Devlet eski bakanlarından, Gazeteci - Yazar Hasan
Celal Güzel,
AK Parti hakkında açılan kapatma davasının adalet değil iktidar kavgası için başlatılan bir dava olduğunu söyledi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) konuğu olarak Kayseri'ye gelen Hasan Celal Güzel, işadamlarına Demokrasi, Millet ve Devlet konulu bir konferans verdi. Konferansta Tanzimat Fermanı'ndan bugüne Türk siyasi tarihini mercek altına alan Güzel, Türkiye'nin son dönemde yaşadıklarının yakın tarihindeki benzer olayların kopyası olduğunu ifade etti. Türkiye'deki siyasi kargaşaların Avrupa'da yetiştirilen Jöntürklerle birlikte başladığını belirten eski Bakan, özellikle 1960 darbesinden sonra beş ayaklı bir jakoban (tepeden inmeci) bürokratik oligarşinin devleti iktidar olmadan milleti yönetmeye başladığını ifade etti. Bu yapının ilk ayağını Cumhuriyet Halk Partisi'nin(CHP) oluşturduğunu belirten Güzel, "Türkiye'de 1960 darbesinden sonra jakoben oligarşi bürokrasinin beş unsuru açıkça öne çıkmıştır. Birincisi CHP'dir. Her zaman seçimden yenik çıkmıştır ancak hala halkı kabul etmeyen, demokrasiye hazmı olmayan bir faşist partidir. İkinci unsuru maalesef CHP oligarşinin provake ettiği silahlı kuvvetlerin darbeci güçleridir. Yozlaşmış bazı insanlardır. Üçüncü unsur siyasileştirilmiş yargıdır. Eğer hukukçuların tamamı kendilerini tank tüfek gibi darbeci güçlerin malzemesi yapmasıydı demokrasiyi çoktan oturtmuştuk. Adalette tuz kokmuştur. Oligarşinin dördüncü ayağı YÖK ve rektörlerdir. Kara cübbelilerdir. Jakoben oligarşinin son ayağı ise medyadır: Yani bir kısım medyadır." dedi.
Son dönemde yaşananlarında bu parametrelerle değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Güzel, "Millet iradesine, söz konusu yapının ayaklarından birisi her zaman 'dur' demektedir. Tarihimiz boyunca jakoben oligarşi darbeler yaparak halka kendini yönetme fırsatı vermemektedir. " dedi. "AK Parti hakkında açılan kapatma davası da jakoben oligarşinin üçüncü ayağı olan hukuk eliyle yapılan bir mini darbedir" diyen Güzel, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın iddianamesin bir kısım medyanın asılsız haberleriyle dolu saçma sapan bir iddianamedir. AK Parti'nin kapatılma nedeni olarak açıklanan iddianame tutarsızdır ve Cumhuriyet başsavcısı siyasi etki altına alınarak hazırlamıştır. Ortada suç yoktur. AK Parti'nin suçu halkın, toplumun partisi olmasıdır, oligarşi içinde olmamasıdır. Refah ve Fazilet partisinin de suçu yoktu. Ancak sudan gerekçelerle kapatıldılar. Aynı şey AK Parti içinde olacak maalesef. Türkiye'de son günlerde yaşadığımız bu bunalım günlerinin sebebi hukuki değildir. Bu tamamen, resmen, alenen bir iktidar kavgasıdır. Bir güç yarıştırmasıdır. Denmek istenen şudur; 'Mademki eşinin başörtüsü olan bir cumhurbaşkanı seçtiniz, başörtüsü yasağını kaldırdınız. Bizde sizin partinizi kapatırız.' Olayın özeti budur." diye konuştu.
İşadamlarını demokrasi mücadelesi için dik durmaya çağıran Güzel, "İnsanların görevi sadece 4-5 yıldı bir seçim sandığına giderek idarecisini seçmek değildir. Nasıl hükümeti politikasından dolayı eleştiriyorsanız elbette onların başına zorbalıklar geldiği zamanda yanlarında olmak zorundasınız. Bugüne kadar 39 farklı kentte konuşma yaptım. AK Parti iktidarından hiçbir beklentim yok. AK Parti değil söz konusu olan, benim iradem, halkın iradesidir. Eğer ben bu mücadeleyi yapmazsam gece uyuyamam. Biraz izzeti nefsiniz varsa sizinde uyuyamamanız lazım. Halka millete sahip çıkmalısınız. 7 tane bürokratın 70 milyonun oyunu çöpe atmasına göz yumamayız. Niye Paris sokaklarında darbe yapılmaz, niye Londra'da darbe olduğu gözlenmez. Çünkü orda bunları yapacak olursanız halk onları darbecilerin başına geçirir. Artık milletin de uyanma ve uyarma zamanı gelmiştir. Şiddeti tavsiye etmiyorum. Telkinlerle, elektronik maillerle demokrasiye, iradenize sahip çıkın. " şeklinde konuştu.