Haber Tarihi: 16 Haziran 2009 Salı Saat 16:57
Cihan Haber Ajansı  [1695776]

Kabak Tadı Karpuz, Erken Hasattan Kaynaklanıyor

Çukurova Bölgesi'nde Çiftçilerin Rekolteyi Artırmak İçin Kabak Aşılı Karpuzu Tercih Etmesi, Tüketicilerin 'Karpuz Kabak Tadı Verdi' Eleştirilerine Neden Oluyor. Bu Yöndeki Tartışmaların Sık Sık Gündeme Gelmesi Aşılı Karpuz Üreten Fidecilerin Tepkisine Yol Açıyor.

Haber: Kabak Tadı Karpuz, Erken Hasattan Kaynaklanıyor

Çukurova Bölgesi'nde çiftçilerin rekolteyi artırmak için kabak aşılı karpuzu tercih etmesi, tüketicilerin 'karpuz kabak tadı verdi' eleştirilerine neden oluyor. Bu yöndeki tartışmaların sık sık gündeme gelmesi aşılı karpuz üreten fidecilerin tepkisine yol açıyor. Türkiye Fide Üreticileri Birliği (Fidebirlik) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Savaş Titiz, karpuzun kabak tadı vermesinin aşılamadan değil, erken hasattan kaynaklandığını söyledi. Çiftçinin, karpuzu ticari kaygı nedeniyle erken dönemde olgunlaşmadan hasat ettiğini belirten Titiz, "Karpuz, kabak üzerine aşılandığı zaman bitkinin gelişmesi ve büyümesi çok hızlı oluyor. Normal 8-10 kg arasında olan karpuz aşılandığında 15 kg çıkıyor. Çok daha irileşiyor. Çiftçi de '10 kg geçen karpuz kimse almaz' düşüncesiyle erken hasada giriyor. Bu sene pek yok. Ama karpuzun kabak tadını kapması tamamen erken hasattan kaynaklanıyor." açıklamasında bulundu. Sorunun çözümü için fide üreticilerinin karpuzun daha küçük boyutta üretilmesine yönelik çalışmaları olduğunu aktaran Titiz, şöyle devam etti: "Öncelikle çeşidi değiştireceğiz. Aşılamada karpuzu bu kadar coşturmayan anaçlar ve erkenci küçük karpuz çeşitlerine yönelmemiz lazım. Fakat bu çeşitler tüketici alışkanlığıyla bağdaşmıyor." Titiz, Türkiye'nin her tarafına aşılı karpuz fidesi sattıklarını, ancak bu tür eleştirilerin sadece Çukurova bölgesinden gelmesinin düşündürücü olduğunu ifade etti. Fidebirlik Başkanı Dr. Savaş Titiz de düzenlediği basın toplantısında, fide sektörünün durumu ve sorunları hakkında bilgi verdi. Fide endüstrisinin çiftçinin düzgün, aynı boy ve kalitede ürün yetiştirme talebiyle ortaya çıktığını ve geliştiğini kaydeden Titiz, son dönemlerde aşılı fideye olan talebin gittikçe arttığına işaret etti. Titiz, aşılı fideyle daha kaliteli ve verimli ürün elde edildiğini belirtirken, çiftçinin aşılı fide tercih etmesini ise, "Aşılı fide üreticiye toprakta kullanılan zirai ilaç kullanımına gereksinim duyurmadan sağlıklı bir üretim imkanı veriyor. Bir anlamda aşılı fide, gıda güvenliği açısından çevreye dost bir üretim teknolojisi olarak da biliniyor. Aşılı fidenin verimi normaline göre daha fazla. Aşılı fide kullanılmayan serada hastalık eksik olmaz. Bu yüzden çiftçi hastalığı yenmek için bitkiye sürekli ilaç vermek zorunda. Fazla ilaçlama ise kalıntıya yol açıyor ve ürünün satılmasında ciddi sıkıntı doğuruyor." sözleriyle anlattı. Sağlıklı ürün yetiştirme ve çevre dostu bir üretim için gerekli tedbirlerin fide aşamasında alınması gerektiğini vurgulayan Titiz'in verdiği bilgilere göre, aşılama