Haber Tarihi: 13 Temmuz 2010 Salı Saat 15:17
Cihan Haber Ajansı  [2147906]

Kaybolan Ehliyeti Hırsızın Eline Geçen Doçentte, Kimlik Kaybetme Fobisi Oluştu


Doç. Dr. Erkan Karataş, 2006 Yılında İstanbul'da Kaybettiği Ehliyetinin, Hırsızlık Yapan Bir Kişinin Eline Geçmesi Nedeniyle Zor Günler Yaşadı. Ehliyetinin Kaybolmasından 2 Yıl Sonra Uluslararası Bir Kongreye Katılmak İçin Çıktığı Bursa Yolunda Gözaltına Alınan Karataş, 1 Yıl Süren Dava Sonucunda Tahliye Oldu.

Doç. Dr. Erkan Karataş, 2006 yılında İstanbul'da kaybettiği ehliyetinin, hırsızlık yapan bir kişinin eline geçmesi nedeniyle zor günler yaşadı. Ehliyetinin kaybolmasından 2 yıl sonra uluslararası bir kongreye katılmak için çıktığı Bursa yolunda gözaltına alınan Karataş, 1 yıl süren dava sonucunda tahliye oldu. Karataş, olayın ardından kendisinde kimlik kaybetme fobisi oluştuğunu belirterek, "Bundan sonra bir yere kimlik verirken 3-4 kez 'aldım mı, almadım mı ' diye kontrol ediyorum." dedi. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkan Karataş, 6 Mart 2008'de Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki kulak burun boğaz kongresine gitmek için Gebze'den feribotla Bursa'ya geçerken polis tarafından yapılan genel bilgi toplama (GBT) sorgusunda gözaltına alındı. Karataş, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 'hırsızlık' suçlamasıyla yargılandığı, davalara katılmadığı için hakkında yurtdışına çıkış yasağı konduğu ve arama kararı çıkartıldığını öğrendi. "SABIKA KAYDIMDA 'HIRSIZLIKTAN BERAAT' GİBİ BİR İBARE GÖRÜNÜYOR" Talihsiz olayla sıkıntılı günler yaşayan Doç. Dr. Karataş, olayı şöyle anlattı: "2006 yılında İstanbul'dayken ehliyetimi kaybettim. Ehliyetimi kaybettiğimi daha sonra fark ettim. 4-5 ay sonra yeni ehliyet çıkardım. Uluslararası bir kongreye giderken Gebze'de yapılan polis kontrolünde arandığım ortaya çıktı. Ayrıca yurt dışına çıkış yasağı konulmuş. Bunun üzerine karakola gittik. Savcılığa ifade verdim. Daha sonra öğrendim ki İstanbul'daki bir suç dosyasından arandığımı öğrendim. Ne olduğunu İstanbul'dan gelen belgelerle anladım. İstanbul'da bir kişinin otelde bir vatandaşın cebinden hırsızlık yaparken suçüstü yakalandığını, üzerinden kimliğim çıktığını öğrendim. Polise de benim ehliyetimi göstermiş. Ehliyetteki bilgiler benim bilgilerim ama fotoğraf değiştirilmiş. Polis de dikkat etmeden direk kimliğe bakarak şahsı mahkemeye göndermiş. Mahkemede yine sorgulanmadan hakkımda dava dosyası açılmış. Şahıs mahkemelere katılmamış. Bunun üzerine benimle ilgili arama kararı çıkmış. Arama kararını gözaltına alınınca öğrendim. Bunun üzerine Gebze'de nöbetçi mahkemeye çıktım. Orada hakkımda arama kararı kaldırıldı. Ama asıl mahkeme İstanbul'da devam etti. Bu dava yaklaşık 1 yıl sürdü. 1 yıl sonunda bu durumdan kurtuldum. Ancak genel bilgi toplama (GBT) kayıtlarından olaydan sonra aldığım sabıka silinmedi. Mahkeme kararını Ankara ve İstanbul'a gönderdim. Şu anda benim sabıka kaydımda 'hırsızlıktan beraat' gibi bir ibare görünüyor. Yurtdışına çıkarken yakın zamanda durumu açıklamak zorunda kaldım." "DAHA BÜYÜK BİR SUÇ DA İŞLEYEBİLİRDİ" Hırsızın nitelikli suç işlememesinin kendisini bir nebze rahatlattığını anlatan Karataş, "Çok şükür ki nitelikli bir suç işlememiş. Cepcilik yapmış. Daha büyük bir suç da işleyebilirdi. Bugüne kadar yaşanan bazı olaylarda olduğu gibi, şirketler kurup, kredi hesapları açarak beni dolandırıcı durumuna da düşürebilirdi. İnşallah bundan sonra da başkalarının başına böyle talihsiz olaylar gelmez." dedi. Malatya'da özel bir hastanede de görev yapan Karataş, olayın ardından kendisinde kimlik kaybetme fobisi oluştuğunu kaydederek şunları söyledi: "Ehliyetimi kaybettikten sonra ilan verdim. Ancak bunun pek anlamı olmadı. Güncel veri sistemi yok sanırım. Bu durum hırsız yakalandığında oracıkta anlaşılabilirdi. Hırsız benim resmimi çıkarmış kendi resmini koymuş ehliyetime. Nitekim bu fotoğrafın üzerinde soğuk mühür yok. Bunun kontrol edilmesi gerekiyordu. Dikkatli olunsa bu durum ortaya çıkmayabilirdi. Kimliklerimle ilgili her zaman tedbirliydim. Ancak bu olay bende fobi oluşturdu. Bundan sonra kimlik verirken bir yere 3-4 kez 'aldım mı, almadım mı ' diye kontrol ediyorum. Tabi bu şansızlık diye düşünüyorum."

6/10 (11 kişi)
En Uygun Konut Kredisine Başvurmak Artık Çok Kolay. 15 Bankanın En İyi Şartları için Tıklayın!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12