İngiliz Basınında Bugün

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İngiliz Basınında Bugün, Irak'taki Dini ve Etnik Azınlıkların Durumu, Bush'un Devrim Muhafızlarını Terör Listesine Alma Planı, İtalyan Mafyasının İç Hesaplaşmasının Almanya'ya Taşınması ve Kuzey Irak'ta En Az 250 Kişinin Hayatını Kaybettiği Saldırı Başlıkları Öne Çıktı.

İngiliz basınında bugün, Irak'taki dini ve etnik azınlıkların durumu, Bush'un devrim muhafızlarını terör listesine alma planı, İtalyan mafyasının iç hesaplaşmasının Almanya'ya taşınması ve Kuzey Irak'ta en az 250 kişinin hayatını kaybettiği saldırı başlıkları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Independent, 2007 yılı bitmeden yapılması öngörülen Kerkük referandumu öncesinde şiddetin artmasının beklendiğine dikkat çekiyor. Gazeteye göre, Bağdat hükümeti, referandum için gereken nüfus tespiti çalışmalarını ağırdan alıyor; Kürtler ise sabırsız, ama yine de referandumun biraz gecikmesini kabul edebilirler.

Independent gazetesinin Irak konusunda yetkin isimlerinden Patrick Cockburn, "Ülkedeki önde gelen üç dini ve etnik topluluk arasındaki ayrışmaların derinleştiği" saptamasını aktarıyor:

"Irak'ın 27 milyonluk nüfusunun yüzde 20'sini oluşturan ve yüzyıllardır ülkedeki egemen grup olan Sünniler, Amerikan güçlerine karşı silahlı direnişi başından destekledi.

Nüfusun yüzde 60'ını oluşturan Şiiler ise, seçimlerle iktidara sahip oldukları sürece işgale direnmedi. Ancak bu tutum da değişmekte. Yalnızca nüfusun kalan yüzde 20'sini oluşturan Kürtler, işgale başından beri tam destek verdi."

Sünnilerin Şii egemenliği kabul etmediklerini, son dönemde Sünnilerin önde gelen isimlerinden Şiilere yönelik olarak Farslılar ya da Şiiliği kabul eden İran hanedanına atıfla Safaviler denmeye başladığını aktaran Cockburn, diğer azınlıkların karşı karşıya kaldıkları zorlukları şöyle özetliyor:

"Kendi milisleri olmadığı için küçük azınlıklar ağır zarar gördü Irak'taki kaostan. Hıristiyanlar en savunmasız ama en varlıklı kesim. Bu nedenle fidyecilerin avı olmaları da kolaydı.

Büyük bölümü, bağlantıları da olduğu için ülke dışına daha kolay kaçabildi. En eski azınlık toplulukları ortadan yok oluyor ülkede. Bir zamanlar, kahinleri ve kuyumcularıyla ünlü olan Mandean topluluğu da, zenginlikleri nedeniyle suç gruplarının hedefinde.

Türkmenler yoğun olarak Kerkük'te ama Telafer'de de ağırlıkları var. Türkiye, Türkmenlerin davasını üstlenmiş durumda. Ancak Kerkük'ün güneyinde bir Şii Türkmen köyünde 7 Temmuz'da düzenlenen saldırıda 200'den fazla kişi hayatını kaybetti. Şii kimlikleri nedeniyle El Kaide'nin hedefi oldukları düşünülüyor.

Ayrıca Zerdüştçülük, Manicilik, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam'dan bazı ögeleri barındıran Yezidilerin sayısı ise, 350 bin ve ağırlıklı olarak Musul çevresinde yaşıyorlar. Ayrıca Kürtçe'nin farklı lehçelerini konuşan Şabaklar da, Musul'un doğusunda yaşıyor."

Cockburn, Kuzey Irak'taki Kürt yönetimi Yezidilerin ve Şabakların da bölgesel yönetim altına girmeyi kabul etmeleri beklentisi içinde olduğunu aktarıyor.

"TERÖR ÖRGÜTÜ İLANI AKILLICA DEĞİL"

İngiltere basını; bu sabah Washington yönetiminin İran'ın devrim muhafızlarını "terör örgütleri listesi"ne alma planlarına ilişkin ayrıntıları da aktarıyor.

Guardian gazetesine göre, nükleer programı nedeniyle Tahran üzerindeki baskıyı arttırmayı amaçlayan adım; "hiç de iyi bir fikir değil."