işlemi şöyle gerçekleşiyor: Anaç bitki ile üzerine aşılanacak bitki yetiştiriliyor. Sonra hijyenik bir ortamda aşılanarak bir hafta koruma altına alınıyor. Bu süre zarfında bitkilerde hücre kaynaması oluyor. Aynı aileden ve aynı kromozoma sahip olan bitkiler birbirinin üzerine aşılanabiliyor. Yabani domatesin üzerine patlıcan aşılanabiliyor. Böylece patlıcan domatesin üzerinde gelişmesini sürdürüyor. Yine aynı aileden karpuz kabağın üzerinde yetiştirilebiliyor. SEKTÖR 160 MİLYON DOLARLIK FİZİKİ YATIRIMA SAHİP Birlik Başkanı Savaş Titiz, sektörle ilgili bilgi vererek, son 10 yılda fideciliğe 160 milyon doların üzerinde yatırım yapıldığını kaydetti. Titiz, sektörün 2,5 milyar adet ve 250 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştığını aktardı. Türkiye'de modern anlamda ilk fide kuruluşu 1995 yılında işletmeye açıldı. 2008 yılında yüzde 23 büyüyen sektördeki işletme sayısı 79'a ulaştı. Sektör yılda 2,5 milyar adet fide üretimi gerçekleştiriyor. İşletmelerin yüzde 70'i Antalya'da faaliyet gösteriyor. Sektörde 5 bin 400 işçi ve 400 civarında teknik eleman istihdam ediliyor. Fidecilikte sigortalı bir işçi için gerekli yatırım 26 bin 400 Dolar iken bu miktar otomotivde 120 bin, elektronik sanayiinde ise 165 bin doları buluyor. Toplam fide üretiminin yüzde 60'ını domates, yüzde 10'unu biber, yüzde 9'unu karpuz kavun, yüzde 8'ini hıyar, yüzde 5'ini de patlıcan oluşturuyor. Yılda 55 milyon adet aşılı fide üretiliyor. Bunun 23 milyonu karpuz, 21 milyonu domates, 10 milyonu patlıcan, 2 milyonu da karpuz, kavun ve hıyardan oluşuyor. Emek-yoğun bir üretim şekli olan aşılı fide, ihracat potansiyeline de sahip. Nitekim, önemli bir kısmı Macaristan'a olmak üzere Yunanistan ve Almanya'ya 3 milyon adet civarında aşılı karpuz fidesi ihraç ediliyor. Seraların hemen hemen hepsinde hazır fide kullanılırken, açık tarladaki hazır fide tercihi yüzde 52. "FİDECİLİK KOBİ KAPSAMINA ALINMALI" Sektörün karşı karşıya kaldığı sorunlara da değinen Titiz, fide işletmelerinin henüz KOBİ sayılmadığını, sektörünün önünün açılması için fideciliğin de KOBİ kapsamına alınmasını istedi. Titiz, "KOBİ'lerin faydalandığı hiçbir şeyden yaralanamıyoruz. KOBİ haline gelirsek fidecilik çok daha gelişir." dedi. Hazır fidenin 'bu bir üretim değil, hizmettir' görüşüyle farklı bir KDV uygulamasına tabi tutulduğunu vurgulayan Titiz, şöyle devam etti: "Tarım işletmelerinde iş mevzuatı gereği azami 50 işçi uygulaması, fide işletmelerinde çeşitli sorunlara yolaçıyor. Ayrıca, fide işletmelerinin muayene sisteminin uygulanabilir olmayışı, işletmeleri durma noktasına getiriyor. 2,5 milyar adet fidenin tek tek muayenesi imkansızdır. Çözüm; işletmenin topyekun muayenesi ve ruhsatlandırılmasıdır." Sektörün hızlı ve doğru çalışan bir laboratuara acilen gereksinim duyduğunun altını çizen Birlik Başkanı, üyelerinin yüzde 70'inin Antalya'da olduğunu, Bakanlığın ise alt birliklerin merkezinin Ankara'da olmasında ısrar ettiğini aktardı. (CİHAN)

8/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12