Bayrampaşa Cezaevi'ndeki "Hayata Dönüş Operasyonu"nun ardından 167 tutuklu ve hükümlü hakkında "Cezaevi idaresine karşı silahla toplu ayaklanma" suçundan açılan davaya devam edildi. Davanın görüldüğü adliye önünde bir açıklama yapan TAYAD'lılar, kamu görevlileri hakkında açılan davanın zaman aşımından düşmesine tepki gösterdi.
Bayrampaşa Cezaevi'nin resmen kapatılacağı bugün, 19 Aralık 2000 tarihindeki Hayata Dönüş Operasyonu'nun davası da görüldü. Eyüp 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma öncesi Tutuklu Aileleriyle Yardımlaşma Derneği'ne (TAYAD) üyesi bir grup basın açıklaması yaptı. 19 Aralık 2000 tarihinde gerçekleştirilen Hayata Dönüş Operasyonu'yla ilgili açıklamayı TAYAD Başkanı Mehmet Güvel gerçekleştirdi.
Güvel, olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında açılan davanın 23 Haziran 2008 tarihinde zaman aşımından düşürülmesini eleştirdi. Kendileri hakkında açılan davanın da aynı tarihlerde açıldığını belirten Güvel, "Ne gariptir ki bizim davamız zaman aşımından düşmedi. Ama biz de düşmesini istiyoruz. Çünkü biz haklıyız ve mağduruz. Olayın sorumluları hakkında açılan davanın sanıkların ifadesi dahi alınmadan zaman aşımından düşürülmesi büyük bir pervasızlıktır. Mahkeme heyeti bu davayı ortadan kaldırdı. Peki bu katliamın sorumluları ne olacak? " şeklinde konuştu.
Bu arada duruşmaya katılan sanık avukatlarından Taylan Tanay, davanın hakiminin yine değiştiğini belirterek, "Bugün Bayrampaşa operasyonu davasının bir klasiğiyle karşılaştık. Duruşmaya girdiğimizde 25. hakimle karşılaştık. Onlarca klasörlük dava dosyasıyla hiçbir ilgisi olmayan bir hakim davaya bakacak. Bilirkişi raporları doğrultusunda derhal beraat kararı verilmesini istedik. Biz sanıklar ve müdafileri olarak davanın zaman aşımına girmesini istemiyoruz. Kamuoyunun 19 Aralık'ta yaşanan gerçekleri bilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ortaya çıkan bütün belgeler ve raporlar ışığında biz beraat kararı verilebileceğini düşünüyoruz. " şeklinde konuştu.
Avukat Tanay, "Bayrampaşa Cezaevi bugün kapanıyor. Neler söyleyeceksiniz?" şeklindeki soruya ise "Bayrampaşa Cezaevi kapatılmamalıydı. Burada operasyonlar sonrası C blok mühürlenmişti. Fakat dönemin bakanı Hikmet Sami Türk yasaları çiğneyerek burayı basına gezdirdi. C Blok'un özelikle korunması gerekirdi. Burada bir tarih var. 12 tutuklu ve hükümlü burada hayatını kaybetti. 6 kadın diri diri yakıldı. Bu halkın vicdanı orada saklı" diye konuştu.
Bu arada duruşma sırasında sanık avukatları ve savcı arasında sert tartışmalar yaşandığı öğrenildi.