Haber Tarihi: 03 Şubat 2010 Çarşamba Saat 16:12
Cihan Haber Ajansı  [1901445]

Hakkari Özgür Yaşam Derneği, Balyoz Darbe Planına Tepki Gösterdi

Hakkari'de Özgür Yaşam Derneği, Taraf Gazetesinin Ortaya Çıkardığı Balyoz Darbe Planına Tepki Göstererek, Planı Hazırlayan Kişilere Yönelik Gerekenin Yapılması İstendi.

Haber: Hakkari Özgür Yaşam Derneği, Balyoz Darbe Planına Tepki Gösterdi

Hakkari'de Özgür Yaşam Derneği, Taraf gazetesinin ortaya çıkardığı Balyoz darbe planına tepki göstererek, planı hazırlayan kişilere yönelik gerekenin yapılması istendi. Hakkari Özgür Yaşam Derneği üyeleri, Bulvar Caddesi üzerinde toplanarak protesto açıklaması yaptı. Açıklamaya bazı sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar da katılarak destek verdi. Açıklamayı Özgür Yaşam Derneği Başkanı Şanser Kutluk yaptı. Balyoz darbe planını '12 Eylül darbesi' ile örneklendiren Dernek Başkanı Kutluk, şunları kaydetti: "Balyoz darbe planı artık bu sisteme neşter atmanın vaktinin geldiğini göstermektedir. Bu ülkenin başına bela olan haramzade güruh yıllar yılı yönetebilecekleri bir halk yaratmak için fiili ve resmi ve resmi darbeler yoluyla bu halkı hizaya getirmeye çalışmışlardır. Anadolu insanını 'çarıklılar' olarak gören ve onların yönetme kabiliyetine sahip olmadıkları iddiası ile 'değeri kendilerinden menkul' haramzade güruh yönteme hakkını, halkla paylaşmayı asla kabul etmemişlerdir. 10 yılda bir tertip edilen bu darbeler, muhalif unsurların yok edilmesi ve ülkenin büyük bir ekonomik yıkımla çıkmasına neden olmuştur. Bu darbe süreçlerinde en çok zarar görenler özelde Kürtler genelde ise muhalif kesimler olmuştur. Buna örnek verecek olursak; 12 Eylül darbesinde TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu. 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. Kürtçenin konuşulması yasaklandı. Kürtçe müzik yaptığı için ve Kürtlerin insani haklarını talep ettikleri için binlerce insan yurt dışına kaçmak zorunda kaldı." Bu sürecin 28 Şubat sürecinde İslami camiaya yöneldiğini işaret eden Kutluk sözlerine şöyle devam etti: "Dindar insanlara karşı uygulanan baskı ve yıldırma politikaları sonucu insanlar işlerinden atıldı, 8 yıllık kesintisiz eğitim garabeti ortaya çıkarılarak yine sistemin inşa ettiği imam hatip okullarında okuyan öğrenciler 2. sınıf insan muamelesine tabi tutulmuşlardır. Birçok öğrenci inancı ve eğitimi arsında tercih yapmak zorunda bırakılarak gayri insani bir muameleye tabi tutulmuşlardır. Cuntacıların yukarıda yaptıklarının aslında ne kadar da hafif kaldığını Balyoz darbe planı ile ortaya çıkmaktadır. Camileri bombalamayı, çocukları öldürmeyi düşünecek kadar gözü dönmüş olan bu güruhun anlayışının hayatımızda devam ettiğini kanıtlayan birçok örnek ile halen karşılaşmaktayız. Darbe ürünü olan anayasal kurumlar İzmir'de dtp konvoyuna taş atan kadına suç unsuru bulmazken, küçük Berivanları 15 yıl hapse mahkum edebilmekte, 1000 Kürt çocuğunu hapse tıkayabilmektedir. Bizlerin isteği planları hazırlayan kişilere yönelik gerekenin yapılmasıdır." Dernek üyeleri ve bazı sivil toplum örgütleri ellerinde taşıdıkları Kürtçe ve Türkçe pankartlarla slogan attı. Grup ellerinde 'Kürt çocuklarının yeri hapishane değil okuldur', 'Çeteler halka hesap verecek', 'Biz özgür demokrasi istoruz', 'İndir balyozu bitir milleti-Cunta', 'İzmirli sarışına Batmanlı Berivana eşit hukuk' pankartlarını taşıdı. Yapılan basın açıklamasının ardından grup sessizce dağıldı. (CİHAN)

6/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12