Ikby'de İslami Hareketin Kurucusu Şeyh Osman'ın Oğlu Abdurrahman, Aa'ya Konuştu

Şeyh Abdurrahman: ''Dünya müslümanlarının AK Parti'den öğreneceği çok şey var''
"Mısır'daki Müslüman Kardeşler (İhvan ı Müslimin), 85 yıl sonra iktidara geldi ama kalmayı başaramadı. Ciddi değişikliklere gidemedi, AK Parti gibi basiretli bir siyaset yürütemedi"
"Kürdistan'daki muhafazakar partiler de AK Parti'nin, bu siyasetini takip edecek olurlarsa kazanırlar"
"Kürt bölgesindeki muhafazakar partiler, 'İslami Hareket'ten' doğdular. Ancak bir ilerleme kaydedemediler"

Irak'ın Kürt bölgesindeki İslami faaliyetleri başlatan ve buradaki ilk "İslami Hareketi" kurmasıyla bilinen Şeyh Osman Abdülaziz'in oğlu Şeyh Abdurrahman Osman, Ak Parti'nin, Arap dünyasındaki partilere benzemediğini, dünya Müslümanlarının bu partiden öğreneceği çok şey olduğunu söyledi. 

Şeyh Abdurrahman, çalışmalarını sürdürdüğü Erbil kentinde AA muhabirine Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) muhafazakar hareket ve partileri değerlendirdi. 

"Kürt bölgesinde İhvan'ın kurulmasına öncülük etti"

Babası Şeyh Osman'ın, Irak ve Kürt bölgesinde, İslami partilerin kurulmasına öncülük ettiğini ifade eden Şeyh Abdurrahman, "Hem buradaki İhvan-ı Müslimine kendini yakın hisseden gruplar hem de diğer medreseler, Şeyh Osman'ın ilmi derinliği nedeniyle onu dini mercii olarak kabul ederek, bilgisinden istifade etmek istediler. Şeyh Osman, Kürdistan'taki etkinliğinden dolayı çalışmalarını aksatmadan devam ettiriyordu. Hitap ettiği kitlenin çok geniş olması nedeniyle Irak hükümeti sesini çıkaramıyordu" dedi. 

"Halepçe'deki İslami faaliyetlere zemin hazırladı"

Halepçe'de kurulan medreselerin ve orada yürütülen çalışmaların, İslami hareketin oluşmasına zemin hazırladığını belirten Şeyh Abdurrahman, "Kürdistan bölgesinde özellikle Halepçe bölgesinde İslami eğitim veren çok sayıda medrese vardı. Bu medreselerde okuyan talebeler, İran ve Irak'tan gelirlerdi. Dedem Şeyh Abdulaziz, babam Şeyh Osman ve Molla Salih, medreseleri İslami hareketlerin merkezi olarak yönetiyorlardı. Medreselerde, İslami düşünce dünyasına ait fikirler veriliyordu. Verilen eğitim, muhafazakar şahsiyetler yetiştirmeye yönelikti. Bu büyük şahsiyetlerin çalışmaları, çok ses getiriyordu ve herkes bunu fark ediyordu" diye konuştu. 

"İslami Hareket, Kürdistan'a savaşçı gönderdi"

Abdurrahman, 1987'de Irak hükümetinin artan baskıları nedeniyle babası Şeyh Osman ve çevresindeki 11 bin kişinin İran'a göç etmek zorunda kaldığını hatırlatarak şunları anlattı:

"Zorunlu göçten sonra İslami Hareket, kısa süre içerisinde İran'da da örgütlendi ve Kürtlerin mücadelesine destek vermek için Irak'taki Kürdistan bölgesine savaşçı gönderdi. Doğrusu, Kürtlerin mücadelesini yürüten örgütler içerisinde İslami bir hareketin olmayışı büyük bir boşluk yaratmıştı. İslami Hareket, oluşan bu boşluğu doldurmak amacıyla kuruldu. Yani bu, İslam alimlerinin de bu süreçte aktif rol almasını sağlamaya yönelik bir girişimdi. Kerkük, Hanekin ve Erbil'de İslami Hareket'e bağlı peşmergeler, cephenin en ön saflarında yer alıyorlardı ve Saddam'ın askerlerine karşı üstün başarılar elde ediyorlardı. Mesut Barzani ve Celal Talabani, İslami Hareket'in bu yönünü çok iyi bildikleri için merhum babama büyük bir saygı duyuyorlardı. Özellikle Barzani, Şeyh Osman'a çok değer veriyordu."

