Güler Sabancı: "Tüm Kalbimiz Tüm Dualarımız Mehmetçikle Beraber"

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, "Kuzey Irak'taki operasyonlarda tüm kalbimiz tüm dualarımız Mehmetçikle beraber. En iyisinin, en doğru zamanda yapılacağına olan güvenim tamdır" diye konuştu. Sabancı, harekatın ekonomiye herhangi bir etkisinin görülmediğini, piyasaların sakin olduğunu belirten Sabancı, "Kaldı ki her şeyin başı güvenlik" dedi. 

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, "Kuzey Irak'taki operasyonlarda tüm kalbimiz tüm dualarımız Mehmetçikle beraber. En iyisinin, en doğru zamanda yapılacağına olan güvenim tamdır" diye konuştu. Sabancı, harekatın ekonomiye herhangi bir etkisinin görülmediğini, piyasaların sakin olduğunu belirten Sabancı, "Kaldı ki her şeyin başı güvenlik" dedi.

Sabancı Holding'in Yıllık Paylaşım Toplantısı'nda konuşan Güler Sabancı, dünyada 2007 sonlarında patlayan mortgage krizinin zaten dünyada var olan yapısal problemlerin ve dengesizliklerin üzerine geldiğini ve henüz tam derinliği ve çapı bilinmeyen bu krizin mali piyasalarda güveni sarstığını söyledi. Beklentileri etkileyen bu durumun karamsarlığa yol açtığını ve ciddi bir küresel yavaşlama, hatta resesyon tehlikesini ortaya çıkardığını vurgulayan Sabancı: ''Şu anda en büyük tehdit ekonomideki bu dengesizlikleri azaltırken, küresel büyümenin çok zedelenmeden devam etmesini sağlamaktır'' dedi.

SİYASİ KRİZLERDEN UZAK DURMAMIZ GEREKLİ

Böyle bir ortamda Türkiye'nin önündeki tehlike ve fırsatlara değinen Sabancı şöyle devam etti: ''Öncelikle Avrupa Birliği'ne tam üyelik görüşmeleriyle ilgili sürecin aksatılmadan devam ettirilmesi, farklı bir yapıda olsa da IMF'yle ilişkilerin sürdürülmesi, dünyanın bu belirsizliğinde bizim için önemini korumaktadır. Siyasi krizlerden de uzak durmamız tabii ki gerekli. Siyasi krizlerden uzak durmamız halinde, önemli bir fırsat olarak subprime kriziyle uğraşmak için dünya piyasalarına sürülen likidite fazlası olacağını ve ABD'deki zararlar ve belirsizlikten dolayı bu likiditenin gidebileceği yerlerden birinin Türkiye olabileceğini görüyoruz. Bu durumda, kısa dönemde cari açığın finansmanında katkıda bulunacağına inanıyoruz'' Türkiye'nin en büyük ticari ortağı olan Avrupa'da büyümede önemli yavaşlama görülmediğini, bunun da Türkiye için bugünkü ihracatının devam edebileceğini gösterdiğini vurguladı.

Sabancı, finansman olanaklarının Türkiye'yi çok sınırlamayacağı bu dönemde özelleştirmelere devam ederken, enerjide üretim tesislerinin öncelikli olmasına özen gösterilmesi gerektiğini, makro ekonomik disiplin devam

ederken, Türkiye'nin önündeki en büyük tehdidin reel sektörün rekabet gücünü ve verimliliğini yitirmesi olduğunun unutulmaması gerektiğini dile getirdi.

"ŞİMDİ EKONOMİDE YENİDEN TOPLANIP ÖNÜMÜZE FARKLI BAKMA ZAMANIDIR"

2007 yılında AB sürecinin yavaşladığını, uzun süren seçim dönemi ve daha sonra yaşanan güvenlik sorunlarının gündemi, ekonomi öncelikli olmaktan çıkardığını ifade eden Sabancı, ''Bugün dünyada da çok farklı yeni bir kriz ve bunun sonucu gelişen dengeler söz konusudur. Şimdi ekonomide yeniden toplanıp önümüze farklı bakma zamanıdır. Geçtiğimiz döneme bakarak geleceğe reçete yazamayız. Yeni döneme farklı bakmalıyız. Bu dönemde üretimi, reel sektörü kalıcı, sürdürülebilir, rekabetçi kılmak için yeni arayış ve çalışmalara girilmelidir. Acilen yapılması gerekenlerin büyük kısmını birkaç senedir söylüyoruz ve hazırlıklar da yapıldı zaten. Artık bunların bir an önce uygulanmasını bekliyoruz. Bunlar beklemeye tahammülü kalmayan Sosyal Güvenlik Yasası ve düzenlemeleri, yeni Türk Ticaret Kanunu, vergi reformu ve tabii ki kayıt dışı ile mücadele. Bu, sadece denetim yoluyla olmaz, diğer yaptığımız tüm düzenlemelerde bunu yaratan gerçek nedenleri ortadan kaldırmak gerekir. Ayrıca, enerji üretim tesisleri özelleştirilmeli ki, kısa zamanda kapasite artışı sağlanabilsin. Bu saydıklarının hızla gerçekleştirilmesinin 2007 yılında kaybedilen zamanı telafi ettirir. 2008 ve sonrasında değişen dünya dinamiklerinde daha yüksek, en az yüzde 7 büyümeyi sağlayacak ilave, reel sektör odaklı politikalara ve çalışmalara ayrıca ihtiyaç vardır" diye konuştu.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Güler Sabancı, konuşmasında ifade ettiği yeni döneme ilişkin bir soru üzerine, reel sektörün daha verimli hale gelmesi amacıyla her zaman ifade ettiği gibi makroekonomik istikrarı bozmadan mikro reformları hayata geçirmek gerektiğini vurguladı.

YENİ DÖNEMDE KAYIT DIŞILIK KONUSUNA TEPEDEN TIRNAĞA YENİDEN BAKMAK GEREKİYOR

Dünyadaki gelişmeleri görünce yeni bir döneme girilmesi gerektiğini belirten Sabancı, "Bu yeni dönemin en önemli konusu kayıt dışını çeşitli açılardan ele almalıyız. Kayıt dışının topluma verdiği zararın esas boyutu vergi değil. Bu çok önemli ama daha büyük bir zarar veriyor kayıt dışılık. O da rekabet ortamını kaçağa itiyor. Yeni dönemde bu işe tepeden tırnağa yeniden bakmak gerekiyor. Yeni dönemin ikinci ayağı iş piyasalarını daha esnek hale getirmek. Üçüncü ayak ise hukuk reformu. Adalet sistemimize daha fazla güveni sağlamamız lazım" diye konuştu.

"NÜKLEERDEKİ ORTAĞIMIZ HENÜZ BELLİ OLMADI"

Sabancı nükleer enerji alanındaki ortaklarının belirlenip belirlenmediği yönündeki bir soruya da "Nükleer ortağımız henüz belli olmadı. Nükleer konusunda çok hassas çalışıyoruz. Bu konuda yapacaksak en iyi teknolojiyle bu konuda en iyi en tecrübeli, en güvenilir ortakla yapmak istiyoruz." diyerek cevaplandırdı.

Güler Sabancı,Kuzey Irak'ta sürdürülen harekatın ekonomiye etkilerine ilişkin bir soru üzerine, şöyle konuştu: "Kuzey Irak'taki operasyonlarda tüm kalbimiz tüm dualarımız Mehmetçikle beraber En iyisinin, en doğru zamanda yapılacağına olan güvenim tamdır. Bunun Türkiye'ye veya ekonomiye olan etkisi, henüz gördüğünüz gibi piyasalar sakin. Kaldı ki her şeyin başı güvenlik."

CİDDİ BİR LİKİDİTE VE KAYNAK ORTADA BİZ ÇOK ŞANSLI KONUMDAYIZ.

Türkiye'nin dünyadaki subprime krizinden ne kadar etkileneceği ve ne kadar etkilenmeyeceği üzerine bir çok tartışmalar olduğunu ifade eden Sabancı, şöyle devam etti: ''Ancak bir açıdan da şöyle bakıyorum, fırsat olarak. Subprime kriziyle ilgili olarak Batı'da, özellikle ABD'de finans şirketlerine ve kurumlarına olan güvende ciddi sarsılma oldu. Kriz resesyona gitmesin diye çok ciddi bir kaynak aktarımı var. Ciddi bir likidite ve kaynak ortada. Petrol, gaz, enerji fiyatlarının bu seviyelerde olması, bu kaynaklara sahip ülkelerde çok ciddi likidite birikimi sağlıyor. Bu ülkeler ne yapacaklar? 100 dolar petrol ile ciddi bir kaynak oluşuyor. Bir yanda da her zaman bilinen, güvenilen ABD'deki kuruluşlara, bankalara tereddütler var. Bu para bir yere gidecek. Biz çok şanslı konumdayız. Bu fırsatı iyi değerlendirmemiz lazım. Bu fırsatı iyi değerlendirmemiz, yönümüzü değiştirmemekten geçer. Dolayısıyla bu

açıdan bizim yönümüz Avrupa yolunda ilerlemektir. Avrupa yolculuğu Türkiye'nin bir medeniyet yolculuğudur. ''

Güler Sabancı, başörtüsü konusundaki tartışmalar hakkındaki bir soruya da, ''Dün itibariyle hukuki bir süreç başlamıştır. Onu takip edeceğiz'' yanıtını verdi.

Haber Yayın Tarihi: 28 Şubat 2008 Perşembe Saat 15:03

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/guler-sabanci-tum-kalbimiz-tum-dualarimiz-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.