İstanbul Barosu'ndan Adalet Bakanlığı'na Tepki

İstanbul Barosu, "Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin Tarafından, Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn'e "Yargı Stratejisi Taslağının" Sunulmuş Olduğunu Öğrendiklerini Belirterek, Bu Konuda Kendilerinden Görüş İstenilmemesine Tepki Gösterdi. 

İstanbul Barosu Başkanlığı, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından, Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn'e "Yargı Stratejisi Taslağının" sunulmuş olduğunu öğrendiklerini belirterek, bu konuda kendilerinden görüş istenilmemesine tepki gösterdi.


Baro Başkanlığından yapılan açıklamada, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından, Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn'e "Yargı Stratejisi Taslağının" sunulmuş olduğunu öğrendiklerini belirterek, bu konuda kendilerinden görüş istenilmediğini belirtti.


"Türkiye'nin en büyük Barosu olarak, bu nitelikteki bir belgenin sunulmasından önce bilgimizin ve katkımızın bulunmamasını, bize özgü eksiklik olarak nitelendirmenin olanaksız olduğu kanısındayız." denilen açıklamada, aynı süreci gizlenen anayasa değişikliği aşamasında da yaşadıkları anımsatıldı.


İstanbul Barosu, Yargı Reformu Strateji Taslağı'nın, AB'ye tam üyelik müzakereleri kapsamında hazırlanması sorunlu olan bir taslak niteliğinde bulunmasına karşın, oluşturulmasında yargının kurucu unsuru olan Baroların katkısına açılmamasının, sadece yöntem açısından bir büyük yanlışlığı ifade ettiği ve ciddi bir dayanıksızlığı doğuracağı kaydedildi. Açıklamada, şöyle denildi:


"Yargı Reformu, Baroların on yıllardır talep ettikleri ve bu niteliğiyle bir "özlem" olan, aynı zamanda da AB İlerleme Raporlarında, esasları vurgulanmış olan bir büyük değişimdir. Dolayısıyla, gerçekleştirilmesi konusunda çok geniş bir toplumsal mutabakatın bulunduğu bir alandır. Temel açmaz, siyasal iktidarların bu mutabakatın oluşmasına verdikleri desteği, reformun oluşturulması aşamasında esirgemeleridir. Tarihlerin sadece ülkemiz için değil, başka ülkeler için de saptadığı bir genel yargı olarak, siyasal iktidarların kendilerini hukukla sınırlandırmaktan hoşnut olmadıkları bilinmektedir. Yargının bağımsızlığı, yargıcın kendisini güvencede hissetmesi, tarih boyunca, iktidarı muktedir kılan gücün devri gibi algılanmıştır. Oysa, hukuk devletinin, önce siyasal iktidar için bir güvence teşkil ettiği, zaman içinde kavranmıştır."


İstanbul Barosu, siyasal iktidarlara özgü bu temel çekincenin, Adalet Bakanı tarafından AB'ye teslim edilen Taslakta da olduğunu üzüntüyle tespit ettiklerini de vurgularken, "Siyasal iktidarın HSYK'na TBMM'den üye seçimini, yargıda sözü edilen "bağımsızlık' ve "reform' kavramlarıyla asla bağdaştırmadığımızı ifade ediyoruz. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin doğru anlaşılamaması halinde, bir yandan Bakan ve Müsteşarın mevcudiyeti ile Yürütmenin, diğer yandan da TBMM seçimiyle yasamanın, yargı üzerinde baskı oluşturduğu bir evreye geçileceği anlaşılmaktadır" denildi.


Yargıcın memurlaştırıldığı, Adalet Akademisi ve UYAP Sistemleri ile Bakanlık ayaklı bir "kontrolün" devam edeceği yolundaki ısrarlı tavırların, reform adı altında, egemenlik pekişmesinin gerçekleşmesine yol açacak yeni bir anlayışın getirilmekte olduğuna dikkat çekildi.Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:


"Hükümet, şimdilik "Tasarı" olan bu metnin, ilk görüşmesine ilişkin belirlediği tarihte de, TBB veya Baromuzun katkılarını talep etmiş değildir. Yasada açıkça vurgulanmıştır ki, savunma yargının kurucu unsurudur. Bu unsuru yok sayarak, görmezden gelerek yapılacak bir değişikliğin, "reform" olarak algılanması olası değildir. Bu nedenle, öncelikle tasarının tartışılmasında demokratik tavır beklediğimizin not edilmesini talep ediyoruz."(ANKA)


(EYL/ZG)

Haber Yayın Tarihi: 10 Mayıs 2008 Cumartesi Saat 14:11

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/istanbul-barosu-ndan-adalet-bakanligi-na-tepki-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.