BİRGÜL VARDARLI İLE SİREN ERTAN ÇARMIKLI DA ÇOĞU ANNE - KIZ GİBİ BİRBİRLERİNİN HAYATLARININ MERKEZİNDE BULUNAN İKİ KADIN. BİRBİRLERİNİ ÇOK SEVEN, HER ZAMAN BİRBİRLERİNİN YANINDA OLDUKLARINI KARŞILIKLI OLARAK HİSSETTİREN, FARK ETTİRMEDEN DİĞERİNİ KANATLARI ALTINA ALMAK İSTEYEN İKİ KADIN ARALARINDAKİ İLİŞKİYİ ANLATTI.
Şamdan Plus'a 'Anneler Günü'ne özel annesi Birgül Vardarlı'yla röportaj veren Siren Ertan Çarmıklı: Bütün hayatım annemin 'Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, zenginliğine güvenme bir kıvılcım yeter' öğüdüyle geçti!..
* Nasıl bir çocuktu Siren Hanım?
BİRGÜL VARDARLI: Hayatta görebileceğiniz en uslu çocuktu. Hiç yormadı beni, ağlamazdı bile. O kadar usluydu ki, hasta zannederdim.
SİREN ERTAN ÇARMIKLI: Uyurken saatlerce sesim çıkmayınca öldüğümden endişelenir, gelip nefesimi dinlermiş.
* Siren Hanım'ın çocukluğunu ve genç kızlığını iki ayrı portre olarak çizmenizi istersem?
-B.V.: Siren çok güzel bir çocuktu, yolda yürüyemezdik, herkes sevmek için durdururdu. Çok da güzel bir genç kız oldu. Anne olarak onu 'güzel' diye tanımlamak bana düşmez belki ama kapıdan çıkarken içim titrerdi, o gelene kadar dua ederdim. Ben zaten nazardan çok korkarım.
-S.E.Ç.: Bak şimdi güzel olduğumu söylüyor! Benim tüm hayatım annemin 'Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, zenginliğine güvenme bir kıvılcım yeter' öğüdüyle geçti. Ben de bu söze göre yaşamaya çalıştım. Tabii annemin öğütleri bu kadar da değil (gülüyor); 'Büyüklerin önünde bacak bacak üstüne atılmaz', 'Şişeden su içilmez', 'Başkalarının buzdolabı açılmaz'...
* Siren Hanım'ın genç kızlığında güzelliği ile baş etmek zor oldu mu?
-B.V.: 17 yaşındayken falan tüm gözler üzerindeydi tabii ama zor olmadı çok şükür. Bir dönem çok tedirgindim fakat genç kız sahibi her anne bu duyguyu böyle hisseder.
-S.E.Ç.: Bir de benim 17-18 yaşlarım 80'li yılların sonuna denk geldi. Biliyorsunuz o yıllar çok frapan, çok dikkat çekici tarzda giyinilen disko yıllarıydı. Hayatımda hiç olmadığı kadar, göz kalemim o yıllarda vardı. Genç kızlığa geçtiğimiz için her şeye özeniyoruz tabii. İşte o zaman saçlar punk, kocaman takılar, abartılı makyaj... Yani annem adına durum çok korkunçtu.
* Birgül Hanım bugün çok şıksınız ama duru bir sadeliğiniz de var aynı zamanda...
-S.E.Ç.: Sade ama hep bakımlıdır. En hoş tarafı da estetik yaptırmıyor olması sanırım, çünkü hâlâ anneme benziyor!
* Annenizle kıyaslanınca her zaman daha süslü bir genç kadın oldunuz anlaşılan...
-S.E.Ç.: Evet, hep öyleydi.
* Annenizle mi daha yakındınız yoksa babanızla mı?
-S.E.Ç.: Aslında bu yaşa ve hayatımız boyunca yaşadığımız dönemlere göre değişiyor. Annem çocuklarına çok düşkündür, çocukları hayatının merkezidir. Bana her zaman, 'Hayatımın merkezi sensin' der ve ben de bunu hissederim.
-B.V.: Oğlum da var, belki garip olacak ama benim hayatım Siren'dir. Hep öyle oldu ve olacak.
* Sizin için en unutulmaz olan Anneler Günü anınızı hatırlıyor musunuz?
-B.V.: Siren bana her zaman özel hediyeler seçer. Hani derler ye hediyenin büyüğü, küçüğü olmaz diye, o ayrı tabii ama onun aldığı şeyler beni her zaman mutlu etmiştir, bana ne alması gerektiğini bilir.
-S.E.Ç.: Ben hiçbir zaman kimseye gereksiz bir şey almam.