"Muhafazakar partiler, bu hareketten doğdular"

Hala faaliyet gösteren Halepçe merkezli İslami Hareketin (Bizotnewe), Şey Osman'ın kurduğu hareketle artık bir ilgisinin kalmadığını ifade eden Abdurrahman, "İslami Hareket Partisi'nin ismini değiştirmesini, bu olmuyorsa merhum babamın adının ve misyonunun bu parti tarafından kullanılmamasını istiyoruz" ifadesini kullandı.  

Babası Şeyh Osman'ın vefatından sonra İslami Hareketin parçalandığını kaydeden Abdurrahman, Ali Bapir'in liderliğindeki Komala İslam, Ensarul İslam ve Kürdistan Birlik Partisi'nin (Yekgirtu) bu hareketten doğduğunu söyledi.  

"Ak Parti örnek alınmalı"

Abdurrahman, IKBY'deki muhafazakar partilerin, bir ilerleme kaydedemediğini, bu partilerin, hizmet sunmada ve proje üretmede zayıf ve yetersiz kaldığını belirterek, "Türkiye'deki Ak Parti tecrübesinin ve modelinin örnek alınması gerektiğini" vurguladı. 

Abdurrahman, şöyle konuştu:

"AK Parti, Arap dünyasındaki partilere benzemiyor. Dünya Müslümanlarının, bu partiden öğreneceği çok şey var. İhvan'dan bahsedecek olursak 85 yıl sonra iktidara geldi ama kalmayı başaramadı. Ne askeri, ne yargı ve ne de öteki alanlarda ciddi değişikliklere gidemedi. Ak Parti gibi basiretli bir siyaset yürütemedi. Bizim buradaki siyasi partiler de Ak Parti'nin, bu siyasetini takip edecek olurlarsa kazanırlar. Kürdistan'daki muhafazakar partilerin, önceki seçime oranla oyları azaldı. Mesela Yekgirtu, önceki seçimde 220 bin oy alırken bu seçimde 190 bin oy aldı. O nedenle, ciddi bir yenilenmeye ve siyaset değişikliğine gitmeleri gerekiyor."

"Merhum Erbakan'la güçlü ilişkilerimiz vardı" 

Necmettin Erbakan'ın başbakan olduğu yıllarda Kürdistan İslami Hareketi'nin Ankara temsilciliğini yaptığını hatırlatan Şeyh Abdurrahman, şunları anlattı:

"Babam Şeyh Osman, Erbakan'la benim de şahit olduğum birçok görüşme gerçekleştirdi. Babam ve Erbakan, Ortadoğu'da Müslümanların durumunu çok dert ediniyorlardı. Şeyh Osman, Erbakan'a Kürtlerle yaşanan sorunda muhafazakarların, daha aktif ve belirleyici rol almaları gerektiğini hatırlatıyordu. Erbakan da sorunun çözümü için ellerinden geleni yapacaklarını ve Kürtlerin mazlum bir millet olduğunu söylüyordu. Maalesef Erbakan, uzun süre iktidarda kalamadı ve arzu ettiği değişimleri gerçekleştiremedi." 

"AK Parti, beklentilerimizi fazlasıyla gerçekleştirdi"

Halihazırda Türkiye-IKBY ilişkilerinin iyi bir noktada olduğunu vurgulayan Abdurrahman Osman, çözüm süreciyle birlikte iki bölgenin siyasi, kültürel ve ticari ilişkilerinin daha da gelişeceğine işaret etti. 

"Hem Kürdistan hükümeti hem de Kürdistan halkı bu ticari alışverişten çok memnun ve kazançlı durumda" diyen Abdurrahman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK Parti, beklentilerimizi fazlasıyla gerçekleştirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan çözüm sürecinin başarılı olduğuna inanıyorum. Erbakan'ın başbakanlığı döneminde de benzer girişimlerde bulunulmuş ancak başarılı olunamamıştı. Çözüm süreciyle birlikte Kürtlerin mahrum bırakıldığı haklar da veriliyor. Önceleri yasaklanan Kürtçe ile bugün devletin resmi kanalında 24 saat yayın yapılıyor. Üniversitelerde, lisans ve yüksek lisans düzeyinde eğitim söz konusu. Kürtçe, okullarda seçmeli ders olarak okutuluyor. Bunun yanında ana diliyle savunma hakkının tanınması gibi bir gelişme yaşandı. Bunlar gerçekten çok önemli ve bizim bir zamanlar düşünemeyeceğimiz gelişmelerdir."

"AA'nın Kürtçe yayını önemli bir ilerlemedir"

Anadolu Ajansı'nın Kürtçe yayına başlamasını, demokratikleşme alanındaki ilerlemenin bir işareti olarak görmek gerektiğini kaydeden Abdurrahman, çözüm süreciyle birlikte yaşanan bereketin ve huzurlu ortamın böyle çalışmalarla taçlandırıldığını söyledi. - Erbil