Adana'da engelli gencin sazını dolandırıcılık yöntemiyle çalan hırsız kayıplara karıştı. "Böyle hırsızlık da olur mu?" dedirtecek, olay Çakmak Caddesi üzerindeki Hilal İş Merkezi'nde meydana geldi.
Adana'da özel bir müzik merkezinde çalışan görme ve bedensel engelli Barış Bingöl (28), kendisi gibi ama ve zihinsel özürlü kardeşi İlyas (26) ile beraber program yaptığı arkadaşı Rıfat Hınış'ı ziyaret etmek etmek için işhanın önüne geldi.
Şal Türkü Evi'nde çaldığı sazını kardeşi İlyas'ın eline veren Barış Bingöl işhanı girişinde yolda kullandığı beyaz bastonunu da bağlama kılıfının cebine koydu.
Bu sırada 20-25 yaşlarındaki bir kişi, yaklaştığı 2 engelli kardeşi asansöre bindirme konusunda yardım etmek istedi. Bu teklifi memnuniyetle karşılayan engellilerden ilk başta konuşmak için cep telefonlarını isteyen zanlı, olumsuz cevap aldı.
Daha sonra asansöre bindirme işlemi sırasında 'taşımak bahanesiyle' İlyas'ın elindeki sazı alan şüpheli, engellileri bırakıp, sesizce işhanından uzaklaştı.
Kirli sakallı, beyaz kolsuz tişörtlü, kot pantolonlu şahıs, işhanının güvenlik kamerasına takıldı. 'Ekmek teknesi sazını' bir dolandırıcıya kaptırmanın şaşkınlığını yaşayan Barış Bingöl, polise şikayette bulundu. Ekipler, güvenlik kamerasındaki şüphelinin görüntülerini incelemeye alırken şikayetçi olan Bingöl, Beşocak Polis Merkezi'nde ifade verdi.
Üçü engelli 4 çocuklu bir ailenin bireyi olan Barış Bingöl, aynı zamanda Altı Nokta Görme Engelliler Derneği'nin üyesi.
21 yıldır müzikle uğraştığını ifade eden Bingöl, bağlı olduğu derneğin Kültür Bakanlığı'nın destekleriyle Türkiye genelinde düzenlediği 'saz ve ses' yarışmada birinci olmuş. Buradan kazandığı 750 YTL ile bu bağlamayı aldığını bundan dolayı maddi değerinden çok, kendisi için manevi kıymettinin olduğunu vurgulayan Bingöl, bir gün başına böyle bir hadisenin gelebileceğini aklına getirmediğini söyledi.
Çalınan bağlamanın bir yarışmada kazandığı başarının karşılığı 'ilk göz ağrısı' olduğunu dile getiren Bingöl, yerel televizyonlarda da program yaptığını kaydetti.
Özürlü kardeşlerinin geçimini de bu meslekten sağladığını anlatan Bingöl, "Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bağlamamı çalanı, Allah bildiği gibi yapsın. Demek ki adamda Allah korkusu yokmuş. O'nu vicdanıyla başbaşa bırakıyorum." dedi.
Yol kontrolünü sağladığı beyaz bastonunu sık sık geldiği işhanı girişinde toplayıp sazın kılıfı cebine koyduğunu anlatan Barış Bingöl, "Adam asansörün kapısında ismini vermeden, 'ben burada kuyumcuyum' deyip, cep telefonumu istedi. O sırada biraz şüphelendim. Telefonda kontör olmadığını söyledim. Kardeşim zihinsel engelli olduğu için kulağına fısıldayıp, sazı elinden alıyor." şeklinde konuştu.
Erzurumlu ailenin ikinci çocuğu olan Bingöl, 'elim-kolum' dediği bağlaması çalındıktan sonra neyle program yapacağını düşündüğünü aktardı.
Yüksek gelire sahip olmayan, ekmeğini bu sanattan kazanan biri olduğunu hatırlatan Bingöl, enstürmanın bir müzisyenin çocuğu gibi olduğunu vurguladı.
Bingöl, şunları söyledi: "Çantam, cep telefonum gitseydi, bu kadar dokunmazdı bana. Ama bağlamam öyle değil. Şu an piyasa değeri bin YTL olan bu aleti, adam belki 100 YTL'ye satacak. Çok üzgünüm."
Dolandırıcaya Aşık Veysel'in "Ben gidersem, sazım sen kal dünyada/ Gizli sırlarımı aşikar etme/ Lal olsun dillerin söyleme yada/ Garip bülbül gibi ahu zar etme" dizeleriyle seslenen Barış Bingöl, kısa sürede bağlamasına kavuşmayı diledi.
Bingöl'ün, İlke Müzik Merkezi'nin sahibi saz arkadaşı Rıfat Hınış, bugüne kadar bilgisayar, cep telefonu vb. bir çok gasp, hırsızlık olayı duyduğunu fakat ilk kez bir engellinin elindeki bağlamanın çalındığına tanık olduğunu belirtti.
Hınış, "Çok tuhaf bir şey. Allah'ından bulsun. Vahim bir durum. Diyecek bir şey bulamıyorum." ifadelerini kullandı.