Şebeke suyunda sınır değerlerin üzerinde arsenik tespit edilen İzmir'de oturanlar, eski dağ köylerindeki manzarayı tekrar yaşamaya başladı. Şebeke suyunu kullanmayan, damacana suyuna da para vermek istemeyen vatandaşlar, merkeze yakın köylerdeki çeşmelere akın ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu'nun, "İçilebilir diyemem." ifadesini kullanmasından sonra İzmirliler, geceyarıları özel arabalarıyla su aramaya çıkıyor. Bornova ilçesine bağlı Laka köyündeki Osmangazi Camisi cemaatinin yaptırdığı çeşme, en çok tercih edilenlerden biri. Çeşmeye su doldurmaya gidenler, uzun kuyruklar oluşturuyor.
Gece saat 11.30'da su kuyruğuna girdiğini, sıranın 01.30'da kendisine geldiğini söyleyen 70 yaşındaki Vahap Çeltik, "İzmir'e 1976 yılında geldim. Mardin'de oturduğumuz köyde su yoktu. Köyün çeşmesinde sıraya giriyor, kovaları dolduruyorduk. Şimdi bu manzara bana çocukluğumu hatırlattı." dedi.
İzmir'in Türkiye'nin en büyük susuz köyü olduğunu belirten İbrahim Yıldız ise Büyükşehir Belediyesi'nin İZBETON aracılığıyla su satmasını eleştirdi. "Su sıkıntısı geçinceye, yeni arıtma tesisleri yapılıncaya kadar belediye memba sularını ücretsiz vermeli." diyen Yıldız, "Belediye şebeke suyundan da ücret almamalı. Bu su içilmezse neden ücret alıyor ki?" şeklinde sordu.
Gece su doldurmaya gitmenin tehlikeli olduğunu ifade eden Mehmet Adıgüzel de İzmir'den özel araçlarıyla çeşme etrafına gelen gençlerin burada içki içtiğini vurguladı. Geçen sefer geldiğinde eşinin ayağını akrep soktuğunu da anlatan Adıgüzel, belediyeye tepki gösterdi.