Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan "Yargıtay'dan 24 delil" ve "Gülen Humeyni gibi" başlıklı haberlerde geçen iddiaların asılsız olduğunu belirten
Fethullah Gülen'in avukatı Orhan Erdemli, Cumhuriyet Gazetesi'ne cevap ve düzeltme metni gönderdi. Haberde yer alan iddiaların daha önce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeterli delil olarak görülmediği ve müvekkili hakkında verilen beraat kararının Yargıtay tarafından onandığını hatırlatan Erdemli, "Israrla müvekkilimi kamuoyuna suçlu olarak sunan yayınlar yapılması yargısız infazın ötesinde, yargıya rağmen infaz değil midir?" dedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın müvekkili hakkında verilen beraat kararına itiraz ettiğini hatırlatan Erdemli, Cumhuriyet Gazetesi'nin haberlerinin yargıyı etkileme amacı taşıdığını söyledi.
Avukat Orhan Erdemli, Cumhuriyet Gazetesi'nin 13 Nisan 2008 tarihli nüshasında 1. sayfada yayınlanan "Yargıtay'dan 24 delil" başlıklı yazı ile15 Nisan 2008 tarihli nüshasında 1. sayfada yayınlanan "Gülen Humeyni gibi" başlıklı yazılar hakkında Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Müdürü Güray Öz'e "cevap ve düzeltme metni" gönderdi. Bahse konu haberlerde geçen iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Avukat Erdemli, gönderdiği metnin; 5187 Sayılı Basın Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, ilgili yayınların yer aldığı sayfa ve sütunda, aynı punto harflerle yayınlanmasını istedi.
Orhan Erdemli, metinde şu ifadelere yer verdi; "Kamuoyunca bilindiği üzere, müvekkilim Fethullah Gülen aleyhinde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda, atılı suçun sübut bulmadığı ve unsurları oluşmadığı gerekçesiyle müvekkilim hakkında beraat kararı verilmiştir. Söz konusu karar iddia makamı tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz incelemesi sonucunda oybirliği ile beraat kararını onamıştır. Onama kararının gerekçesi de şöyledir; 'Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın cebir ve şiddet kullanarak, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle Anayasada belirtilen Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, niteliklerini ve laik düzeni değiştirmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacına yönelik olarak suç işlemek üzere terör örgütü kurduğu ve yönettiği yolunda mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği sonucuna varıldığı, bu nedenle de Mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün onanmasına oybirliği ile karar verildi.' denilmektedir. Hal böyle olmasına rağmen bazı medya organları müvekkilimi suçlu olarak gösterme gayretine girmekte ve bu yönde yayınlar yapmaktadır. Cumhuriyet Gazetesi'nin 13 Nisan 2008 ve 15 Nisan 2008 tarihli söz konusu yayınları da bu niteliği taşımaktadır. Oysa, suçluluğu bir yargı kararıyla sabit olmadan kişilerin suçlu gösterilemeyeceği evrensel bir hukuk kuralıdır. Gerek Anayasamızın 38. maddesi hükmüne göre ve gerekse İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 11. maddesi ile Avrupa İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesi'nin 6. Maddesine ve Basın Meslek İlkelerine göre 'aksi yargı kararı ile kesinleşmedikçe, kimse suçlu ilan edilemez' veya 'suçluymuş gibi gösterilemez.' Haberde 24 delil olarak ileri sürülen bütün hususlar yerel mahkemede ve Yüksek mahkemede tek tek ele alınmış, incelenmiş, verilen beraat kararı da oybirliği ile onanmıştır. Yargının beraat hükmü verdiği ve Yüksek Mahkemenin oybirliği ile onadığı bir hususta, ısrarla müvekkilimi kamuoyuna suçlu olarak sunan yayınlar yapılması yargısız infazın ötesinde, yargıya rağmen infaz değil midir?"
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın 07 Nisan 2008 tarihinde müvekkili hakkında verilen beraat kararına itiraz ettiğini ve yargı sürecinin devam ettiğini ifade eden Erdemli, "Sözkonusu yayınların, devam eden yargılamayı etkileme amacına yönelik olarak yapıldığı aşikardır. Oysa Türk Ceza Kanunu'nun 'Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs' başlıklı 288. maddesi hükmüne göre; 'Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' Bu durumda, söz konusu yayınlar ile yasanın açık hükmü ihlal edilmekte ve suç işlenmektedir. Diğer yandan, 'Gülen Humeyni gibi' başlıklı yazıda ileri sürülen bütün iddialar asılsız olup; tamamen hayal mahsulü isnatlardan ibarettir. Cumhuriyet Gazetesi yazıya konu iddiaları araştırmacı Michael Rubin'e dayandırmıştır. Oysa, Michael Rubin de bu iddiaların kaynağı olarak Cumhuriyet Gazetesini göstermektedir. Bu durum Cumhuriyet Gazetesi'nin haberinin içeriğinde dahi yer almıştır. Bu tutumu objektif ve sorumlu gazetecilik ilkeleri ve iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değildir." ifadelerine yer verdi.