Zirve Yayınevi cinayeti duruşmasına sanıkların ek iddianamede yer alan nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlamasıyla ilgili savunmaları ile başlandı. 5 tutuklu sanık da bir sonraki duruşmada savunma yapmak için süre talep edince, mahkeme sanıkların bu konudaki savunmalarının bir sonraki duruşmada alınmasına karar verdi.
Sanık Emre Günaydın'ın avukatı Niyazi Tokmak, Emre Günaydın'ın hala tek odada ve sürekli ışık altında tutulduğunu belirterek, bu nedenle psikolojisinin bozulduğunu iddia etti. Mahkeme ise bu konuda güvenlik tedbirlerinin kaldırılması kararını verdiğini ve konunun cezaevi savcılığı yetkisinde bulunduğunu belirtti..
Duruşmada ilk tanık olarak Ozan Dağhan Çobanoğlu dinlendi. Öğrenci olan Çobanoğlu, Emre ile internette chat ortamında tanıştığını, kendisine Hıristiyanlıkla ilgili sorular sorduğunu anlattı. Çobanoğlu, Kocaeli pastörü Wolfgang'ın bacanağı olan Malatya pastörü Necati Aydın'ın e-mail adresini Emre Günaydın'a verdiğini ifade etti. Sanıklarla hiç yüzyüze görüşmediğini belirten Çobanoğlu, Emre'yi kendisini Aynur rumuzlu internette yazıştığı bir kişinin yönlendirdiğini açıkladı. Emre ile bir kez de telefonla konuştuğunu dile getiren Çobanoğlu, Emre'nin sorularını çok masum bulduğunu ve Hıristiyanlık konusunda hiç bilgisi olmadığı kanaati edindiğini belirterek, bu nedenle Necati Aydın ile irtibatlandırmakta sakınca görmediğini dile getirdi.
Duruşmada, sanık avukatlarının sorduğu Hıristiyanlık içerisindeki cemaat yapılanması ve Necati Aydın ile Wolfgang'ın görevlerine kim tarafından atandığı konusu tartışmaya neden oldu.
Mağdur avukatları sorulara itiraz ederken hakim de, konuşulanların davaya bir katkısı olmayacağını belirterek, soruları reddetti.