Basında yıpranma hakkını kaldıran Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda taslağı protesto eden gazeteciler, pankartları ve dövizleriyle Taksim'den Galatasaray'a yürüdü.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen protesto yürüyüşüne katılan sendika üyeleri ve basın çalışanları Taksim Meydanı'nda toplandı. DİSK; Türk-İş, Haber-Sen, Haber-İş'in de aralarında bulunduğu sendikalara üye işçilerinde destek verdiği gösteride gazeteciler, "Yıpranma hakkı gasp edilemez" TGS yazılı pankartın arkasında toplandı.
-"METİN GÖKTEPE İLE, HRANT DİNK İLE, ABDİ İPEKÇİ İLE YIPRANDIK"-
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik öngören tasarı ile gazetecilerin yıpranma hakkının kaldırılmasını protesto eden gazeteciler, Taksim'den Galatasaray'a doğru yürüyüşe geçti. Tasarıyı alkışlar ve ıslıklarla protesto eden gazeteciler, yol boyunca Yıpranma hakkı gasp edilemez" TGS yazılı pankart arkasında toplanan gazeteciler, yol boyunca "Yıpranma hakkı gasp edilemez", "Yıpranma hakkı imtiyaz değildir", "AKP elini emekçiden çek", "'Meclis yıpratma yeri değildir", "Yıpranma hakkı yıpratılamaz", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" ve "Zafer 'Çağlayan' Emekçinin olacak" sloganları attı ve dövizler taşıdı.
Öldürülen gazetecilerin isimlerini söyleyerek "yıprandık" şeklinde slogan atan gazeteciler, "Musa Anter ile, Uğur Mumcu ile, Çetin Emeç ile, Metin Göktepe ile, Abdi İpekçi ile, Hırant Dink ile yıprandık" diye slogan attı.
Yürüyüşlerini Galatasaray Lisesi önünde tamamlayan gazeteciler, yol boyunca ellerinde kalemleri, fotoğraf makineları, not defterleri, kaskları ve gaz maskeleri ile yürüdü.
-"BİZ YIPRANIYORUZ"-
TGS İstanbul Şube Başkanı Gürsel Eser burada yaptığı açıklamada, TBMM Başkanlığı'na 28 Kasım 2007 tarihinde sunulan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik öngören tasarının, aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir gurup sigortalının fiili hizmet süresi zammını yani yıpranma hakkını ortadan kaldırdığını söyledi. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın ilk gündeme geldiği tarihlerde de benzer bir girişimin yapıldığını anımsatan Eser, yapılan görüşmeler sonunda fiili hizmet süresi zammının eskiden olduğu gibi aynen korunduğunu söyledi.
Şimdi gazetecilerin kazanılmış bu hakkını ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemenin tasarıya dahil edilmesini üzüntü ile karşıladıklarını ifade eden Eser, bu hakkın gazetecilere yoğun, şiddetli ve riskli çalışma ortamı nedeniyle 1977 yılında 2098 sayılı yasa ile tanındığını, gazetecilerin o dönemdeki çalışma koşullarının bugün de değişmediğini, daha da ağırlaştığını, çalışma saatlerinin uzadığını, stres, işten atılma endişesi ve can güvenliğine yönelik tehditlerin arttığını kaydetti.
Eser, basın emekçilerinin de içinde bulunduğu binlerce emekçiye tanınmış yıpranma hakkının patronların talebi ve çıkarları için ellerinden alınmak istendiğini belirterek, "Basın emekçilerinin yıpranmadığını iddia ediyorlar. Biz yıpranıyoruz. Uluslararası çalışma sözleşmesi ve iş kanununa göre haftalık çalışma süresi 45 saat olarak sınırlanırken, tüm yasalar ihlal edilerek haftada 6 gün 60 saat çalıştırılıyoruz. Biz yıpranıyoruz, fazla mesailerimiz ödenmiyor" dedi.
