Karadeniz Bölgesi'nde 30'a yakın noktadan alınan su örneklerinde gerçekleştirilen 'kanserojen madde analizi' çalışmalarında, kirlilik oranlarının beklenenden daha iyi çıktığı bildirildi. Araştırmada Trabzon, Rize ve Ordu'daki 3 dere suyunda ise ölçümler pozitif çıktı.
Yeditepe Üniversitesi (YÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Gökçay tarafından TÜBİTAK destekli yürütülen proje kapsamında, Karadeniz Bölgesi'nde 30 yakın noktada 'kanserojen madde analizi' yapıldı. YÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bayram Yılmaz, deniz, akarsu ve içme sularından alınan numunelerde yapılan araştırmalarda, bölgedeki kirlilik oranın tahminlerinden daha iyi çıktığını söyledi.
İki yıldır yürüttükleri çalışma kapsamında Karadeniz'de de araştırma yaptıklarını anlatan Yılmaz, "Sakarya Nehri de dahil bölgede 30'a yakın noktadan aldığımız su numunelerinde ölçümler yapıldı. Yapılan ölçümler neticesinde bölgedeki kirlilik oranı bizim tahminlerimizin altında çıktı. İçme sularında kesinlikle bir sıkıntı yok. Deniz ve dere suları da beklediğimizden iyi çıktı." dedi. 1988 yılında Karadeniz sahillerine vuran zehirli varillerin bulunduğu Alaçam sahillerinde de ölçümler yaptıklarına işaret eden Yılmaz, bu bölgede de ciddi bir kirliliğe rastlanmadığını, bunun önemli bir sonuç olduğuna vurgu yaptı. Yılmaz, Sakarya nehrindeki kirlilik oranında da geçmiş yıllara oranla düştüğünün tespit edildiğini dile getirdi.
"3 NOKTADA RİSK VAR"
Trabzon, Rize ve Ordu'daki 3 dere suyunda ise ölçümlerin pozitif çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, "Geçen yıl ağustos ayında yaptığımız ölçümlerde Karadeniz'de üç yerde kanserojen madde ölçümleri pozitif çıktı. Buralar Trabzon-Değirmendere, Rize-Madenli ve Ordu-Melet dereleri. Bu değerler sadece dönemsel bir vaka mıdır yoksa sürekli mi, bunun da tespit edilmesi lazım. Bunun için bu yıl yine aynı bölgelerden su numuneleri aldık. Şimdi bunları araştırıyoruz. Çıkacak sonuçlarla geçen yılki sonuçları 15 Eylül'de, geçen yılki değerlerle karşılaştırarak, net bir kanıya varacağız." diye konuştu.
Proje kapsamında Marmara Bölgesi'nde de aynı çalışmayı yürüttüklerini belirten Yılmaz, oradaki araştırmanın sonuçlarını ise daha sonra kamuoyu ile paylaşacaklarını sözlerine ekledi.