Giresun Valiliği koordinesinde, Çevre ve Orman Bakanlığı, Giresun Belediyesi, Selçuk Üniversitesi, Giresun Üniversitesi, J. Int. Environmental Aplication-Science (JIEAS) Dergisi ve Fiskobirlik işbirliği ile düzenlenen 'Karadeniz Uluslararası Çevre Sempozyumu', İl Özel İdare Kültür Sitesi'nde düzenlenen törenle başladı.
Törende konuşan Giresun Belediye Başkanı Hurşit Yüksel, ıÜüçevre kirliliğinin Karadeniz'de önemli bir sorun haline geldiğini belirterek, Giresun Belediyesi olarak altyapı sorununu çözdüklerini ve birçok bölgede olanın aksine artık şehirde kanalizasyonların şehir içmesuyu şebekelerine karışmadığını söyledi.
Vali Mustafa Taşkesen ise daha hızlı kalkınma, daha çok üretme ve bunun sonucunda daha çok tüketebilmeyi birinci öncelik belleyen anlayışın, sonunda hükmetme histerisiyle tahrip ettiği doğanın karşısında övündüğü teknolojik haşmetine rağmen çaresiz kaldığını ifade etti. "Doğaya hükmetmek değil, onun ilahi dengesiyle barışık bir yaşam ve gelişme modeli üretmek doğrudur" diyen Vali Taşkesen, "Çevrenin korunması, 20'nci yüzyılın ikinci yarısıyla önem kazanmaya başladı. Bu konu içinde bulunduğumuz dönemde sosyo-ekonomik gelişmelerin odağına yerleşen bir konudur. 20'inci yüzyılın büyük atılımlar yanında getirdiği büyük yıkımlar sonucu gelişmeye başlayan çevre bilinci, 'ne pahasına olursa olsun kalkınma' anlayışının insanlığı nasıl bir felakete sürüklediğini ortaya koydukça, bu alandaki çabalar yoğunlaşmıştır. 'Çevre hakkı' kavramı gelişmiş ve 'dayanışma hakları' olarak da ifade edilen 3'üncü kuşak insan hakları arasında yerini almıştır. Sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşamanın 'lüks bir zevk' ya da 'entelektüel bir kaygı' değil bir insan hakkı olduğu pek çok uluslararası sözleşme ve ülke anayasalarında kayıt altına alınmıştır." şeklinde konuştu.
Çevrenin korunmasının, insanlığın halihazırdaki en önemli problemi olduğunun altını çizen Vali Taşkesen, "Çünkü artık çevre sorunları insan neslinin yeryüzündeki varlığını sürdürebilme yeteneğini etkileyen ve belirleyen bir nitelik taşımaktadır. Nükleer atıklar, endüstrileşmenin neden olduğu hava ve su kirliliği, ormanların yerleşim alanlarına dönüştürülmesi, sera gazları nedeniyle ozon tabakasının delinmesi, hayvan türlerinin yok olması, deniz canlılarının kirlenme sebebiyle nesillerinin tükenmesi, buzulların erimeye başlaması, artan doğal afetler derken, bugün küresel ısınma olarak ifade edilen ve gezegenimizin üstündeki hayatiyetin artık görünür gelecekte tehdit altına girdiğini gösteren olguyla karşılaştık. Başta su olmak üzere doğal kaynakların tükenmeye başladığı, iklim değişmelerinin de etkisiyle küresel boyutta gıda krizinin yavaş yavaş kendini gösterdiği günümüze kıyasla, geleceğin daha da büyük bunalımlara gebe olduğu görülmektedir." diye konuştu.
Vali Mustafa Taşkesen'in konuşmasından sonra program kısa bir sunumun ardından sona erdi.
Sempozyum öğleden sonra saat 14.00'de İl Özel İdaresi Kültür Sitesi ve Giresun Belediyesi Vahit Sütlaç Salonu'ndaki oturumlarla devam etti. İlk gün yoğun ilgilinin olmadığı gözlenen sempozyumun herkese açık olduğu belirtilerek, konunun ehemmiyeti açısından katılımın yüksek olması istendi.
Sempozyuma konusunda uzman yerli ve yabancı 350 bilim adamının konuşmacı olarak katıldığı ve sempozyumun 29 Ağustos Cuma günü İl Özel İdaresi'ndeki sunumlarla son ereceği kaydedildi. (CİHAN)