Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın, 'Balıkesir Hutbesi'nin 90'ıncı Yılı

Zafer Akpınar - Seyhan Kırıcı - Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Cumhuriyet Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd.Doç.Zeki Çevik, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın, 90 yıl önceki Balıkesir Hutbesi'nin, Türkiye ve dünyaya verilmiş...

Zafer Akpınar - Seyhan Kırıcı - Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Cumhuriyet Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Zeki Çevik, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın, 90 yıl önceki Balıkesir Hutbesi'nin, Türkiye ve dünyaya verilmiş mesajlar içerdiğini bildirdi.

Çevik, "4 Şubat'ta Lozan Barış Konferansı görüşmeleri kesilmiş ve bizim heyet Türkiye'ye dönmek üzere yola çıkmıştır. Atatürk'ün bu çok önemli gelişme için dünyaya bir yerden mesaj vermesi gerekiyordu. Bu yer, İzmir'de Yunan işgalinden bir gün sonra hemen harekete geçip örgütlenen ve kongreler düzenleyerek Batı Anadolu'da Kuvayi Milliye cephelerini kuran ve yürüten Balıkesir'dir" dedi.

Zeki Çevik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazi Mustafa Kemal'in, evlendikten sonra ilk ziyaretini 6 Şubat 1923'te Balıkesir'e gerçekleştirdiğini, hayatının ilk ve tek hutbesini 7 Şubat'ta bu kentte verdiğini belirtti.

-50 bin kişilik karşılama-

Büyük Önder'in, İzmir'den trenle gelirken yanında, 29 Ocak 1923'te evlendiği eşi Latife Hanım'ın yanı sıra Kazım Karabekir Paşa'nın bulunduğunu; Balıkesirlilerin, "muhteşem bir karşılama" yaptıklarını vurgulayan Çevik, şöyle konuştu:

"O döneme şahit olan bazı kişilerle görüştüm, belgeleri araştırdım. Özellikle o dönemlerde 17-18 yaşında olan ve bir süre önce vefat eden bir kişi, Atatürk'ün ziyaretine ilişkin çok önemli bilgiler verdi. O gün köylü pazarı kuruluyor. 8 Şubat 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi muhabirinin bildirdiğine göre, 50 bin kişinin bu karşılama töreninde bulunduğu göz önüne alınırsa, sadece köylerden değil, ilçelerden de Balıkesirlilerin, Atatürk'ü görmeye akın ettiklerini söyleyebiliriz. Zira o tarihte Balıkesir merkezinin nüfusu 20 bin civarındaydı."

Atatürk'ün Milli Kuvvetler Caddesi boyunca yürüdüğünü anlatan Çevik,

"Normalde 5-6 dakikada yürünen bu yolu bir saatten fazla sürede gidebilmişlerdir. Bu sırada burada askeri birlikler ile 27 kuruluş tarafından büyük bir resmi geçit töreni yapılıyor. Daha sonra da belediye binasına geçen Gazi Paşa burada gelen heyetleri kabul ediyor" ifadesini kullandı.

-Öğle namazını kıldı, mevlit dinledi, halka hutbe verdi-

Çevik, Atatürk'ün 6 Şubat'ı çeşitli ziyaretlerle geçirdiğini dile getirdi. Zeki Çevik, 90 yıl önce 7 Şubat 1923 Çarşamba günü öğleden önce bazı kuruluş ve okulları ziyaret eden Mustafa Kemal Paşa'nın, öğle namazını büyük bir cemaatle tarihi Zağnos Paşa Camii'nde kıldığını söyledi.

Namazdan ve şehit ruhları için okunan mevlitten sonra Mustafa Kemal Paşa'nın minbere çıkarak meşhur tarihi konuşmasını yaptığını belirten Çevik, şöyle devam etti:

"Hutbe karşılıklı soru ve cevaplarla bir buçuk saat kadar sürmüştür. Mustafa Kemal Paşa'nın Balıkesir'e bu ilk gelişinin arka planında çok önemli düşünce ve zamanlama dehası yatmaktadır. O günlerde Türkiye, çok kritik iç ve dış gelişmeler yaşamaktadır. 4 Şubat'ta Lozan Barış Konferansı görüşmeleri kesilmiş ve bizim heyet Türkiye'ye dönmek üzere yola çıkmıştır. Atatürk'ün bu çok önemli gelişme için dünyaya bir yerden mesaj vermesi gerekiyordu. Bu yer, İzmir'de Yunan işgalinden bir gün sonra hemen harekete geçip örgütlenen ve kongreler düzenleyerek Batı Anadolu'da Kuvayi Milliye cephelerini kuran ve yürüten Balıkesir'dir."

-"Balıkesir, Kuvayi Milliye üssüdür"-

Zor günlerde en çabuk örgütlenebilmiş illerin başında Balıkesir'in geldiğini en iyi bilen kişinin Mustafa Kemal Paşa olduğunu anlatan Çevik, "O da bu yüzden bu mesaj için Balıkesir'i seçmiştir. Paşa, sadece dış dünyaya değil, iç politik, sosyal ve ekonomik hedeflere ilişkin mesajlar da vermiştir" dedi.

Balıkesir'e gelmesinin tesadüfi olmadığına, devlet kuran bir liderin tesadüfi hareket etmeyeceğine dikkati çeken Çevik, "Balıkesir, Kuvayi Milliye'nin, halkın hiçbir yerden emir almadan örgütlendiği, millet duygusunun, bağımsızlık aşkının organize olduğu önemli bir yerdir. Balıkesir, Kuvayi Milliye üssüdür. Bu yüzden Balıkesir'e gelmesi ve burada hutbe vermesi son derece önemlidir" diye konuştu.

Çevik, Mustafa Kemal Atatürk'ün, konuşmalarının satır aralarında, halkın ve ordunun dimdik ayakta olduğu mesajını verdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bunu varsayım olarak öne sürmüyorum, tarihçi olarak söylüyorum bu bir gerçektir. Ulu Önder Atatürk'ün ilk ve tek hutbesi Balıkesir olmuştur. İlk ve tek cami içi konuşmasıdır. Çok yerlerde camiye gitmiştir ancak bu şekilde konuşması yoktur. Hutbede de görüleceği üzere Balıkesir'in kahramanlar diyarı olduğunu söylüyor. Kendi talebi üzerine 20 civarında soru soruluyor ve hepsini yanıtlıyor. Ordu teftiş ettiğini belirtiyor. 'İnceleme ve denetlemelerimin sonucunda durumumuz pek kuvvetlidir' diyor. Bütün dünya böyle bilsin istiyor. Dünyaya dimdik ayaktayız mesajı veriyor."

Çevik, Atatürk'ün minbere birkaç basamak çıktıktan sonra cemaatin tamamını görebilecek şekilde konuştuğunu anlatarak, "'Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum' diyerek, cemaatten söz alanları dinlemiş, soruları cevaplamıştır. Atatürk'ün bu hutbesi, hem içeriye hem de dünyaya mesaj verme açısından çok önemlidir" dedi.

-Hutbe-

Zağnos Paşa Camii'nin dış duvarında çerçeveli bir şekilde asılı da olan Atatürk'ün Balıkesir hutbesi şöyle:

"Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selameti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'an-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir. İnsanlara manevi mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilahi tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır.

Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın eviydi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazret-i Peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.

Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lazımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım. Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Milli emeller, milli irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim."

Yayıncı: Kamuran Akkuş - BALIKESİR




Reklam