Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Kars İl Başkanı Ekrem Alp'in oğlunun düğününde nikah şahitliği yapmak üzere özel uçakla geldiği Kars'ta yağmur sürpriziyle karşılaştı. Baykal, nikah törenin ardından ani bastıran yağmur nedeniyle düğünün dağılmasıyla programını yarıda bırakıp Ankara'ya döndü.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genel Başkan Yardımcısı Ankara Milletvekili Ekrem Erdem ve beraberindeki milletvekili heyetiyle Kars İl Başkanı Ekrem Alp'in oğlu İnan Akgün Alp ve nişanlısı Dr. Özlem Oğul'un düğün törenlerine katılmak için bugün uçakla Kars'a geldi. Baykal ve beraberindekiler düğünün yapıldığı merkez Gelirli Köyü giriş yolunun çamurlu olması nedeniyle zor anlar yaşadı. Kurbanların kesildiği köyde alkışlar arasında güçlükle yürüyen Baykal, köylüleri selamlayarak tek tek tokalaştı. CHP'lilerin oyun ve halaylarıyla renklenen alanda davulcular da bahşiş aldı. Oyunların oynanmasının ardından nikah törenine geçildi. Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu'nun kıydığı nikahta CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Genel Başkan Yardımcısı Ankara Milletvekili Ekrem Erdem, gelin ve damada birer burma bilezik taktı. Evlilik cüzdanını geline teslim eden Baykal, "Ailenin şerefi, namusu, her şeyi sana emanet" diyerek mutluluklar diledi. Düğünde gazetecilerin sorularını cevaplayan Baykal, Mesut Yılmaz'ın siyasete geri dönüş mesajı vermesiyle ilgili olarak, "Bu konuda hiç kimsenin kimseye siyaset yapma ambargosu koymaya hakkı yoktur. Tartışmayı gerektiren bir durum görmüyorum. Bir siyasi, geleceğini, demokratik haklarını nerede, nasıl, ne şekilde kullanacağını kendisi kararlaştırır. Bu çok temel bir insanlık hakkıdır. Buna herkesin saygı göstermesi gerekir" dedi. Son seçimlerin Türkiye'de merkez solda yer alan sosyal demokratik eğilime sahip vatandaşların tamamına yakınının CHP'ye destek verme noktasında olduğunu gördüklerini belirten Baykal, tabanın oldukça toparlandığını, sosyal demokrat tabanın CHP'de bütünleştiğini ifade etti. "Taban çok büyük ölçüde merkez solda toparlanmıştır. Önümüzdeki dönemde bu daha da toparlanacaktır" diyen Baykal, "Cumhuriyet'e inanan Türkiye'nin laik, demokratik bir ülke olarak güçlenerek devam etmesi gerektiğine inanan insanların da isterse merkez sağda yer almış olsunlar, biraraya gelmesini zorunlu kılmaktadır. Ülkenin şartları artık bunu gerektiriyor. Bu ortaya çıkmıştır ve bu bakımdan ben önümüzdeki seçimlerde Türkiye'de yeni bir siyasi yapılanmanın ortaya çıkabileceğine ve merkez solda, merkez sağda yer alan ve Türkiye'nin siyasi kimliğini sahiplenmek isteyen, sürdürmek isteyen bir anlayışın, bir zihniyetin Atatürk Cumhuriyeti'ne değer veren insanların el ele vereceğini düşünüyorum" diye konuştu.