-"MECLİS EMEKÇİYİ YIPRATMA YERİ DEĞİLDİR"-
Gazetecilerin yoksulluk sınırında yaşadığını söyleyen Gürsel, şunları kaydetti:
"Biz yıpranıyoruz, savaşta ve çatışmada hedef oluyor, polis şiddetine uğruyor ve her türlü risk altında çalışıyoruz. Biz yıpranıyoruz, kanser, kalp krizi ve meslek hastalıklarıyla mücadele ediyoruz. Biz yıpranıyoruz, tehdit ve baskı ile sendikasızlaştırılıyoruz. Biz yıpranıyoruz, çünkü yıpranma hakkımız gasp ediliyor. Bugün, TBMM'de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sigorta Kanunu'nda değişiklik yapılarak, patronların her ay yaklaşık 1 milyon YTL'yi ceplerine indirmesine kapı aralanıyor. Bu yasa değişikliğinin derhal geri çekilmesini ve yıpranma hakkımızın korunmasını istiyor, milletvekillerini uyarıyoruz. TBMM patronların kar hırslarını giderme ve emekçileri yıpratma yeri değildir.''
-ERDOĞAN ÇALIŞMA BAKANINA TALİMAT VERDİ-
TGS Genel Başkanı Başkanı Ercan İpekçi de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile dün akşam görüşerek gazetecilerin yıpranma hakkının düzenlenmesi talimatını verdiğini aktardı. İpekçi, yasanın bu haliyle çıkmaması için yaptıkları girişimleri ve mücadelelerini anlatarak, mecliste gurubu bulunan partileri de ziyaret ettiklerini belirterek, yasanın çıkması durumunda patronların her ay yaklaşık 1 milyon YTL'yi ceplerine indireceklerini de dile getirerek, düzenlemenin kurumu zarara uğratacağını kaydetti. Yıpranma hakkının kanunun gazetecileri ilgilendiren sadece bir yönü olduğunu belirten İpekçi, "30 yıldan beri var olan haklarımızın önce alınıyormuş gibi yapılıp, sonra iade edilmesi bizi asla rehavete düşürmemelidir" dedi.
Ercan İpekçi, kanunun toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren başka yönleri de bulunduğunu, kanunla emekli maaşlarının düşürüldüğünü, refah payını düşüren yanlarının bulunduğunu, ayrıca sağlıkta da hastadan pay alınmasını öngören yönlerinin olduğunu söyledi.
Mücadelelerini sadece gazetecilerin yıpranma hakkına endekslemediklerini vurgulayan Ercan İpekçi, kanunun olumsuz ve hakları geri götüren diğer yönlerinin de bundan sonra gazeteciler tarafından kamuoyuna duyurulması gerektiğini ifade etti.
-"SÖZLER UNUTULDU"-
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç de 30 yıldır uygulanan yıpranma hakkının değiştirilmek istendiğini, 2004 yılında basın yasasının Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülürken, hükümet yetkililerinin gazetecilerin çalışma koşulları ve sosyal durumlarının iletilmesi sözü verdiklerini, ancak aradan geçen 3 yılda o sözlerin unutulduğunu ifade etti. Gazetecilerin stresli ve güç bir iş yaptıklarına dikkat çeken Erinç, bütün bunlar göz ardı edilerek yıpranma hakkının kaldırılmak istenmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Orhan Erinç, TGS'nin başlattığı mücadelenin bu girişimi engelleyeceğine inandığını belirterek tüm basın çalışanlarını bu mücadeleye destek olmaya çağırdı.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise basın çalışanlarının kazanılmış haklarına yönelik, gasbın önlenmesi için DİSK olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti. Çelebi, basın mensuplarının yıllarca büyük zorluklar içinde bedeller ödeyerek mesleklerini yaptıklarını ancak onların kazanılmış hakkının gasp edilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. Çelebi, "Bir büyük saldırı altındayız. Temel olarak emeklilik hakları zorlaştırılıyor. Sağlık haklarımız elimizden alınıyor. İyi ki bu mücadeleyi başlattınız, biz her zaman yanınızdayız" diye konuştu.
Haber-Sen Genel Sekreteri Mehmet Demir ise, AKP hükümetinin yıpranma haklarını yeniden düzenlemek istemesiyle uyuyan bir devi uyandırdığını, yasaya karşı dört koldan mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti. Demir, yasanın sadece basın çalışanlarını değil tüm çalışanları yakından ilgilendirdiğini de dile getirerek kazanılmış hakların geri verilmemesi için mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından TGS İstanbul Şube Başkanı Gürsel Eser ve gazeteciler, gazetecilerin kazanılmış haklarının korunmasını talep eden mektuplarını Galatasaray Postanesi'nden Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, bakanlar ve milletvekillerine gönderdi. (ANKA)
(EYL/ZG)