Ana Sayfaya DönAna Sayfaya Dön

-Kadına Yönelik Şiddete 'Şönim'li Çözüm

ile içi şiddeti önlemek, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti sona erdirmek amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 14 ilde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) kurulacağı bildirildi.

-Kadına Yönelik Şiddete 'Şönim'li Çözüm

ile içi şiddeti önlemek, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti sona erdirmek amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 14 ilde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) kurulacağı bildirildi.

Antalya İl Jandarma Komutanlığı Çocuk ve Kadın Kısım Amirliği tarafından Manavgat ilçesinde "Kadına ve Çocuklara Yönelik

Şiddet" konulu toplantı düzenlendi. Destan Düğün Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya konuşmacı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdür Yardımcısı Vekili Özgür Akçaöz Düven katıldı. Düven; Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesinde oluşturulacak kısa adı ŞÖNİM olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi'ne bağlı olarak, Alo 183 Hattı şiddet sorumluları, ilk kabul birimi ve sığınmaevlerinin kurulacağını söyledi.

Kadın ve erkekler arasında doğuştan gelen genetik, fizyolojik ve biyolojik farklılıklar olduğunu ifade eden Düven, "Bu farklılıkların yanı sıra doğduktan sonra sosyal ve kültürel etkilerle kadınlar ve erkekler ayrıştırılmaktadır. Örnek verecek olursak kız çocuklarına; Nergiz, Çiçek, Fidan, Gül gibi isimler veren toplumumuz, erkek çocuklarına Aslan, Kaplan, Baran gibi isimler vermektedir. Bu durum bile herşeyi gözler önüne seriyor. Bunlara cinsiyet kalıpları denir. Cinsiyet kalıpları yaşanan yere, ailenin durumuna, zengin ya da yoksul olma durumlarına göre değişir. Aynı şekilde kız ve erkek çocukları arasında cinsiyete dayalı iş bölümü söz konusudur. Kadınların ve erkeklerin ne yapması gerektiği veya neleri yapabilecekleri hakkında toplumda yaratılmış olan fikirlere ve değerlere dayanarak, kadınlara ve erkeklere farklı roller, sorumluluklar ve görevler yüklenmesidir. Kadınlık ve erkeklik kalıpları bizi basitçe birbirimizden farklılaştırmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal kaynaklara erişimimizi de büyük ölçüde etkiler" diye konuştu.

İsimlendirmeler, beklentiler, onaylama ya da cezalandırmalar, çocukların çok küçük yaştan itibaren birtakım kalıplara uygun biçimlenmelerini sağladığını ifade eden Düven, "Kadınlık ve erkeklik kalıpları bizi basitçe birbirimizden farklılaştırmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal kaynaklara erişimimizi de büyük ölçüde etkiler. Örnek verecek olursak ülkemizde kadınların yüzde 71,3'ü herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değildir. Yani hiçbir sosyal güvencesi bulunmamaktadır" dedi.Toplumsal cinsiyet eşitliği fırsatları kullanma, kaynakların ayrılması ve kullanımında, hizmetleri elde etmede bireye cinsiyeti nedeniyle ayrımcılık yapılmaması olduğunu kaydeden Düven, Anayasa'nın 10. Maddesi'nin 'Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi

benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir' demesine rağmen fiili olarak eşitlikten söz etmenin mümkün olmadığını kaydetti.

Aile içinde özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin olduğunu belirten Özgür Akçaöz Düven, kadına yönelik şiddetin, kumalık, berdel, namus bahanesiyle işlenen cinayetler, zorla evlendirme, erken evlilik, bekaret kontrolü, cinsel taciz, cinsel saldırı, kadın ticareti, evlilik içi tecavüz, başlık parası ve ensest olarak ortaya çıktığını söyledi. Düven, aile içinde kadına yönelik şiddetin ise; Aile içinde meydana gelen, cinsiyete dayalı, kadın üzerinde baskı ve üstünlük kurmayı amaçlayan, tehdit, dayatma, kontrol içeren, psikolojik, cinsel, ekonomik, fiziksel zararla sonuçlanan ve kadının insan haklarını ihlal eden her türlü eylem ya da eylem tehdidi olduğunu ifade etti. Özgür Akçaöz Düven sözlerini şöyle sürdürdü:

"Psikolojik şiddet, duygusal istismar yoluyla gözdağı vererek, çocukları kullanarak, izole ederek, inkar ederek, suçlayarak, küçümseyerek, 'erkeklik ayrıcalıklarını' kullanarak ortaya çıkıyor. Ekonomik şiddet ise, kadının para harcamasını kısıtlamak, çalışmasına izin vermemek, zorla çalıştırmak, ekonomik konulardaki kararları alırken görüşünü sormamak, az para vererek çok şey beklemek, kadının parasını elinden almak, iş yerinde olay yaratmak suretiyle kadının işten atılmasına neden olmak, kadının iş bulmasını kolaylaştırıcı becerileri geliştirecek etkinlikleri engellemek şeklinde görülmektedir."

Aile içinde kadına uygulanan şiddetin çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Düven; "Şiddet ortamında büyüyen çocuklar, çaresizlik ve şiddeti önleyemediği için suçluluk hissederler. İki tehdidi bir arada yaşarlar; hem travmatik olaylara şahit olur hem de aynı şiddeti görme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Hırsızlık, okuldan kaçma gibi davranış bozukluklarını daha sık gösterirler. İhmale ve istismara uğramaya diğer çocuklara göre daha açıktır" dedi. Kadına yönelik şiddetin hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını belirten Düven, kadına yönelik şiddetin suç olmasının yanında toplumsal bir sorun olduğunu sözlerine ekledi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından il müdürlükleri bünyesinde Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) kurulacağını ve ilk aşamada Antalya'nın da aralarında bulunduğu 14 il merkezinde Pilot uygulamanın başlatılacağını belirten Düven; "Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi birimine bağlı olarak; Alo 183 Hattı Şiddet Sorumluları, İlk Kabul Birimi, Sığınmaevleri kurulmaktadır" dedi.

KADIN KONUK EVLERİ

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı Vekili Özgür Akçaöz Düven, şunları kaydetti:

"Fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik istismara uğrayan kadınların, psiko-sosyal ve ekonomik problemlerinin çözümlenmesi sırasında varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geçici bir süre kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlarda kalan kadınların sorunlarının çözümü ve ruh sağlıklarının yeniden kazandırılması amacıyla mesleki çalışmalar yapılmaktadır. Yapılan bu mesleki çalışmalar; kadınların rehabilitasyonu, özgüven geliştirmeleri ve toplumsal yaşama ayak uydurarak kendi kendilerine yeterli hale gelmelerini sağlamak ve iş imkanlarını yaratma amacını taşımaktadır. Kadın konukevlerinde başvuran kadınlara, psikolojik destek, hukuki yardım, sağlık yardımı, kadının bilinçlendirilmesine yönelik eğitim çalışmaları, ailenin bütünlüğünün korunması amacıyla eşler arası sorun çözümü, işe yerleştirme, çocuklarının ücretsiz kreş ve okul hizmeti, para yardımı ve kira yardımı ücretsiz hizmetler verilecek"







Reklam