İrfan Dündar Can Güvenliği Gerekçesiyle Açık Kimliğiyle İfade Veremeyeceğini Bildirdi

13 Kasım 2012 13:13

Ergenekon Davası'nda tanık olarak dinlenilmesine karar verilen PKK lideri Abdullah Öcalan'ın eski Avukatı İrfan Dündar mahkemeye dilekçe sunarak, can güvenliği tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle açık kimliğiyle ifade veremeyeceğini bildirdi.

İrfan Dündar Can Güvenliği Gerekçesiyle Açık Kimliğiyle İfade Veremeyeceğini Bildirdi

Ergenekon Davası'nda tanık olarak dinlenilmesine karar verilen PKK lideri Abdullah Öcalan'ın eski Avukatı İrfan Dündar mahkemeye dilekçe sunarak, can güvenliği tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle açık kimliğiyle ifade veremeyeceğini bildirdi.

Mahkeme Heyeti, hakkında yakalama kararı bulunan ve Ankara'da GATA'da tedavi gören Orgeneral Nusret Taşdeler'in ifadesinin hastanede alınabileceğinin bildirilmesi üzerine videokonferas yöntemiyle ifadesinin alınıp alınamayacağının araştırılmasına karar verdi.

260. DURUŞMA

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen 65'i tutuklu 274 sanıklı Ergenekon Davası'nın 260. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin içinde bulunan küçük salonda yapılan duruşmada CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Gazeteci Tuncay Özkan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ve Danıştay Saldırısı dosyası sanığı Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 31 tutuklu sanık hazır bulundu. Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın da aralarında bulunduğu 34 tutuklu sanık duruşmaya katılmadı.

TANIKLAR MAHKEMEYE MAZERET BİLDİRDİ

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, bugün mahkemede tanık olarak dinlenmesine karar verilen İrfan Dündar ve Zahit Engin'in duruşmada hazır olmadıklarını belirtti. Tanıkların mahkemeye gönderdiği dilekçeleri okuyan Mahkeme Başkanı Özese, tanıklardan emekli Jandarma İstihbarat Binbaşı Zahit Engin'in Çanakkale'de olduğu gerekçesiyle mahkemeye gelemediğini belirttiğini ifade etti. Tanık İrfan Dündar'ın can güvenliği tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle açık kimliğiyle ifade veremeyeceğini dilekçesinde belirtiğini söyleyen Özese, tanık emekli Albay Uğur Berksun ise yurtdışında olduğunu 13 Haziran 2013 tarihinde Türkiye'ye döneceğini bildirdiğini söyledi.

NEDİM ŞENER'İN AVUKATINDAN DİLEKÇE

Gazeteci Nedim Şener'in avukatı Ergenekon Davası'nın görüldüğü 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe göndererek Odatv Davası'nın, Ergenekon Davasıyla birleştirilmesine ilişkin mahkemenin muvafakat verilmemesini talep etti.

Nusret Taşdeler'İN İFADESİNİN VİDEOKONFERANS YÖNTEMİYLE ALINIP ALINAMAYACAĞI ARAŞTIRILACAK

Mahkeme Heyeti, hakkında yakalama kararı bulunan ve Ankara'daki GATA'da tedavi gören Orgeneral Nusret Taşdeler'in ifadesinin hastanede alınabileceğinin bildirilmesi üzerine videokonferas yöntemiyle ifadesinin alınıp alınamayacağının araştırılmasına karar verdi.

TUTUKSUZ SANIK ÖZKAYA DİNLENDİ

Mahkeme Başkanı Özese, tutuksuz sanık Abdülvahit Özkaya'nun sorgusunun yapılacağını belirtti. Tutuksuz sanık Özkaya, terör örgütüne üye olduğu ve fişleme yaptığı şeklindeki iddiaları reddetti. Dava sanıklarından sadece Hüseyin Görüm'ü tanıdığını söyleyen sanık Özkaya diğer sanıkları ise basından tanıdığını söyledi. Duruşma savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, "Terör örgütüne yardım etmek suçundan ve fişleme yaptığınız gerekçesiyle hakkınızda açılan dava bu dava ile birleştirildi. Saffet Çerçi ile ilgili fişlemeler yaparak Hüseyin Görüm'e verdiğiniz iddia ediliyor. Bu belge de Murat Çağlar'ın otomobilinde bulunmuş. Dava dosyasında bulunan bu yazılara bakmanızı istiyorum. Bu yazı size mi ait" diye sordu. Sanık Özkaya şunları söyledi: "Evet bu yazılara bana ait. Saffet Çerçi'nin benim komşumdur. Herkesin bir merakı vardır. Benin merakım da bu tip yazılar ve makaleler yazmak. Bu yazdığım yazıları çocuklarıma hatıra olsun diye günlük şeklinde saklarım. Kimseye böyle bir belge vermedim."

"ÖNCE İSA OLDU SONRA MUSA OLDU"

Davanın tutuksuz sanığı Hüseyin Görüm'ü, komşusu olan bir esnafa gelip gitmesinden dolayı tanığıdığını belirten Özkaya, "Hatay'lıyım ve yemek kültürüm çok zengindir. Mutfağa çok önem veririm. Sekreterime, dükkana kim gelirse gelsin yemek yedirmeden bırakmaması yönünde talimat verdim. Hüseyin Görüm de bu vesile ile sık sık gelip giderdi. Zamanla kendisi ile çok samimi olduk" dedi. Özkaya,"Kuran-ı Kerimi bilen biriyim. Arapçayıda çok iyi konuşurum. Bu nedenle Görüm'ün elinde Kuran ile zaman zaman yanıma gelerek bazı sure ya da ayetleri bana sorardı. Benden öğrendiği bilgiler ile eline Kuran'ı alan Hüseyin Görüm, önce İsa oldu sonra Musa oldu şimdi ne oldu bilmiyorum" dedi.

"HÜSEYİN GÖRÜM BANA PİYANGODUR"

Duruşma savcısı Pekgüzel, "Kuvayi Milliye diye bir dernek duydunuz mu?" diye sorması üzerine sanık Özkaya, "Evet Hüseyin Görüm'den duydum. Ancak benim Kuvayi Milliye Derneği ile bir ilgim yok" diye cevap verdi. Duruşma savcısı daha sonra dava dosyasında bulunan bazı fotoğrafları sanığa gösterdi. Sanıklara ait fotoğraflara tek tek bakan sanık Özkaya, baktığı fotoğraflarda sadece Hüseyin Görüm ile Muzaffer Tekin'i tanıdığını söyledi. Özkaya, "Hüseyin Görüm beni kurufasulye yemeye davet etti. O davet sırasında Muzaffer Tekin'i tanıdım. Muzaffer Tekin ile sohbet ettim. Bir sonraki görüşmemizde de Tekin'e tespit hediye ettim" dedi. Savcı Pekgüzel, "Siz Hüseyin Görüm ile bu kadar samimiydiniz" diye sorması üzerine tanık Özkaya, "Evet, Hüseyin Görüm ile samimiydik bunu inkar etmiyorum. Ama Görüm bana piyangodur" diye cevap verdi. Duruşma sanık Özkaya'nın ifade vermesi ile devam etti.

SK - İstanbul / Silivri