Pamukkale Ekspresi'nin İstanbul-Denizli seferini yaparken Kütahya yakınlarında yaptığı kazayla ilgili ilginç iddialar ortaya atılıyor. Yetkililerin kaza sonrası olay yerine geç geldiği açıklamalarının ardın yaralılardan biri de jandarmaya yaptığı ihbarın dikkate alınmadığını ileri sürdü. Kazadan yaralı olarak kurtulan Afyonkarahisarlı Mümin Akkaş, jandarmayı aradığında karşısındaki kişiyi kaza olduğuna inandıramamış.
Afyonkarahisar'ın Çay ilçesi Koçbeyli beldesinden olan Mümin Akbaş, ayakkabıları trenin içinde kaldığı için kazayı yetkililere haber vermek için dere yatağından tepeye yalın ayakla çıktığını anlattı. Burada ilk aradığı yerin jandarma olduğunu ifade eden Akkaş, "Telefonla konuşmak için zirveye kadar çıkmam gerekti. Tepeye çıkarken ayaklarıma dikenler battı. İlk jandarmayı aradığı ve kazayı ihbar ettim. Ama karşımdaki kişiyi inandıramadım. Bunun üzerine Koçbeyli Belediye Başkanı Yakup Gülbahar'ı arayıp kazayı bildirdim. Başkana durumu anlattım. Bizim köyden ölen olduğunu söyledim. Acil gel dedim." dedi.
Televizyonda bazılarının 'devlet gelmedi' şeklindeki ifadelerini doğrulamayan Akkaş, "Devlet nasıl gelsin ki kimse haber vermeden. Telefonlar da çekmiyordu. Zaten herkes o an trenin altındakileri kurtarmaya çalışıyordu. Ben aradıktan yarım saat sonra Afyonkarahisar jandarma ve kurtarma ekipleri geldi. Sonra da Kütahya'dan geldiler. Biz Kütahya'ya gitmeden devlet tüm görevlisiyle oradaydı" diye konuştu.
Mümin Akkaş, aynı beldeden arkadaşı Yusuf Açıkgöz'ü de kazada kaybetti. Yusuf Açıkgöz ile aynı vagonda bulunan Mümin Akkaş, devrilen vagonun camını kırarak kendisiyle birlikte arkadaşlarını da trenden çıkarmış. Kazanın olduğu sırada Akkaş'ın babası Ramazan Akkaş ve bir arkadaşı yedinci vagonda yolculuk ediyormuş. Akkaş kaza anını ve yaşananları şöyle anlattı: "5 arkadaşımla beraber birinci vagonda seyahat ediyorduk. Yusuf'un teklifiyle kafeteryaya çay içmeye gittik. Son olarak 8 Koçbeyli buluşup tren de yemek yedik. Yan koltukta oturan Yusuf, kazadan yarım saat önce benden kalem isteyip bulmaca çözmeye başladı. Bir süre bulmaca çözdükten sonrada uyudu. Bende kazadan hemen önce uyumak için koridor tarafına doğru döndüm. Kaza anında ise herkes uyuyordu. Bir haşırtı geldi. 'Tren raydan çıktı' dediler. Ben hemen koltuğun kenarına tutundum. Baktım amcamın oğlunun biri hem koltuğu hem de diğer emmioğlumu tutuyor. Diğer arkadaşlarıma da baktım onlar da tutunmaya çalışıyor. Ondan sonra da tren yattı. Trenin içinde büyük panik vardı. Bir bayan 'kocam öldü' diye bağırıyordu. Acil yardım çekicini aldık. O sırada trenin üzerine biri çıktı. O taşla vurdu, bizde çekiçle vurup camı kırdık. Herkes panik içinde birini aramaya çalışıyor, telefonlara sarılıyordu. Ancak telefonlar çekmiyordu. Zaten herkes yakınlarını aramaya çalışıyordu"
Akkaş, kazada ölen Yusuf Açıkgöz, 6 arkadaşı ve babasıyla birlikte İstanbul'da inşaatta işi bittiğinden dolayı izin kullanmak için memleketine geliyordu. 5 Şubat'a tekrar İstanbul'a dönerek başka bir inşaat firmasında tekrar çalışmaya başlayacaklardı.