Dünyada artışa geçen gıda ürünleri, hazır yemek sektöründe faaliyet gösteren 5 bin yemek fabrikasının zor günler geçirmesine neden oluyor.
Ankara Ticaret Odası'ndan (ATO) yapılan açıklamaya göre, ihalelerde enflasyona göre fiyat veren firmalar, enflasyonun üstündeki fiyat artışlarıyla sıkıntıya girdi.
ATO, memurlar, askerler, öğrenciler ve hastalar için yemek üreten 5 bin yemek firmasının, gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle sıkıntılı günler geçirdiğini belirtti.
Her yıl yapılan ihalelere devletin resmi enflasyon rakamlarına göre fiyat veren yemek firmaları, gıda fiyatlarının enflasyonun çok üzerinde artması nedeniyle yüzde 20-30 seviyelerinde kayıplar yaşadı.
ATO, toplu beslenme hizmeti veren yemek sanayicilerinin artan gıda fiyatları karşısında yaşadıkları sorunları ele aldı.
Türkiye genelinde yılda 5 milyar dolarlık ciro yapan yemek sanayicilerinin, geçen yıldan bu yana devam eden kuraklığın da etkisiyle artan gıda fiyatları nedeniyle zor durumda kaldığı açıklandı.
Diyet uzmanından gıda mühendisine, aşçısından yöneticisine kadar 350 bin kişiye doğrudan, 1,5 milyon kişiye de dolaylı iş imkanı sağlayan sektörde 5 bin yemek fabrikasının yarıya yakınının kepenk kapatmaya hazırlandığı bildirildi.
Yemek üreticilerinin Türkiye genelinde 800 kamu hastanesi, 100 özel ve üniversite hastanesi, 63 askeri birlik, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullar, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde bulunan 4 milyon kişiyi doyurduğu açıklandı.
Hükümetin belirlediği enflasyon rakamlarını baz alarak ihalelerde fiyat veren yemek sanayicileri, gıda enflasyonunun altında ezilirken, taahhütlerini yerine getirmekte zorluk yaşıyor.
Resmi kurumların yemek ihalelerine katılan firmalardan bazıları, artan maliyetler karşısında çaresiz kalınca, teminat mektuplarını yakma ve ihale yasaklısı olma pahasına işlerini bırakmak zorunda kalıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mayıs ayı itibariyle tüketici fiyatları endeksini yüzde 10.74 olarak açıklarken, yemek yapımında en fazla kullanılan sıvı yağ, margarin, salça, tuz gibi ürünlerin fiyatlarıyla, baklagil fiyatları resmi enflasyon rakamlarının çok üzerinde artış gösterdi.
2 yıllığına bir kamu kurumundan ihale alan yemek firması, fiyatlarına enflasyon oranında artış yaparken, ayçiçeği yağı bir yılda yüzde 130, mısır özü yağı yüzde 120, tuz yüzde 95, salça yüzde 35 oranında artış gösterdi. Nohut, kuru fasulye, barbunya gibi baklagil olarak bilinen gıda fiyatlarındaki artış da yüzde 50 ile yüzde 97 arasında değişti.
Türkiye'de en fazla istihdam yaratan sektörlerin başında gelen toplu yemek sektöründe yaşanan fiyat farkı sıkıntısı, gıda ürünlerinden tencere üreticisine, ahçı kepinden önlüğüne, deterjanından peçetesine varıncaya kadar 217 kalem malın üreticisini ve satıcısını da etkiliyor.
Maliyetleri enflasyonun üzerinde artan yemek sanayicileri, zararlarına rağmen işlerini sürdürmek için çalışırken personel ücretlerini, tedarikçilerin paralarını ödemekte, vergi ve SSK primlerini yatırmakta sorun yaşıyor.
Yemek sanayicilerin ödeme sıkıntısı yüzünden alacaklarını tahsil edemeyenler de aynı doğrultuda kendi alanlarında ödeme sıkıntısı yaşıyor. Bir gıda firmasının sadece Ankara'daki yemek sanayicilerinden birikmiş alacak tutarının 3 milyon YTL olduğu bildirildi.
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, enflasyonun üzerinde maliyet artışları nedeniyle yemek sanayicilerinin zararına çalıştıklarını ve ayakta kalmak için büyük direnç gösterdiklerini belirterek, "Yemek sanayicileri enflasyon karşısında çaresiz durumda. İhaleye girerek bir, iki yıllık sürelerle yemek hizmeti verme taahhüdünde bulunan firmalar, kendilerinden kaynaklanmayan sebepler yüzünden sıkıntıya giriyor. Aldıkları fiyatlar maliyetlerini karşılamaya yetmiyor." dedi.
Yemek sanayicilerinin yaşadıkları darboğazı atlatamamalarının faturasının ağır olacağına dikkat çeken Aygün, "Yemek konusu insan sağlığını doğrudan ilgilendiren bir konudur. Kalitesiz ve eksik malzemelerle gerçekleştirilen beslenme, hastalıklara yol açar, gıda zehirlenmelerine yol açar" diye konuştu.
Ağızların tadının bozulmaması için yemek sanayicilerine fiyat farkı ödenmesi gerektiğini kaydeden Aygün, şunları söyledi: "Enflasyonun üzerinde gerçekleşen maliyet artışları yemek fiyatlarına yansımadı. Yeni fiyat düzenlemesi yapılması kaçınılmaz. Yemek sanayicilerinin hem bugüne kadar olan fiyat farkları ödenmeli hem de bundan sonraki enflasyon karşısında ezilmemeleri garanti altına alınmalı. Bu sektörün ayakta kalması yaklaşık 2 milyon kişinin istihdamı açısından çok önemli. Yeni istihdam yaratmakta sıkıntı yaşayan hükümet, istihdam imkânı sağlayanlara da ayak bağı olmamalı."