerin üremesini kolaylaştırır. Pamuklu iç çamaşırlar tercih edilmeli ve her gün değiştirilmelidir. Cinsel ilişkiden sonraki erken dönemde idrara çıkılmalıdır."