İngiliz Basınında Bugün
İngiliz Basınında Bugün, Türkiye'de Dün On Binlerce Kişinin Katıldığı Hrant Dink'in Cenaze Töreni, Amerikan Kongresi'nde Yakında Gündeme Gelmesi Beklenen Soykırım Kararı ve Kuzey Kore'nin İran'a Nükleer Denemelerde Yardım Ettiği İddiası Başlıkları Öne Çıktı.
İngiliz basınında bugün, Türkiye'de dün on binlerce kişinin katıldığı Hrant Dink'in cenaze töreni, Amerikan Kongresi'nde yakında gündeme gelmesi beklenen soykırım kararı ve Kuzey Kore'nin İran'a nükleer denemelerde yardım ettiği iddiası başlıkları öne çıktı.
BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Times Gazetesi Hrant Dink'in cenaze törenini, "Öldürülen gazetecinin cenaze töreni, sessiz bir meydan okuma oldu" başlığıyla duyurdu. Gazete, cenaze törenine katılanların sayısını 100 bin olarak verdi.
Financial Times, cenaze haberini birinci sayfasından verdiği dev bir fotoğrafla duyurdu. Fotoğrafta, yüzlerce kişinin arasında yavaşça ilerleyen, karanfillerle kaplı cenaze aracı görülüyor. Gazetenin iç sayfalarındaki değerlendirmedeyse, "Gazetecinin öldürülmesi, Türkler'de ender görülen bir kendini sorgulama dalgasına neden oldu" denildi. Gazetenin Ankara muhabiri Vincent Boland'ın imzasını taşıyan yazı özetle şöyle:
"Hrant Dink hayattayken tartışmalı, hatta marjinal bir isimdi. Ölümündeyse, genelde içine kapalı ve kendine güveni olmayan bir ulusu pek görülmedik bir şekilde eleştirel düşünceye sevk etti. Dink'in cenaze törenine katılan on binlerce kişiden bazıları üzerinde 'Hepimiz Ermeni'yiz' yazılı pankartlar taşıyordu. Ortada son derece asil ve ciddi bir hava olduğu, kuşku götürmezdi. Türkiye açısından asıl soru ise bunun uzun vadede önemli olup olmayacağı".
Financial Times'daki yorumun devamında, Amerikan Kongresi'nde yakında gündeme gelmesi beklenen soykırım kararından da söz edildi. Ve "Eğer böyle bir karar kabul edilirse, Amerikan-Türk ilişkilerinde büyük olasılıkla kriz çıkar. Dink cinayetinden en büyük zararı bu iki ülkenin ilişkileri görebilir" diyen diplomatların görüşlerine yer verildi.
Guardian Gazetesi de Dink'in cenaze törenine yarım sayfa ayırdı. Törende yaşananları ve gösterilen tepkileri ayrıntılarıyla anlatan haberin yanında, gazetenin dış politika yorumcusu Simon Tisdall'ın değerlendirmesi bulunuyor.
"KUZEY KORE-İRAN İŞBİRLİĞİ"
Daily Telegraph manşetinde, "Kuzey Kore, İran'a nükleer denemelerde yardım ediyor" iddiasına yer verdi. İddianın kaynağı, adı verilmeyen 'üst düzey bir Avrupalı savunma yetkilisi.' Gazeteye göre, iki ülke arasında varılan anlaşma gereği Kuzey Kore, geçen Ekim'de yaptığı başarılı nükleer denemede elde ettiği tüm veri ve bilgileri İran'lı bilim adamlarıyla paylaşıyor. Bu da İran'ın kendi denemelerini yapmasına temel oluşturacak - hem de uzak bir tarihte değil, bu yıl sonuna kadar. Daily Telegraph'ın iddiasına göre, Pyongyang yönetimi bu amaçla bir grup İranlı bilim adamını ülkeye davet etti. Gazete, "Böylece iki ülke arasında bir süredir füze alanında devam eden askeri işbirliği, nükleer konulara da taşınmış oldu" yazdı.
İngiltere'de yargı erkinin en üst düzey isimlerinden biri, dün yaptığı bir konuşmada "Terörle savaş diye bir şey yok" dedi. Bu sözlerin sahibi Sir Ken Macdonald, Türkiye'deki Cumhuriyet başsavcılığı görevine yakın bir makamda bulunuyor.
Guardian'a göre, hükümetle taban tabana zıt düşen konuşmasında şöyle dedi: "Londra bir savaş alanı değildir. 7 Temmuz 2005'te öldürülen masumlar da savaş kurbanı değildi. Onları öldürenlerse kandırılmış, narsist zavallılardı. Suçlulardı. Hayal dünyasında yaşayan kişilerdi.
"İngiltere sokaklarında teröre karşı yürütülen mücadele de bir savaş değildir. Suç olaylarının önlenmesi, yasalarımızın uygulanması ve adaletin sağlanmasıdır".
Başsavcı Macdonald, bu sözlerin ardından İngiltere hükümetini insan hakları konusunda uyardı.
"Terör suçlarıyla ilgili yasalar hazırlanırken temkinli davranma kültürünün yerleşmesi, etkin ve insan haklarıyla uyumlu bir sürecin yaratılmasında hayati önem taşır".
Independent'ın manşeti: "Çöpü azaltmanın 10 yolu". Gazete, bu başlık altında çeşitli Avrupa ülkelerindeki uygulamalardan örnekler verdi:
"İrlanda'da 5 yıl önce süper market ve mağazalarda verilen plastik torbalara 15 sent vergi kondu. Kullanılan torba sayısı yılda 1 milyar azaldı.
Almanya'da her süper markette üç ayrı dönüşüm kumbarası var: Plastik, kağıt ve metal için.
Belçika'da süper marketler, plastik şişelerden depozito alıyor.
Avusturya'da teneke kutulu içeceklere yasak getirildi.
İsveç'teyse lastik, ambalaj, araç ve elektrikli eşya üreticileri, ürettikleri tüm malların kullanım süreleri bitip de çöpe atılma vakitleri geldiğinde, onların çevreye zarar vermeyecek bir şekilde dönüştürülmesinden sorumlu tutuluyor".
(BBC-CY-CY-ÖK-D)










