İstanbul'a kent yaşamının birer doğal parçası haline gelen, kirli hava, sanayileşme ve kedi köpek besleyenlerin sayısındaki artış, astım hastalığında da patlamaya neden oluyor. Uzmanlar, Türkiye genelinde her yüzde 5 oranında olan astım hastalığının İstanbul'da yüzde 10-15 lere kadar yükseldiğini belirtiyor. Uzmanlar, astım hastalığına yakalanmamak için her insanın, yemek sonrası en üç saat yatmaması, uyurken belden itibaren tüm yatak başının en az 20 santim yükseltilmesi, yemeklerin düzenli öğünlerle yenmesi, aşırı ve yağlı yemeklerden, baharat, çay, kahve ve asitli içeklerin yanında sigara ve alkolden kaçınması gerektiğini belirtiyor.
İstanbul'da kent yaşamının parçası haline gelen kirli hava, sanayileşme, kedi köpek beslenen evlerin sayısındaki artış ve havadaki nem oranının yüksekliği gibi etkenlerin astım hastalığı için tetikleyici olduğunu belirten Suadiye Memorial Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Uzman Dortur İlkay Keskinel, "Ülkemiz genelinde her 10-20 kişiden birinde, İstanbul'da ise her 5-10 kişiden birinde astım görülmektedir." şeklinde konuştu.
Astım'ın hayat boyu devam eden bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Keskinel, "Uygun tedavi ve düzenli kontrolle astımlı hastalar tamamen normal bir hayat sürebilmektedir. Önemli olan, astımlı hastanın şikayeti olmadığı dönemde dahi kontrolü terk etmemesi ve hekiminin gerekli gördüğü ilaçları kullanmaya devam etmesidir, çünkü belirtiler olmadığı zamanlarda bile astımlı hastaların havayollarındaki iltihabi olay, varlığını sürdürmektedir. Erken evrede dönemsel olan astım şikâyetleri, eğer düzenli ve yeterli tedavi alınmazsa süreklilik kazanabilmekte, havayollarında kalıcı değişiklikler meydana gelmektedir. Bu aşamada astımın tedavisi zorlaşmakta ve hasta daha çok ilaç kullanmak zorunda kalmaktadır." İfadesini kullandı.
Astım hastalığının en temel belirtilerini, nefes darlığı, solunumda hışırtı ve hırıltı, ıslık sesi şeklindeki solunum, hava açlığı, özellikle sabaha karşı veya gece öksürük, koyu kıvamlı ve genellikle az miktarda balgam olarak sıralayan Keskinsel, astım geliştirici risk faktörlerini kalıtsal yatkınlık (ailede astım hastalığı olması), marangozluk, doğramacılık, mobilyacılık gibi bazı meslek türleri, bebeklikte alerji yapan maddelere yoğun maruziyet, Özellikle ilk 2 yaşta ağır solunum yolu hastalıkları, Gebelikte annenin sigara içmesi (bebek için risk faktörü), Ebeveynlerin sigara içmesi, Anne karnındayken bebeğin yetersiz beslenmesi ve düşük tartılı doğması olarak sıraladı.
Astım'ı tetikleyici faktörlerden basit önlemlerle korunabilineceğini vurgulayan Keskinsel, astıma yoğun olarak ev tozu akarlarının sebep olduğunu dile getirdi. Akarların gözle görülmeyecek kadar küçük canlılar olduğunu dile getirdi. Yatak, yastık, halı, tüylü oyuncaklar ve tekstil liflerinin bu canlıların yaşaması için uygun yerler olduğuna dikkat çeken Keskinsel, bu akarlardan korunmak için özellikle yatak odasındaki halılar, kadife kumaşlı mobilya ve perdeler, tüylü oyuncaklar, koltuklar, kitap gibi toz tutan eşyaların kaldırılması ve mobilyalarda kumaş yerine, deri ve vinleks kaplamanın tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Keskinsel, "Yatak, yorgan ve yastıkların pamuklu/yün/kuştüyü olanları yerine orlon/dakron gibi sentetik olanları tercih edilmelidir.Çarşaf ve nevresimler 60°C veya üzerinde haftada bir yıkanmalıdır. Akar geçirmeyen özel yatak kılıfları kullanılabilir. Bu kılıflar iki haftada bir ıslak bezle silinmelidir. Perdeler, kilimler, giysiler iki haftada bir 60°C veya üzerinde yıkanmalıdır. Halılar, güçlü bir elektrik süpürgesiyle en az haftada bir temizlenmelidir.Temizlik yapılan odaya hasta en az 20 dakika sonra girmelidir, kendi temizlik yapıyorsa maske/tülbentle ağzını ve burnunu örtmelidir. Ev içi nem kontrol altına alınmalıdır. Havadaki nem %45'in altına düştüğünde akarlar ölür. Odalar iyice havalandırılmalıdır. Buhar makineleri ve nemlendiriciler kullanılmamalıdır. Temizlikte akar öldürücü kimyasal maddeler kullanılabilir. Ancak bunlar hastanın kendisi tarafından uygulanmamalıdır." ifadelerini kullandı.