Terörle Mücadele yasasıyla ilgili olarak da görüşlerini dile getiren Baykal, "Bu yasa maalesef Türkiye'nin terörle mücadele açısından gerekli düzenlemeleri içeren bir yasa değildir. İyi olgunlaştırılmadan Bakanlar Kurulu'nun derme çatma, sağdan soldan gelen teklifleri biraraya getirerek ortaya koyduğu bir öneridir. İçinde çok ciddi yanlışlıklarda vardır. Çok ciddi hukuki zafiyetler de vardır. Bu konularda biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyarıları yaptık ve 6. maddeyle ilgili AK Parti vahim bir hataya sürüklenmek üzereyken Cumhuriyet Halk Partisi uyarılarla bundan vazgeçti, ama bu yasada başka yanlışlıkların bulunmadığını söylemek mümkün değil. İşte bu AK Parti'nin dostlar bizi alışverişte görsün terörle mücadele konusunda bir yasal düzenleme yapalım anlayışıyla getirdiği bir yasa. Terörle mücadelede gerekli etkinliği sağlayacağı konusunda güven vermiyor" ifadelerini kullandı.
"CUMHURBAŞKANLIĞI'NA KİMİN GELECEĞİNDEN ÇOK, GELDİKTEN SONRA NE YAPACAĞI ÖNEMLİDİR"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın değiştiğine inanmadığını da vurgulayan Baykal, "Başbakan köşeye sıkıştı mı 'değiştim' diyerek yürümeye çalışıyor. Artık inandırıcılığını kaybetmiştir. Başbakan 'değiştim' dedi, Milli Görüş gömleğini çıkardı, Başbakan oldu. Şimdi formayı çıkardı Cumhurbaşkanı olmaya çalışıyor. 'Milli Görüş gömleğini çıkardım' dedi, Türkiye'yi 2'ye ayırdı. Yani inançlı olanlar, az inançlı olanlar, çok inançlı olanlar diye bölmeye başladı. Yani böyle bir şey olabilir mi?" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı konusunda Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Baykal, şu ifadelere yer verdi:
"Son günlerde yapılan açıklama Başbakan'ın, Cumhurbaşkanlığı niyetini ortaya koyan bir açıklamadır. O konuda kimse yanlış yapmasın. Başbakan 'benim dışımda birisi de olabilir' diyerek, kendisinin de olabileceğini kendi ağzından ilk kez telaffuz etmiştir. Onun dışından kim olabileceği gibi bir netlik yoktur. Bunun kararını alacak olanın AK Parti grubu olduğunu söylemiştir. AK Parti grubu Başbakan'ın da aday olma niyetini gördükten sonra ve bunu başbakan ifade ettikten sonra onun dışında bir başkasının kararlaştıracağını düşünmek bir yanılgıdır. Başbakan o açıklamasıyla Cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etmiştir. Öyle görmek lazım. Öyle anlaşılıyor ki başbakan, Cumhurbaşkanı olma kararındadır. Cumhurbaşkanlığı'na kimin geleceğinden çok, geldikten sonra ne yapacağı önemlidir. Bir de Cumhurbaşkanlığı'na gelecek olan insanın toplumun Cumhurbaşkanlığı makamına yakıştırdığı değerler açısından uygun olduğunun kamuoyunca kabul edilmesidir. Hakkında yolsuzluk dosyaları olan bir insanın bence milletvekili bile olmaması lazım. Hakkında yolsuzluk dosyaları olan bir insanın bakan olmaması lazım. Hakkında yolsuzluk dosyaları olan bir insanın başbakan olmaması lazım. Hakkında yolsuzluk dosyaları olan bir insanın hesabını vermeden cumhurbaşkanı olmaması lazım. Ve şimdi Atatürk'ün koltuğuna yolsuzlukların hesabını vermemiş birisinin gelme iddiasına tanık oluyoruz. Bu üzüntü vericidir. Toplum bunu tepkiyle karşılayacaktır. Bunun tartışmasını Türkiye yapacaktır."
Yapılan açıklamalardan sonra düğün yemeğine geçildi. Yemeklerin dağıtıldığı sırada aniden bastıran yağmur Baykal ve davetlilere olduğu kadar gelin ve damada da zor anlar yaşattı. Uzun süre çadırlara sığınan davetliler yağmurun şiddetini arttırmasıyla geri dönme kararı aldı. Baykal da yağmur nedeniyle düğünden ayrılarak, Ankara'ya gitmek için havaalanına hareket etti.