Hizmet İş Sendikası Eğitim Semineri

Hizmet İş Sendikası Genel Başkanı Arslan: "Başta Reyhanlı saldırısı olmak üzere Gezi Parkı'ndaki gelişmeler ve son Lice olayları çözüm sürecini engellemeye yönelik provakasyonlardır"
"Ağrı Dağı'nın eteğinde yirmi yıldır ilk defa kuzuların meleşdiğini gördük"
"Yıkarak, yakarak, tahrip ederek, ötekileştirerek demokratik talepler seslendirilemez"

Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Başta Reyhanlı saldırısı olmak üzere Gezi Parkı'ndaki gelişmeler ve son Lice olayları çözüm sürecini engellemeye yönelik provakasyonlardır" dedi.

Arslan, Rize'de Hizmet-İş Sendikasının Doğu Anadolu temsilcilerinin bölgesel eğitim seminerinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, çözüm sürecinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli projesi olduğunu söyledi.

Bir Türkiye projesi olması sebebiyle projeyi engellemek, sabote etmek isteyenlerin olabileceğini ifade eden Arslan, "Başta Reyhanlı saldırısı olmak üzere Gezi Parkı'ndaki gelişmeler ve son Lice olayları aslında Türkiye'nin  çözüm sürecini engellemeye yönelik provakasyonlardır. Bu ve benzeri provakasyonların olabileceğini akıldan çıkarmamamız lazım. Bunun için dikkatli ve sorumlu olmalıyız. Herkes Türkiye'nin kendine özgü şartlarından oluşturduğu bu çözüm süreci projesinin akamete uğramaması için çaba sarf etmeli" ifadelerini kullandı.

Çözüm süreciyle alakalı Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki izlenimlerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunduklarını belirten Arslan, raporda şunları ifade ettiklerini söyledi:

"Bu süreç geriye dönülmez bir süreç olmuştur. Bundan sonra geriye dönüş Türkiye'nin ve bölgenin yıkımı olur. Buna asla izin vermemek lazım. Önümüzde ciddi engeller var. Hem Türkiye olarak hem de bölge olarak yeni reformlara ve demokratik açılımlara ihtiyaç var. Bölge halkının yaşadığı acıları dindirecek düzenlemelere ihtiyaç var."

Arslan, uluslararası güçlerin müdahil olmadığı, Türkiye'nin kendi dinamikleriyle oluşturduğu sürecin ülkenin geleceği açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Patlamayan silahlar bölgede büyük bir memnuniyet oluşturmuştur. Biz Ağrı Dağı'nın eteğinde yirmi yıldır ilk defa kuzuların meleşdiğini gördük. İlk defa barış türkülerinin söylendiğini gördük. Hakkari Sümbül Dağı'nda halkın ilk defa hayvanlarını otlattığını gördük. Bu da gerçekten bölgede barış ortamının ne anlama geldiğinin çok açık göstergesi" şeklinde konuştu.

Bölge insanının yüzde 72'si eşit yurttaşlık temelinde bir barış sürecinin tamamlanmasını istediğini kaydeden Arslan, Türkiye'nin doğusuda dahil bölünmeyi isteyen, özerklik isteyen insanalara rastlamadıklarını ifade etti.     

Arslan, Türkiye'nin yüzde 82,5'inin çözüm sürecini desteklediğini belirterek, süreç devam ettiği sürece desteğin artacağını düşündüğünü, Reyhanlı olayları, Gezi Parkı'nın ötesine geçen protestolar ve Lice'de yaşananların sürece olumsuz yansıdığını belirtti.  Arslan, çözüm sürecinin esasının Türkiye'nin bütünleştirme, demokratikleşme süreci olduğunu söyledi. 

Çok samimi içten taleplerle yola çıkan bazı eylemlerin bile daha sonra Türkiye'yi kaosa sürüklediğini herkesin gördüğünü dile getiren Arslan, "Demokratik taleplerimizi özgür bir şekilde ortaya koymalıyız. Yıkarak, yakarak, tahrip ederek ötekileştirerek demokratik talepler seslendirilmez. Bunlar demokratik olgunlukla bağdaşmaz" dedi. 

Barışın sadece barış demekle olmadığını, barış diyenlerin bile dilinin nefretle yüklendiğini görünce üzüldüğünü vurgulayan Arslan, "Barışı bütün içtenliğimizle yenilemeliyiz ve bunu içselleştirerek üslubumuza da bunu yansıtmalıyız" şeklinde konuştu.     

Arslan, Türkiye'nin 21. yüzyılda oyun kurucu ülke olarak, bölgesinde güçlü bir ülke olması için mutlaka çözüm sürecini başarıyla tamamlaması gerektiğini sözlerine ekledi. - Rize






reklam
Reklam