Astım'ı tetikleyici faktörlerden bir diğerinin de polenler olduğunu kaydeden Keskinsel, polen mevsiminde araba ve evlerin pencerelerini kapalı tutulması, hastanın mümkün olduğunca sokağa çıkarılmaması, yapılabiliyorsa maske kullanılması, dışarıdan eve girilen giysilerin hemen değiştirilerek yakınması ve çamaşırların dışarıda kurutulması gerektiğini aktardı.
Keskinsel Astım tetikleyici diğer unsunları ise şöyle sıraladı:
Kedi/köpek/hamamböceği alerjenleri:
Kedi ve köpeklerin kürkünde, tüylerinde, tükürüğünde, idrarında ve dışkısında bulunan allerjenler, evin her tarafına kolaylıkla yayılabilir. Kediler, köpeklere göre daha fazla alerji yapıcı etkiye sahiptir. Bir evden kedi uzaklaştıktan 3 ay sonra bile allerjen etkisi devam etmektedir.
Hamamböcekleri, özellikle mutfaklarda sıktırlar ve yiyecek artıklarının dolduğu girintilerde yaşarlar.
Kedi/köpek alerjisinden korunmanın en etkili yolu, evden bu hayvanların uzaklaştırılması ve bulundukları ortamlara girilmemesidir. Hayvanlar evden uzaklaştırılamıyorsa, her hafta veya iki haftada bir yıkanmalı, her gün açık havada tüyleri fırçalanmalı, yatak odalarına asla sokulmamalı ve ev en az haftada iki kez elektrik süpürgesi ile temizlenmelidir.
Hamamböceği alerjisinde tek çözüm, bu canlıların ilaçlamayla ortadan kaldırılmasıdır. Ancak, ilaçlama hasta evde yokken yapılmalı ve eve girmeden en az 2 saat önce iyice havalandırılmalıdır.
Dış ortam kirliliği:
Hava kirliliğinin arttığı durumlarda gereksiz fiziksel aktivitelerden ve mümkün olduğunca dışarı çıkmaktan sakınılmalıdır. Çok zorunlu olduğu zaman, dışarı çıkmadan önce doktorun önereceği kısa etkili bir bronş genişletici kullanılmalıdır.Hava kirliliği söz konusu olduğunda pencereler kapalı tutulmalıdır.
İç ortam kirliliği:
Astımlı hasta sigara içmemeli ve içilen ortamlarda bulunmamalıdır. Bacasız soba/şömine kullanılmamalı, sık sık baca temizlenmelidir. Yemek pişirilirken aspiratörle ocak ya da fırının dumanı çekilmeli, mutfak iyice havalandırılmalıdır. Astımlı hasta mümkün olduğunca kömür/odun/sıvı yakıt dumanına, parfüm, temizlik maddeleri, kızartma, sprey, boya ve cila kokularına maruz kalmamalıdır.
Mikrobik solunum yolu hastalıkları:
Astımlı hastalar normale göre daha kolaylıkla solunum yollarının mikrobik hastalıklarına yakalanırlar ve bu hastalıklar astımlıların şikayetlerini alevlendirebilir. Astımlılar solunum yolu infeksiyonu geçiren kişilerle temastan kaçınmalıdır. Astımlı hastalara her yıl Eylül-Ekim aylarında grip aşısı önerilir. Mikrobik hastalıklar sırasında astım ilaçlarının dozunu arttırmak veya yeni ilaç eklemek gerekebilir.
Olumsuz hava koşulları:
Mümkün olduğunca soğuğa maruz kalmamalıdır. Soğukta egzersiz yapmaktan kaçınmalıdır.
Egzersiz:
Egzersizden önce kısa etkili havayolu genişleticiler kullanılabilir. Egzersiz kısıtlanmamalı, tersine hastanın tolere edebildiği sporlar yapılmalıdır.
Gastroözofageal reflü:
Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Özellikle yemeklerden ½-1 saat sonra göğüste yanma şikayetine neden olabilir. Yanma, sırtüstü yatıldığında ve mide asidini arttıran yiyecek ve içeceklerle artar. Öksürük görülebilir. Bu rahatsızlığın tanısı konduğunda doktor tarafından tedavi önerilir.