"Eğer amaç, İran'ı uranyum zenginleştirme çalışmalarını durdurmaya ikna etmekse bu adımın mantığı ne? İran ancak Washington'un bir rejim değişikliği hedeflemediğine ikna olursa uranyum zenginleştirme programını müzakere edecektir.

Devrim Muhafızları, bir noktada El Kaide'den, Hamas ya da Hizbullah'tan farklıdır. Yalnızca devletin bir organı değil, aynı zamanda İran ordusunun da en önemli parçasıdır. Eğer, Amerikan yönetimi İran devletinin bir kolunu terörist ilan ederse, ki Bush doktrinine göre, terör gruplarını barındıranlar teröristler kadar suçludur, o zaman İranlıların 'nükleer bombaya sahip olmanın' dış saldırıya karşı en etkili sigorta poliçesi olduğu görüşüne sahip olmalarını engelleme şansı var mı?"

Guardian, ABD'nin İran'la 20 yıldan uzun süredir herhangi bir bağının olmadığını; "terör örgütü ilanının" ise kısa vadede psikolojik bir faktör olacağını, ama sonunda da etkisiz kalacağına dikkat çekerek, şöyle devam ediyor:

"Ayrıca bu adımın Irak'taki güvenlik koşullarına herhangi bir katkısının olacağına inanmak da aptallıktır. Zira, Bağdat'ta merkezi hükümet zayıflarken, İran'ın Şii militanlar üzerindeki etkisinin de artması şart değil. Kudüs Savaşçıları, Lübnan'ı paramparça eden iç savaşın benzerine dönüşmekte olan Irak'taki çatışmanın aktörlerinden yalnızca biri."

Almanya'nın Duisburg kentinde dün 6 kişinin başlarına birer kurşun sıkılmış halde bulunması ardından Alman basını gibi İngiltere basını da "İtalya mafyasının iç hesaplaşması Almanya'ya mı taşındı" sorusunun yanıtını arıyor. Times haberi şu satırlarla duyuruyor:

"Yaşları 16 ila 29 arasında değişen 6 İtalya'nın 16 yıllık bir kan davasının kurbanı oldukları görüşü yaygın. Olayın, Calabria kentinde, 'şeref, namus' anlamına gelen N'Drangetha adlı yasadışı yapılanmasını oluşturan rakip grupların bir iç hesaplaşması olduğunu söylüyor İtalyan yetkililer.

Ancak grubun hesaplaşmayı yabancı bir ülke toprağına taşımasının da bir emsali olmadığına da dikkat çekiliyor. İtalya'da mafyayla mücadele birimine göre, N'Drangetha; şu anda dünyanın en güçlü mafya örgütlenmelerinden biri. Avrupa'ya giden kokainin yüzde 80'i, grubun ortaya çıktığı Calabria limanından geçiyor. Ayrıca portföyünde kara para aklama, haraç, silah kaçakçılığı ve kadın ticareti de var."

Times haberinde mafya yapılanmasının aslında Calabria bölgesinde odaklandığını; ancak son dönemde Milan kentinde yetkililerin, ekonomiye Calabria aksanıyla konuşan bazı kişilerin sızdığından yakındığını aktarıyor.

Yine Times; "Milan yakınlarında bir belediye başkanı; ihalelerden Calabria'lı müteahhitleri men edince, kendisine bir paskalya kutlama kartı gelmiş; zarfın içinde kartın yanı sıra bir de mermi varmış" ifadelerine de yer verdi.

İngiltere'de şans oyunlarında bir seferde verilen en yüksek ikramiyeyi kazanan talihliye ilişkin ayrıntılar Daily Telegraph geniş yer aldı.

"Avrupa'da sekiz ülkeyle birlikte İngiltere'de oynanan Euromillions'tan 35 milyon Sterlin, (yaklaşık 90 milyon YTL) tutarında ikramiye kazanan talihli, bir çocuk annesi Angela Kelly dün ortaya çıktı. 40 yaşında, postanede çalışıyor. Hemen işinden istifa etmiş.

Kazandığı ikramiyenin haftalık faizi, yıllık maaşının iki katı; yaklaşık 37 bin sterlin. İkramiye Angela Kelly'yi Prensler William ve Harry'den; ayrıca Manchester United'ın forveti Wayne Rooney'den de zengin hale getirdi.

Talihli kadın sekiz yıldır eşinden ayrı yaşıyor, ancak resmen boşanmamışlar. Eski eşi için 'çok iyi bir insan, ikramiyeden kendisine de pay vermekten mutluluk duyarım' diyor."

(BBC-CY-CY-ÖK-D)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı