''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı ve Açık İstihbarat adlı internet sitesinin sahibi Halil Behiç Gürcihan, kendisine ait USB diskteki belgelerin eğitim amaçlı olduğunu belirterek, ''Ne bomba şemasının bir bomba yapma kastıyla ne de şifreli konuşma notlarının bir örgüt içi gizli iletişimle bağlantısı var'' dedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada sorgusu yapılıp savunması alınan Gürcihan, bilgisayarındaki ''Operasyon Kırık Ay'' başlıklı metnin de iddia edildiği gibi terör örgütüyle ilgili değil, gerçek bir senaryo çalışmasının hazırlık metni olduğunu söyledi.
Gürcihan, şöyle konuştu:
''Bütün bu fikri çalışmaların anlamsız, hukuksuz ve vicdansız bir niyet okuma ile bir terör örgütünün propaganda ve taban kazanma faaliyeti olarak değerlendirilmesi, Türkiye'de her türlü yaratıcı, edebi faaliyeti bir propaganda, taban kazanma faaliyeti olarak yorumlayacak faşizan bir yıldırma ortamına zemin hazırlayacaktır.
'Çuval Olayı' gibi Türk tarihinin en önemli olaylarından biri konusunda bir araştırmacı yazarın kitap ve senaryo çalışması yapmasında anormal ve hukuk dışı hiçbir unsur bulunmamaktadır. İddianamedeki sağlıksız ve hukuksuz mantık yürütme ciddiye alınırsa, Çuval Olayı'nı filmleştiren Kurtlar Vadisi ekibinin de Ergenekon terör örgütünün propaganda ve taban oluşturma faaliyetlerine hizmet ettiği fikri ortaya çıkacaktır ki bu durumda Türkiye'de yapılmış her fikir ve sanat faaliyeti bir terörist faaliyet gibi damgalanabilecektir.''
Ortada Türk Ordusu'nu yıpratan değil, onurlandıran bir çalışma bulunduğunu savunan Gürcihan, ''Ayrıca, söz konusu metinlerde Hükümet'e yönelik tek bir ifade olmadığı halde iddianamenin neye dayanarak bir hükümeti yıpratma ve dezenformasyon çabası aradığı anlaşılmamıştır'' dedi.
Gürcihan, internet sitesini Ergenekon terör örgütünün amaçları doğrultusunda propaganda ve taban oluşturma faaliyetlerinde kullandığı yönündeki iddiaya ilişkin ise söz konusu internet sitesinde yer alan yazılardan örnekler vererek, ''Bu iddianın aksini kanıtlayacak lehte delil niteliğindeki onlarca yazı göz ardı edilmiştir'' dedi.
İddianamede, Zekeriya Öztürk ile yaptığı bir konuşmanın yer aldığını ve burada Muzaffer Tekin hakkında ısmarlama röportaj yapmayı reddettiğinin görüleceğini, bu görüşmenin Açık İstihbarat adlı sitede daha sonra bir yazıya da konu edildiğini belirten Gürcihan, ''Bunlar, bir örgütün propagandasını yapan bir şahsın değil, yaşanan olaylar hakkında gerçekleri, örgüt üyesi olduğu iddia edilen şahıslarla ters düşme pahasına kamuoyuna açıklayan ve bunu yaparken gazetecilik ilkelerini gözeten bir şahsın davranışlarıdır'' değerlendirmesinde bulundu.
Gürcihan, örgüt üyesi olduğu iddia edilen birçok isme ve temsil ettiği yapılara karşı açıkça tavır alan ve ihtilaflı bir konumda olan birinin örgüt üyeleri içerisinde yer almasının mümkün olmadığını söyledi.
Muzaffer Tekin ve Zekeriya Öztürk'ü tanıdığını belirten Gürcihan, ''Fakat bu tanışıklık, Terörle Mücadele Kanunu ve TCK'daki örgüt üyesi şartlarına uymamaktadır. Söz konusu şahıslarla aramdaki iletişimin ne sıklığı ne de içeriği, bir örgütün üyeleri arasında bulunması gereken hiyerarşik yapıyı ve bilerek, isteyerek örgütün amaçlarına hizmet etmeyi kanıtlar nitelikte'' dedi.
Muzaffer Tekin ile tanışıklığının, intihar girişiminden sonra kendisiyle röportaj yapmak amacıyla gerçekleştiğini ifade eden Gürcihan, bu çerçevede Tekin'in ofisine 4-5 kez gittiğini, röportaj vermeyeceğini anlaması üzerine ziyaretlerinin sona erdiğini söyledi.
Evinde bulunan taşınabilir USB diskteki silinmiş bomba şeması ve şifreli konuşmaya dair notlara ilişkin ise Gürcihan, 2002 yılında danışmanlığını yaptığı Ankara Emniyet Müdürlüğüne ait bir proje bünyesinde bir grup polisi ABD'de bilgisayar eğitimine götürdüğünü, bu eğitimde yabancı firmanın kendilerine söz konusu flash diski hediye ederek, bir eğitim çalışması olarak Disk bünyesindeki silinmiş dosyaları bulmalarını istediğini anlattı. Gürcihan, söz konusu bomba şemasının bu çalışmaya ait olduğunu ifade etti.
İddianamede, şifreli konuşmalarla ilgili notlar bulunduğunun belirtildiğini söyleyen Gürcihan, söz konusu şifreli konuşma notlarının Ergenekon terör örgütü olduğu iddia edilen yapıyla alakalı değil, 2000'li yılların başında hassas bir teknolojiyle ilgili görüşmeye ilişkin olduğunu dile getirdi.
Ümit Sayın ile aralarında hukuki bir ihtilaf bulunduğunu ve savcılık makamının bu ihtilafı kendisinin aleyhine kullandığını savunan Gürcihan, kendisine yöneltilen suçlamaların temel dayanağının sanık Ümit Sayın'ın 23 Mayıs 2008 tarihli ek ifadesi olduğunu söyledi.
Bilgisayar hard diskine evinde el konulduğu an ile emniyette kopyasının (image) alındığı an arasında yasa dışı bir müdahaleye maruz kalmayacağının hiçbir garantisi olmayacağını ileri süren Gürcihan, şunları kaydetti:
''Nasıl suç mahallinde ele geçirilen delillerin emniyete götürüldükten sonra tutanağa bağlanması hukuka aykırı ise bir bilgisayarın verilerinin de olay mahallinde, şahitler huzurunda teknolojik olarak bağlanması yerine, emniyette bu işlemin yapılması aynı mantıkla hukuka aykırıdır.''