Anadolu Ajansı [2593212]
Kentbank Davasında 5 Sanık Hakkında Hapis İstemi
TMSF Devredilen Kentbank'ın Zararına İlişkin Davada Esas Hakkındaki Görüşünü Açıklayan Cumhuriyet Savcısı Celep, 2 Eyleme Dair 5 Sanığın 4'er Yıla Kadar Hapsini Talep Etti.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilen Kentbank'ın zararına ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Selamettin Celep, 2 eyleme dair 5 sanığın 4'er yıla kadar hapsini, bankanın eski sahibi Mustafa Süzer'in de aralarında bulunduğu tüm sanıklar hakkında bazı eylemlere ilişkin beraat, bazılarına ilişkin ise zaman aşımından ortadan kaldırma talep etti.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Sami Çakır, Mustafa Selçuk, Yasin Hilmi Yazan, Hasan Kılavuz, Mehmet Ercan Targan ve Bülent Haluk Bayülgen katıldı. Mustafa Süzer'in de aralarında bulunduğu diğer tutuksuz sanıklar duruşmaya gelmezken sanıkları avukatları temsil etti.
Mahkeme Heyeti Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu, 1 Şubat 2011'de mahkemeye ulaşan iki sayfalık "ivedi ve gizli ihbar" konulu dilekçede, bir örneğinin Adalet Bakanlığına, birinin BDDK'ya, birinin de HSYK'ya gönderildiğinin bildirildiğini belirterek, dosyanın bir türlü karara bağlanmamasının şikayet konusu yapıldığını tutanağa geçirdi.
Söz alan Mustafa Süzer'in avukatı Nejat Doğan, bu dilekçeyi düzenleyen hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca dosyadan çıkarılması gerektiğini düşündüklerini söyledi.
Duruşmada İstanbul Cumhuriyet Savcısı Celep, hazırladığı 81 sayfalık yazılı mütalaasını mahkemeye sundu.
Mütalaada, bankacılık hukuku açısından kredilerin kullandırılışı ve geri dönmemesi halinde hangi şartlar altında zimmet suçunu oluşturabileceğine ilişkin açıklamalara yer verildi.
BDDK'nın 9 Temmuz 2001 tarihli kararıyla Kentbank AŞ'nin yönetiminin TMSF'ye devredildiği, idari nitelikteki bu işlemin iptali için Danıştaya dava açıldığı, Danıştay 10. Dairesinin 23 Haziran 2003'te bu istemi reddettiği belirtilen mütalaada, daha sonra, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna yapılan itirazın kabul edilerek daire kararının bozulduğu hatırlatıldı.
Bozmaya uyan Danıştay 10. Dairesince, 21 Haziran 2004'te BDDK'nın kararının iptal edildiği belirtilen mütalaada, davalı idarenin temyizi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 17 Şubat 2005'te bankanın TMSF'ye devrine dair tasarrufu hukuka aykırı gördüğünü ve Danıştay 10. Dairesinin anılan kararının kesinleştiği anlatıldı.
-DANIŞTAY KARARININ DAVAYA ETKİSİ-
Davalı idarenin konu ile ilgili "karar düzeltme" talebinin de Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca 2 Şubat 2006'da reddedildiği belirtilen mütalaada, Danıştay İdari Davalar Daireleri Genel Kurulunun kararından bazı bölümlere yer verildi.
Mütalaada, şöyle denildi:
"Danıştay 10. Dairesinin anılan kararı, bir idari işlemin iptalidir. Bununla birlikte idari işlemin iptalinin yanında, yargılama konusu işlemin de hukuka uygunluğu tartışılmış, bu kapsamda maddi olaylara ilişkin tespit ve değerlendirmelerde de bulunulmuştur. Özetlemek gerekirse, BDDK'nın bahse konu talimatında belirtilen, gerekli görülen tedbirlerin alınmadığı ve banka kaynaklarının grup şirketlerine kullandırıldığına dair iddiaların, hukuka aykırılık unsuru açısından tasvip görmediği yüksek yargı kararı ile kesinleşmiştir. Böylelikle, mahiyeti icabı 'kesin hüküm' haline gelen iptal davasına konu olayların, yüksek mahkemenin anılan kesin kararı ile bankacılık faaliyetinin gereği kanuna, bankacılık teamüllerine ve hukuka uygunluğu tescil edilmiş olmaktadır. Aksi düşünceden hareket edildiğinde, bir taraftan hukuka uygun bulunan eylem veya işlemin, ceza yargılamasında 'cezayı müstelzim' suç olarak kabulü gibi mantık ve hukuk kurallarıyla bağdaşmayan sonuca götürecektir."
TMSF ile Süzer Grubu arasında 1 Mart 2007'de imzalanan protokole de değinilen mütalaada, Süzer Grubunun protokol kapsamındaki borçlarını defaten ödemesinin, grubun şirketlerinin Mali gücü bakımından da önemli bir fikir verdiğine dikkat çekildi.
