"Gülen'in Fikirleri Modern Dünyanın Sorunlarına Çözüm Olabilir"

Potsdam Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Sylvia Powels-niami, Çağımızda Giderek Artan Bir Şekilde Toplumsal Bir Çöküş ve Kaos Yaşandığını, Çözüm İçin Önemli Bir Alternatifin de, İslami Tolerans ve Denge Temellerine Dayanan Fikirleri Tüm Dünyada Pratiğe Dökülen Fethullah Gülen'in Öğretisi Olduğunu Vurguladı.

Potsdam Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Sylvia Powels-Niami, çağımızda giderek artan bir şekilde toplumsal bir çöküş ve kaos yaşandığını, çözüm için önemli bir alternatifin de, İslami tolerans ve denge temellerine dayanan fikirleri tüm dünyada pratiğe dökülen Fethullah Gülen'in öğretisi olduğunu vurguladı. Potsdam Üniversitesi, Din Bilimleri Öğretim Üyesi Dr. Sylvia Powels-Niami, İslami tolerans temeline dayanan Fethullah Gülen'in fikirlerinin dünyanın sorunlarına çözüm için önemli bir alternatif olduğunu söyledi. Köln şehrinde diyalog faaliyetleri yürüten Kültürlerarası Diyalog Derneği'nin (IKULT) düzenlediği, "Tarihte İslam Toleransı"" konulu konferansta çoğu Batı kaynaklı tarihi belgelere dayanarak kapsamlı bir sunum yapan Dr. Powels-Niami, İslam tarihi boyunca Hıristiyan ve Yahudilerin büyük bir tolerans içinde yaşadıklarını ifade etti. İslam'da Müslüman olmayanlara hoşgörü ve toleransın bizzat Kuran-ı Kerim ve Hz. Muhammed'in uygulamalarından beslendiğini aktaran Dr. Powels-Niami, bu toleransın günümüzdeki en önemli temsilcisinin Gülen ve hareketi olduğunu kaydetti. Modern dünyadaki sorunların çoğuna, global sermayenin ve onların önünü açmak için kendi koydukları yasaları bile çiğneyen politikacıların neden olduğunu kaydeden din bilimci, bunların kolonileştirme, fakirlik, çevre kirliliği gibi büyük afetlere zemin hazırladığını belirtti. Dr. Powels-Niami, "Çözüm için bir alternatif de İslami hoşgörü ve ahenk temellerine dayanan İslam düşünürü Fethullah Gülen'in tüm dünyaya yayılmış reform hareketidir. Müslüman Türkler, yüzlerce yıldır pratiğe döktükleri tolerans ve ahenk zenginliğine sahip. Bin yıldan fazladır İslam burada benzersiz bir toleransla yorumlandı. Bu tolerans, Müslüman Türk tasavvufuna dayanıyor. Gülen, bu köklerden besleniyor ve buna yeni bir yorum getiriyor." dedi. Gülen'in, insanları sevgi, hoşgörü ve diyalog temelinde adeta yeniden eğittiğini kaydeden din bilimci, diyalogun diğer kültür ve dinleri, komşuyu, arkadaşı tanıma ve asla düşmanlık beslememeyi beraberinde getirdiğini ifade etti. Gülen'in sufizmi biraz daha ileri götürerek tolerans ve diyalogu bir görev haline getirdiğine işaret eden Dr. Powels-Niami, "Düşünce ve davranışlarda örnek insan olma, en zor durumda bile pozitif davranma şartını koşuyor. Ortak etik ve sosyal değerler ile eğitimi çok üstte tutuyor." dedi. Gülen'e bir yenileyici ve toplumsal reformcu olarak bakılabileceğini kaydeden Dr. Powels-Niami, "Ama o aynı zamanda spirituel bir üstad, çünkü manevi problemlerin üstüne gidiyor. Argümanları çok ikna edici, konsept ve sunumları sıra dışı bir derinlik ve kaliteye sahip." dedi. Dr. Powels-Niami, Müslümanların hoşgörüsüne örnek olarak Asr-ı Saadet zamanından, Hz. Ömer döneminden, Endülüs ve Osmanlı yıllarından uzun uzun hoşgörü örnekleri vererek, Fethullah Gülen'in de böyle bir tolerans geleneği ve kültüründen geldiğini, dolayısıyla fikirlerinin günümüzdeki bir çok soruna çare olabileceğinin altını çizdi. St. Theodor Kilisesi'nde düzenlenen ve sunuculuğunu IKULT müdürü Ejder Sabancı'nın üstlendiği konferansı çok sayıda Alman davetli de ilgiyle izledi. Prof. Dr. Klaus Otte de IKULT'un verdiği '2009 yılı diyalog ödülü'nü almak üzere konferansa katıldı. Otte, "Sayın Gülen'le ABD'ye giderek görüştüm. Kendisinden etkilendim." dedi. (CİHAN)






Reklam