İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hollanda'nın yurtdışında eşlerini getirmek isteyenlere yönelik uyguladığı sınavı eleştiren bir rapor açıkladı. Rapor Türkleri, memnun etse de "şimdiye kadar neredeydiler?" diyerek örgütü sitem ediyor.
Hollanda Azınlıklar ve Entegrasyon Eski Bakanı Rita Verdonk tarafından yurtdışından gelen eşlere yönelik uygulanan sınav engelinin insan hakları izleme örgütü tarafından ayrımcılık olarak tanınması Faslı ve Türkleri şaşırttı.
Özellikle aile birleşimi nedeni ile Hollanda'ya gelecek vatandaşların vize ön koşulu olarak öne sürdüğü, yurtdışında uyum sınavını ayrımcılık olarak tanımlayan İnsan Hakları İzleme Örgütü bu yasanın bir an önce kaldırılması gerektiğine dikkat çekti. Hollanda'da bu yasanın mağdurları olan gelin ve damatlarını Hollanda'ya getiremeyen aileler İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün bu konu ile ilgili açıklamalarını geç kalınmış bir açıklama olmasına rağmen geç de olsa kaldırılması yönündeki çalışmalarına sevindiklerini ifade etti. Türkler, bu söylem ile kendileri için bir umut ışığı olduğunu söyledi. Hollanda'ya aile birleşimi çerçevesinde sürekli yerleşmek üzere aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Batılı olmayan ülkelerden gelecek yabancılar için, kendi ülkelerinde girmek zorunda oldukları Hollandaca dil bilgisi sınavlarının başından beri "saçma" olduğunu savunduklarını ifade etti. Türkler, sınavın bir araç olduğunu belirterek Hollandalı Türkler, açıklamayı, "Sınav bahane, amaç Hollanda dışı evliliklerin önüne geçmek" olarak değerlendirdi.
Hollanda'da görev yapan hukukçulardan Nazmi Türkkol, "Hollanda Hükümeti, Türkiye ile AB arasında imzalanan Ankara Anlaşması, Katma Protokol ve Ortaklık Konseyi hükümlerini, (1980 yılında imzalanan Ortaklık Protokolünü) yeterince ciddiye almayarak, uyum yasasını yürürlüğe sokmakta ısrar etti. Sonucu ciddi bir ayrımcılık olduğu insan hakları izleme raporu ile tescillendi. Aslında birazda şaşırdık. Şimdiye kadar nerde idiler. Yinede memnun olduk bu açıklamalardan. Artık bu yasanın düşürülmesi lazım" şeklinde konuştu.
Hollanda'daki Türk kamuoyunda "evlilik sınavı" alarak da bilinen uygulama kapsamında, evlenme yoluyla bu ülkeye yerleşmek üzere gelecek kişilerin, önce Türkiye'de Hollandaca sınavına girmeleri ve bu sınavda başarılı olmaları gerekiyor. Hollanda'ya geldikten sonra da bu kişilerin 500 saat uyum kurslarını izlemeleri zorunlu kılınıyor. Türkiye'deki sınavlara 400 Euro dolayında harç parası yatırılarak girilebiliyor. Başarılı olunamadığı takdirde yeniden sınava girme hakkı tanınıyor, ancak her seferinde harç parası yeniden isteniyor. Hollanda Kanada, ABD, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile AB üyesi dışındaki ülkelerden gelecek yabancıların ülkeye gelişlerini kısıtlamak amacıyla, önce kendi ülkelerinde Hollandaca dil sınavına tabi olmalarını öngören uygulamayı 15 Mart 2006 yılında yürürlüğe koymuştu. Uygulamanın yürürlüğe konulmasından sonra Türkiye'den gelenlerin sayısında önemli oranlarda azalma görüldü.
Hollandalı Hukukçu Prof. Boeles: "Türklere iki farklı uygulama söz konusu olamaz"
Hollanda'nın önde gelen hukukçularından Leiden Üniversitesi Hukuk Profesörü Doktor Pieter Boeles, "Bu tür uygulamalara karşı, AB birlik üyesi ülke hükümetlerinin bu hakları kısıtlayan onlarca karar ve uygulamalarına karşı hukuksal yoldan mücadele edilmeli. Bu mücadelenin, örgütlü ve gerekirse bir fon oluşturularak AB Yüksek Mahkemesi ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Mahkemesi düzeyinde sürdürülmeli. Özellikle AB ülkelerinde bulunan ikinci kuşak Türk vatandaşları yapılan antlaşma ve Ortaklık Hukuk kararları ile AB ülke vatandaşlarıyla aynı statüdeler. Bu haklar yasalar ile garanti altına alınmıştır. Hollanda'daki Türklere yönelik ikinci bir uygulama, iki farklı uygulama söz konusu olmaz"