Kime Sadaka Verilir

Özellikle Ramazan Aylarından Yardımlaşma ve Dayanışma Artınca, Biraz da Konulara Yabancı Olanlarımız Tarafından Merak Edilen Bir Husus Vardır; Sadaka Kime Verilir, Kime Verilmez?

Özellikle Ramazan aylarından yardımlaşma ve dayanışma artınca, biraz da konulara yabancı olanlarımız tarafından merak edilen bir husus vardır; sadaka kime verilir, kime verilmez? Elbette bu konu önemlidir ve bilinmesi gerekir. Ancak belki de bundan önce bilinmesi gereken şey, sadakanın kime verilip kime verilmeyeceğinden ziyade, sadaka verirken insanın içindeki niyet ve samimiyettir. Gösteriş uğruna, binbir şatafat ve tantana ile yapılan büyük bir yardım kişiye fayda sağlamayacağı gibi, bazen bir insanın diğerine içten gülümsemesi, ona hadsiz sevap kazandırabilir. Burada ölçü, ihlas, samimiyet ve niyettir, Allah rızası için vermektir. Bazen niyet, verilen bir kömür parçasını değeri ölçülemeyecek elmas hükmünde kılabilir. Peygamber Efendimiz bir gün etrafındakilerle oturmuş sohbet ediyordu. Onlara şu olayı anlattı: Adamın biri "Mutlaka bu gece birine sadaka vereceğim" deyip vereceği sadakayı yanına alarak dışarı çıktı. Ancak gece karanlık olması sebebiyle, sadakasını yolda rastladığı bir hırsıza verdi. Sabah olunca insanlar "Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş" diye konuşmaya başladılar. Bunu duyan o adam ellerini açıp "Allahım! Hırsıza verdiğim sadakadan dolayı sana hamd ederim!" dedi ve bir kez daha sadaka vermeyi ahdetti. Yine gece karanlığı çöktüğünde vereceği sadakayı yanına alarak yola çıktı. Bu sefer de farkında olmadan sadakayı zinakár bir kadına verdi. Sabah olduğunda insanlar bu kez "Bu gece de zinakár bir kadına sadaka verilmiş" şeklinde sözler sarf etmeye başladılar. Adam bunları duyunca ellerini açıp "Allahım! Bir hırsız ve zina eden bir kadına verdiğim sadakadan dolayı sana hamd ederim!" diye dua etti. Üçüncü gece yine sadaka vermek niyetiyle yola çıkan adam, bu sefer de zengin bir adama sadaka verdi. İnsanlar boş durur mu? Bu sefer de "Zengin bir adama sadaka verilmiş" diye dedikodu yapmaya başladılar. Adam, "Allahım! Bir hırsız, zina eden bir kadın ve zengin birine verdiğim sadakadan dolayı sana hamd ederim!" diye şükretti. Bunun üzerine adamın rüyasına girip şöyle dediler: "Sadakaların kabul oldu. Çünkü umulur ki, hırsız senin sadakan sayesinden hırsızlıktan vazgeçer. Zina eden kadın zinadan vazgeçip iffete gelir. Zengin de ibret alıp Allah’ın kendisine bahşettiği maldan sadaka vermeye başlar!" * * * Peygamber Efendimiz’in anlattığı bu olaydan da anlaşılacağı üzere, sadaka vermekte esas olan insanın içindeki niyeti ve samimiyetidir. Bu konuda sorun yoksa, sadakasını kime verirse versin, yaptığı iyilikten kim yararlanırsa yararlansın sevabını kazanır, sadakası kabul olur. Günümüz şartlarında sadakayı bizzat kendimiz ihtiyaç sahiplerini arayıp bularak vereceğimiz gibi, bu konu üzerine kurulmuş dernek ve vakıflar aracılığı ile de yapabiliriz. Allah verdiğimiz sadakaların, yaptığımız yardımların rahmet ve bereketini bizlere göstersin! DAYANIŞMA ZAMANI Ramazan, dayanışma ve yardımlaşma ayı. Yoksulların, kimsesizlerin, çaresiz ve muhtaçların en çok düşünülmesi gereken ay. Bu nedenle birçok kurum, dernek ve yerel yönetim, yoksullar için toplu iftar ve sahur yemekleri hazırlıyor. Adana’da Seyhan Belediyesi’nin dağıttığı ücretsiz iftar yemeği için oluşturulan kuyruklarda çocukların çokluğu dikkat çekti.