İzmir Sağlık Müdürlüğü, tatarcık sineğinin tehdidi altındaki Kiraz ilçesine bağlı köylerin 15 günde bir ilaçlandığını açıkladı.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, bugüne kadar bölgede şark çıbanı veya kala azar teşhisi konulan hasta olmadığını bildirdi. Kiraz'da 2005 ve 2006 yıllarında tatarcık humması olduğu düşünülen vakalar olduğu, fakat sayının 12 ile sınırlı kaldığı vurgulandı.
İzmir İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla etkili olarak larva ve uçkun mücadelesi yapıldığının altı çizilen açıklamada, sineklerden korunmada ilaçlı ve ilaçsız cibinlikler ve repellant tarzı kovucu ilaçların önemli olduğu kaydedildi. Ayrıca bugüne kadar bölgede 15 gün arayla tatarcık sineğine karşı ilaçlanma yapıldığı aktarıldı.
Hastalığın genel olarak birdenbire titreme ya da ürpermelerle ateş yükselmesi şeklinde başladığı, vücutta yaygın kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı ve ishal şikayeti olabildiği anlatıldı. Herhangi bir tedavi uygulanmadan ateşin üç gün içinde düştüğü ve hastanın iyileştiğinin altının çizildiği açıklamada şöyle denildi:
"Tatarcık hummasının etkeni, arbovirüs ailesinden olan bunyavirüs grubundan bir RNA virüsüdür. Hastalık, 1909 yılından beri bilinmektedir. KKTC, Balkanlar, İran ve Irak'ta sıklıkla gözlenmektedir. Tropikal bölgelerde tatarcıklar yıl boyunca hastalık bulaştırabilirken daha soğuk iklimlerde yalnızca sıcak aylarda etkilidir. Tatarcık ateşi (humması) akut, hafif seyirli, enfekte kişide sınırlı bir prognozu olan ve immünolojik olarak farklı en az beş flebovirüsün (Napal, Sicilya, Punta Toro, Chagres ve Candiru) yol açtığı, böcek ısırmasıyla bulaşan bir hastalıktır. İnsanlar dışında bu virüslerin hastalık yaptığı başka bir türe rastlanmamıştır. Ortadoğu'da tarla farelerinin ara konakçı olduğu düşünülmektedir."