Haber Tarihi: 25 Temmuz 2010 Pazar Saat 15:04

İp Genel Başkan Vekili Gültekin: "102 Muvazzafın Tutuklanmasının Hukukla İlgisi Yok"


İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin İstanbul Beşiktaş'taki Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Çoğu Görevde Olmak Üzere Toplam 102 Muvazzaf ve Emekli Subay Hakkında Tutuklama Kararı Verdiğini Anımsatarak, Bu Kararın Hukukla Hiçbir İlgisinin Olmadığını Savundu.

İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin İstanbul Beşiktaş'taki özel yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, çoğu görevde olmak üzere toplam 102 muvazzaf ve emekli subay hakkında tutuklama kararı verdiğini anımsatarak, bu kararın hukukla hiçbir ilgisinin olmadığını savundu.

İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin yaptığı açıklamada, aylardır devam eden soruşturmada, dosyaya ek hiçbir delil eklemeden verilen tutuklama kararını, hukuken açıklamanın mümkün olmadığını ifade ederek, bunu siyaseten açıklamanın mümkün olduğunu kaydetti. Bir hafta sonra toplanacak Yüksek Askeri Şura'yla 27'si görevdeki general olmak üzere, generalliğe terfi için bekleyen çok sayıda kurmay albay hakkında yapılan soruşturma ve verilen tutuklama kararları ile terfilere Askeri Şura dışından müdahale edildiğini savunan İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, yapılan tutuklamaların siyasi amaçlı ve Ağustos ayında toplanacak Askeri Şura kararlarını belirlemeye yönelik olduğunu ileri sürdü.

-"Türk Ordusu İKİ CEPHEDEN SALDIRI ALTINDA"-

İP Genel Başkan Vekili Gültekin, Türk Ordusu'nun iki cepheden kaynaklanan yoğun bir saldırı altında olduğunu vurgulayarak, "Bir yandan artan PKK saldırıları sonucunda hemen her gün şehit vermektedir. Buna rağmen TSK mensupları çok güç koşullar altında da olsa görevlerini yapmaya çalışmaktadırlar" dedi. İP Genel Başkan Vekili Gültekin sözlerine şöyle devam etti:

"TSK mensupları ardı arkası kesilmeyen soruşturma ve tutuklama kampanyalarının hedefi olarak ağır baskı altına alanmaktadır. Bu duruma düşürülmüş bir Ordu, dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur. Öte yandan, İçişleri Bakanlığı'na bağlı "Özel Ordu" tezgahı gündemde. Bu, Türk Ordusu'nu tasfiye girişimidir. 102 subay hakkında verilen tutuklama kararı Türk Ordusu'na karşı bir savaş ilanıdır. 102 subay hakkında verilen tutuklama kararı, sabah saatlerinde Genelkurmay adına yapılan basın açıklamasında belirtilen 'hakkında soruşturma açılan personelimiz görevinin başındadır' sözlerine tertip merkezinin verdiği bir cevaptır. Hiç kimse, yürütülen soruşturmaları ve yapılan tutuklamaları 'hukuka saygı' adına savunmaya kalkmasın! Kendi askerini savunamayan bir Ordu, Türkiye'yi savunamaz! Ortada hukuk yoktur. Emperyalist merkezlerin emrinde Türk Ordusu'na ve Türkiye'nin yurtsever güçlerine karşı yürütülen bir "operasyon' vardır."

-"OPERASYONU YÜRÜTEN MERKEZ BÜYÜK SUÇLAR İŞLEDİ"-

İP Genel Başkan Vekili Gültekin operasyonu yürüten "merkezin", bugüne kadar yaptıkları ile büyük suçlar işlediğini öne sürerek, "Onun için sonuna kadar gitmeye mecbur ve mahkûmdur. Ergenekon soruşturmasının hedefi olan komutanlara bakalım: Hakkari Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya, siperden alınarak tutuklandı. Elazığ, Tunceli, Bingöl illerinde teröre karşı mücadele eden 8. Kolordu Komutanı Korgeneral M. Korkut Özarslan tutuklandı" dedi.

İP Genel Başkan Vekili Gültekin Atatürk'ün 31 Temmuz 1920'de, Afyonkarahisar Kolordu Karargah'ını teftişi sırasında subaylara hitaben yaptığı konuşmayı anımsatarak sözlerine şöyle devam etti:

"Atatürk şöyle diyordu; Kuvveti olmayan binaenaleyh mücadele edemeyen bir millet mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin istikbali gasp olunur Kuvvet ordudur. Ordunun memba-ı hayatı ve saadeti, istiklali takdir eden milletin, kuvvetin lüzumuna olan iman-ı vicdanisidir. İngilizler, milletimizi istiklalden mahrum etmek için tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek için çarelerine tevessül ettiler Kumandanlarımıza ve zabitlerimize tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzet-i nefsini ifnaya gayret ettiler Herhalde Ordu, düşmanlarımızın birinci hedefi taarruzu oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka zabitini mahvetmek, zelil etmek lazımdır. Bunu da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta mevani ve müşkilat kalmaz. Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz vaziyete göre zabitan heyetimize teveccüh eden vazifenin mahiyeti, ehemniyeti ve kıymeti kendiliğinden meydana çıkar Binaenaleyh zabit için "ya istiklal, ya ölüm' vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, istiklalimizi muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima müstakil görmekle bahtiyar olacağız."(ANKA)

(ME/ÖMR)

(Ankara Haber Ajansı) 25.07.2010 15:04 [2164363] 7,916667/10 (12 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12