Yeni Türk Edebiyatı Kürsüsü Araştırma Görevlisi Mehmet Samsakçı, memleketi olan Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde konferans verdi.
Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen konferansa İlçe Emniyet Müdürü Fahri Yıldız, Milli Eğitim Müdürü Sadi Kurtulan, siyasi parti temsilcileri, çeşitli sivil toplum kurum ve kuruluş yetkilileri, eğitim camiası, vatandaşlar ve edebiyatçı Samsakçı'nın ailesi katıldı. Hande Otel'de gerçekleşen 'Tütmeye Devam Eden İki Buhurdan: Yahya Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar' isimli konferansta kendine has akıcı üslubuyla konuşan Samsakçı ilgiyle takip edildi. Açılış konuşması yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sadi Kurtulan, "İçimizden, bağrımızdan yetişen" diye anons ettiği Samsakçı'nın özgeçmişini anlattı. Konferansın başında ve sonunda Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Bursa'da Zaman' ve Yahya Kemal'in 33 yılda tamamladığı 'Süleymaniye'de Bayram Sabahı' şiirlerini Bursa kompozisyon yarışması birincisi Uğur Benek'in seslendirmesi ise konferansa ayrı bir renk kattı.
İ.Ü. Yeni Türk Edebiyatı Kürsüsü Araştırma Görevlisi Mehmet Samsakçı konferansında, "Yahya Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk kültür ve edebiyatının, hem devirlerini dolduran hem de aradan yıllar geçmesine rağmen günümüze ışık tutmaya devam eden iki zirve sanatkarıdır. Tahsilinin büyük bölümünü Paris'te geçiren, oradan aldığı yeni bir duyuş ve tefekkürle vatana dönüp çok gerçekçi bir vatan, kültür, tarih felsefesi kuran Yahya Kemal, az yazmasına rağmen İstanbul Darülfünunu Edebiyat Şubesi'ndeki dersleri ve özel sohbetleriyle kısa zamanda ilgiyi üzerine toplamıştır. Yahya Kemal'in öncülüğünü yaptığı bu tarih ve medeniyet görüşü, her şeyden önce milli tarihe, edebiyat, mimari, musiki gibi milli dehanın tezahür ettiği sanatlara ve özellikle üzerinde asırlarca yaşanan toprağa, yani "vatan"a dayanmaktadır. Yahya Kemal, Camille Julien'in "Fransız milletini bin yılda Fransız toprağı" oluşturdu sözünden aldığı ilhamla, ayağı yere basan, gerçekçi, birleştirici, güç verici bu vatan telakkisini şiirlerinde, 'Eğil Dağlar' isimli kitabında yer alan Milli Mücadele yazılarıyla ve sohbetleriyle kamuoyuna sunmuş ve kültür-edebiyat tarihimizdeki ölümsüz yerini almıştır. Yahya Kemal'i büyük yapan unsur, yukarıda bahsedilen yüce ve mukaddes kavramları, sanattan ve estetikten feragat etmeyerek işlemesidir. Osmanlı tarihini sadrazam bilecek kadar kuşatan, Türk milletinin Anadolu ve Balkanlar'da kurduğu yüksek medeniyeti çok iyi tanıyan Yahya Kemal, Türk şiir geleneğinden en güzel ve en doğru şekilde yararlanmış, divan şiiri mirasını da gözden uzak tutmayarak oldukça modern ve yeni bir şiir elde etmiştir. Şiirin fikirlerle değil, musiki kıymeti yüksek, kültürün biriktirdikleriyle dolu kelimelerle yazılması gerektiğini bilen Yahya Kemal'in dehası işte buradadır. "Bu dil ağzımda annemin sütüdür" diyecek kadar Türkçeyi beyaz ve mukaddes kabul eden Yahya Kemal, medeniyetimizin şairidir. Yahya Kemal'in öğrencisi ve daha sonra dostu olma şerefine ermiş olan Ahmet Hamdi Tanpınar da, ustasından aldığı ilham ve neşveyle Türk kültürünün ve Türk edebiyatının ölmez şahsiyetleri arasına girmiştir. Medeniyetimizin ve milli dehamızın aksettiği tipik beş şehrini işlediği ve Yahya Kemal'e ithaf ettiği 'Beş Şehir'i' kültürümüzün zirvesi İstanbul'u ve İstanbul kültürünü anlattığı makaleleri, Yahya Kemal isimli monografisi, Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler ve Huzur üçlemesi, Saatleri Ayarlama Enstitüsü isimli şaheseri ve estetiği en yüksek seviyede tutan şiirleriyle Ahmet Hamdi Tanpınar, engin tarihi donanımı, Batı medeniyetine ait geniş bilgisi ve Türkçe zevkine sahip bir sanatkar olarak karşımızdadır. Türk insanının geçirdiği Batılılaşma macerası, bunun yarattığı kimlik bunalımları, çeşitli zihniyet ikilikleri Tanpınar'ın eserlerinde yine en estetik şekliyle, yer yer eleştiriye, yer yer tekliflere varan boyutlarıyla karşımıza çıkar" dedi.
(AH-MŞ)
12.05.2007 19:04 TSİ