Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik, sosyal taraflarla varılan uzlaşma gereği getirecekleri önergelerle herkesin 'evet' diyebileceği bir tasarı hazırladıklarını söyledi. Bakan Çelik, ''Türkiye'nin sosyal güvenliğini, 50-60 yıllık bir perspektifte görme zorunluluğu var' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı üzerine muhalefetin yaptığı eleştirilere cevap veren
Faruk Çelik, Türkiye'nin nüfus yapısı, aktif-pasif oranındaki düşüklük, sosyal güvenlik açıkları ve mevzuatın dağınıklığı nedeniyle böyle bir tasarının zorunlu hale geldiğini kaydetti. Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminde 4 çalışana bir emeklilik düşerken, Türkiye'de 2 çalışana 1 emekli düştüğünü ifade eden Bakan Çelik, bu tasarının hazırlanması gerektiği konusunda siyasi partilerin ve sivil toplum kurluşlarının hemfikir olduğunu ancak, milletin kafasının karıştırılmaya çalışıldığını söyledi.
Tasarıyla ilgili siyasi değerlendirmeler yapıldığını, konunun politize edilmesinin doğru olmadığını dile getiren Bakan Çelik, sosyal güvenlikle ilgili günübirlik, mevsimlik düzenlemelerin, Türkiye'yi bugün ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bıraktığını kaydetti.
Tasarıyla emeklilik yaşının kademeli olarak 65'e çıkarılacağını hatırlatan Bakan Çelik, '65 yaşla ilgili çok acımasız değerlendirmeler yapıldı. 65 yaş uygulaması, 2036 yılından sonra kademeli bir şekilde 2048 yılında kadın-erkek 65 yaş emekliliği söz konusu. Yani 40 sene sonrasından bahsediyoruz'' diye konuştu. Bakan
Faruk Çelik, şöyle konuştu:
'Türkiye'nin sosyal güvenliğini 50 yıllık, 60 yıllık bir perspektifte görme zorunluluğu var. Bu, geleceğin 50 yılını, 70 yılını düzenlemeye dönük bir çalışmadır. Yoksa yarın yasa yürürlüğe girdikten sonra, 'vatandaşlarımız sanki 65 yaşında emekli olacaklarmış' gibi bir yakıştırmayı da doğru bulmuyoruz. Bu düzenlemeleri sosyal taraflarla uzunca konuştuk. Prim gününü dolduran vatandaşımız, prim gününü doldurduğu zaman hangi yaştaysa, emekliliği hangi yaştaysa, o yaşta emekli olacak.''
Faruk Çelik, sosyal taraflarla varılan uzlaşma gereği prim ödeme gün sayısının 7 bin 200 güne düşürüldüğünü belirterek, aylık bağlama oranının da sosyal taraflarla sağladıkları mutabakat gereği çerçevede değişikliğe gidildiğini kaydetti.