* Görüş ayrılığına düştüğünüz konular olmadı mı?
-S.E.Ç: Olmaz olur mu? Çok ama çok kavgamız olmuştur. Hâlâ çok tartışırız, çünkü birçok özelliğini alsam da yine de çok farklı yapıda iki insanız biz.
-B.V.: Bir tek dırdır. (gülüyor)
-S.E.Ç.: Evet, tahammülüm yoktur dırdıra, bir de odamın kapısının çalınmadan girilmesine... Benim görülmez bir alanım vardır ve o alanın içine girilmesini istemem, bu da benim yapım.
* Siren Hanım'ın çocukluğunda kardeşi ile ilişkisi nasıldı?
-B.V.: Hiç didişmediler. Oğlum çok saygılıdır ablasına, yani onun dediği kuraldır oğlum için.
-S.E.Ç.: Benim kardeşlerim anne ve babamın sonraki evliliklerinden ama hiçbir gün bunu hissetmedik. İşte bu da annemin başarısıdır! Gerçekten o kadar kendisini çocuklarını adamış bir insandır, ki hâlâ her kuruşunu ya bir gün bizim ihtiyacımız olursa diye biriktirir...
* Annenizle ilgili en unutamayacağınız şey nedir?
-S.E.Ç.: Annem geçenlerde benim için birine 'Hayırlı evlat' dedi. Hayatında benim için söylediği en güzel, en önemli iltifattı. Gerçekten çok sevindim çünkü hep bunu olmak istemişimdir.
* Annenizin hangi huylarını aldığınızı düşünüyorsunuz?
-S.E.Ç.: Evime çok özenliyimdir, bu huyumu annemden almışım. Bizim evimizde her öğün düzenli bir şekilde yenirdi. Hayatım boyunca hep yemek masasında yemek yedik. Sonraki yıllarda arkadaşlarımın bekar evlerinde ya da evli arkadaşlarımın TV önünde tepside yemek yemelerini hep yadırgamıştım, çünkü hep yemek sofrasının kurulmasına, masa örtüsüne, tuzluğu ve karabiberiyle, tatlısıyla-tuzlusuyla o sofra düzenine alışıktım. Hafta sonları dışarıda yemek yenmelidir gibi gelir bana hep, çünkü annem bizi dışarı çıkarırdı. Sanırım 'kalite' takıntım da annemden, çünkü çok varlıklı bir aile olmasak da hep, 'Ucuz etin yahnisi yavan olur' derdi. Pahalı bir şey almak istediğimde durdurmak ister, ben de ona hep bu sözünü hatırlatırım. Onun dışında annemin ve babamın farklı güçlerini almışım ben. Dünyayıkılsa benim annem yine çocuklarına bakar.
* Siren Hanım'ın rahatsızlığını ilk haber aldığınız an ne yaptınız?
-B.V.: Siren aradığında sokaktaydım, eve gittim, bağıra bağıra ağladım. Tanıdığım herkesi aradım. Her aklıma geldiğinde de burnumun direği sızlıyor, her seferinde de ağlıyorum. Ama haberi aldığımda ağlarken de, 'Hiçbir şey olmayacak benim çocuğuma' diyordum. Öyle hissetmek istedim. Zaten hiçbir anne de bu durumun aksini düşünemez. Size tavsiyem de şu: Elbette hepimiz inançlı insanlarız ama inancınızı asla kaybetmeyin. Tüm kalbinizle sığının. Hayatta her şeye sahip olabilirsiniz ama sağlık çok çok önemli.
* Anneniz de tasarımlar yapıyor, houte couture ev tekstili tasarlıyor. Neler yapıyorsunuz beraber?
-S.E.Ç.: Ben küçükken annem dikiş dikerdi. Zaten üniversiteden önce ondan öğrendim birçok şeyi. Kopan düğmelerimi kendim diker, sökülen paçalarımı kendim sürfile yapardım. Şimdi beraber, isteyen kişilere evlerinin tarzına, yemek takımlarına, masa ölçülerine uygun, çok özel masa örtüleri tasarlıyoruz. Kumaş almayı, dantelleri boyamayı, birtakım malzemeleri birarada kullanmayı ilk annemden öğrendim zaten.
-B.Ç.: Boynuz kulağı çoktan geçti.
* Özel günlerde anneniz için kıyafetler tasarlar mısınız?
-S.E.Ç.: Tabii, her zaman. Üstündeki gömlek de benim üretimim. Zaten annem bensiz alışverişe gitmeyi sevmez, bensiz salonunun duvar rengini bile seçmez.