Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği(
TMMOB) Adana Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen 'Adana Kent Sorunları Sempozyumu'nda bayrak ve Atatürk fotoğrafı krizi yaşandı.
Seyhan Oteli'nde bugün başlayan sempozyumun açılışına katılan Adana Valisi İlhan Atış, salonda Atatürk resminin ve Türk bayrağının bulunmamasına tepki gösterdi. Görevliler bir müddet sonra konuşmaların yapıldığı kürsünün arkasına bir bayrak koyarak bu eksikliği gidermeye çalıştı. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Vali Atış, salonda Atatürk resminin ve bayrağın bulunmamasının üzücü olduğunu belirterek, "Ben programın hemen başlaması için ısrar ettim. Sanırım aceleye gelmiş ve unutulmuş. İnşallah arada bu eksiklik giderilir. Çünkü bayrağımız da Atatürk'ümüz de bizim için çok önemli" dedi.
Vali Atış, sunucunun programın başlangıcındaki takdim sırasında, ''Sayın başkanım, Sayın valim'' sıralamasıyla yaptığı konuşmasına da tepki gösterdi. Atış, valilik makamının sonradan söylenmesine, "Devletin valisi burada, ilk olarak onun ismi söylenir" diyerek sunucuyu uyardı. Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma verilen arada görevliler salonu Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla donattı.
Sempozyumun açılışında bir konuşma yapan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, üzerinde sıkça oynanan, sürekli değiştirilen ve temel hedefi sermaye guruplarına rant sağlamak olan kentleşme, planlama, imar, yapı ve afet yasaları çalışmalarının bu amaçlardan mutlaka uzaklaştırılması gerektiğini söyledi.
Kent yaşamını ilgilendiren, imar, kültür ve turizm, çevre, kamu yönetimi ve yerel yönetim sistemini düzenleyen yasaların eksik ve yetersiz olduğunu kaydeden Soğancı, buna insan sağlığı, doğal çevre, insan hakları-kentli hakları, katılım ve yaşanabilirlik gibi kavramları referans gösterdiklerini ifade etti.
Türkiye'de çeşitli yasalarla kurumlara planlama yetkileri verilerek kent rantının paylaşımı kurumlar arasında rekabet nedeni haline geldiğini vurgulayan Soğancı, "Türkiye genelinde kentleşme sürecinde yıllardır devam eden plansızlık ve denetimsizlik, yanlış arazi kullanım politikaları, kaçak yapılaşma ve imar affı süreçleriyle de beslendiğinden sağlıklı, güvenli ve yaşana bilir kentler oluşturulamamıştır" diye konuştu.
Rantın, yağmanın kıskacına sokulan kentlerin doğal ve kültürel değerlerinin yok edildiğine dikkat çeken Soğancı, şunları söyledi: "Kentlerin ortak alanlarının yağmalanmasını önleyecek ve çok kez bizzat devlet ve yerel yönetimlerce işlenen kente karşı suç kavramını güvenceye alıp takip edilebilecek özerk bir yapılanma gereklidir. Toplumsal yaşama, kente dair sağlıklı karar verebilmek o konuda bilgili olmakla mümkündür. Günümüzde bilgi yalnızca sınırlı sayıda bazı kesimlerce erişilebilir niteliktedir. Bu durumda kararlara çok kişinin katılımı ile ulaşılmış olması da, tek başına bu süreci demokratik kılmaz. Dolayısıyla yöre halkının bilgiye özgürce erişme olanakları geliştirilerek, akılcı ve sağlıklı karar üretme süreçleri yaşama geçirilmelidir."
Adana'daki gecekondulaşma ve çarpık kentleşmenin önüne mimar ve mühendislerin geçebileceğini kaydeden Vali Atış ise şehrin sorunlarının konuşulduğu programlar düzenlendiğini ancak bazı sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılmadan sadece eleştirilerde bulunduğunu söyledi.
Sadece sorunların anlatılıp eleştirmenin kimseye bir faydasının olmayacağına değinen Vali Atış, "Sadece eleştirel yaklaşmayalım. Sivil toplum örgütleri sorunların peşine düşüp çözümü noktasında da gayret göstermelidir. Kentimizin önemli sorunlarının olduğu doğrudur. Ama sorunlarımızın 4 katı güzelliklerimiz var, bunun da bilinmesi gerekir." dedi.