Mütalaada, "Protokol ile kamu kurumu TMSF ile Süzer Grubu arasında yargılama konusu, suç teşkil ettiği öne sürülen eylemler yüzünden oluştuğu belirtilen zararının ödenmesi değil, bir alacak-borç ilişkisinin tasfiyesi ve tarafların ibralaşması sonucunu doğuran sulh anlaşması mahiyetinde olduğu dikkat çekmektedir. Çünkü protokole göre Süzer grubu şirketleri, Kentbank AŞ'ye olan kredi borçlarını belirli şartlarda ödemeyi kabul etmiş, TMSF ve Birleşik Fon Bankası AŞ de birtakım karşı edimlerle yükümlü kılınmıştır. TMSF tarafından yargılama evresinde 24 Temmuz 2007 günü sunulan dilekçede Süzer grubu şirketleri ile TMSF ve Birleşik Fon Bankası AŞ arasındaki alacak-borç ilişkisinden söz edilmesi dikkat çekmektedir" denildi.
Niteliği kesinleşen yargı kararı ile kesin hüküm haline gelen iptal davasında ele alınan konuların, bankacılık faaliyeti kapsamında, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na, bankacılık teamüllerine ve hukuka uygun işlem ve tasarruflar olarak kabul edildiği belirtilen mütalaada, iddianamede yer alan ve birleşen davalardaki bütün eylemler ayrı ayrı değerlendirildi.
-CEZA, BERAAT VE ORTADAN KALDIRMA İSTEMLERİ-
Mütalaada, Alca Et ve Gıda Ürünleri Paz. San. ve Tic. AŞ'ye verilen ve tahsil edilemeyen krediye ilişkin olarak sorumlulukları olduğu tespit edilen o dönemki banka kredi komitesi üyeleri Mete Kılıç, Cevdet Erkanlı, Yasin Hilmi Yazan ve Hasan Kılavuz'un "zimmet" suçundan 2 ile 4 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması, Mustafa Süzer, Sami Çakır, Kemal Cantürk, Uğur Tevfik Doğan, Veysel Bilen, Mustafa Selçuk, Mehmet Ercan Targay ve Taner Berksoy'un ise suçun unsurları oluşmadığından beraatı istendi.
Banka yönetim kurulu başkanı Mustafa Süzer'in kız kardeşi Cennet Teker'e kredi kullandırılmasına ilişkin olarak o tarihte banka genel müdürü olan Veysel Bilen'in eylemlerinin "zimmet" suçunu oluşturduğu belirtilen mütalaada, Bilen'in de 2 ile 4 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Mütalaada, aynı konuya ilişkin olarak Mustafa Süzer, Sami Çakır, Uğur Tevfik Doğan, Mustafa Selçuk, Hasan Kılavuz, Yasin Hilmi Yazan, Mehmet Ercan Targay ve Taner Berksoy hakkındaki "gerçeğe aykırı şekilde bilanço yapmak" eylemine uyan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılması istendi.
İddianamede yer alan 28 eyleme ilişkin ise Mustafa Süzer ve Cennet Teker ile haklarında ceza istenen sanıkların da aralarında bulunduğu 34 kişinin haklarındaki bazı suçlamalardan beraat etmesi, bazı suçlamaların da zaman aşımı süresi dolduğundan ortadan kaldırılması ön görülen mütalaada, vefat eden sanıklar Hasan Süzer ile Önder Karataş hakkındaki davaların ise düşürülmesine karar verilmesi talep edildi.
Duruşma, eksikliklerin giderilmesi ve esas hakkındaki savunmaların yapılması amacıyla ertelendi. - İstanbul
| 8/10 (11 kişi) |
-
Video
İşte Memurun Zam Oranı
Hakem Kurulu, memur maaşlarına 2012 ve 2013'te yapılacak zam oranlarını belirledi.
-
Video
Survivor'da Kıskançlık Krizi!
Survivor yarışmacılardan Nihat Altınkaya ile Almeda'nın yakınlığı kıskançlık krizine neden oldu.
-
İşte Emre Belözoğlu'nun Yeni Adresi!
Fenerbahçe ile sözleşmesi sona eren Emre Belözoğlu'nun yeni takımı belli oldu.
-
Hz.Ali'yi 'İslam Düşünürü' Yaptı!
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Hz.Ali'yle ilgili öyle bir gaf yaptı...
-
Video
Yamyamın Kimliği Belli Oldu
Miami'de yol kenarında bir adamın yüzünü yerken yakalanan yamyamın kimliği belli oldu.
-
Video
Doğalgaz Boru Hattında Dev Patlama
Kars'ın Sarıkamış İlçesi'nde doğalgaz boru hattı alev aldı. İlçe halkı sokaklara döküldü.












