Eski Bayrampaşa Cezaevi Savcısı Özdemir, AK Parti'den Aday Adayı Oldu

19 Aralık 2008 16:11

Bayrampaşa Cezaevi'nin Eski Savcısı Necati Özdemir, Adalet ve Kalkınma Partisi'nden (AK Parti) Bakırköy Belediye Başkanlığı İçin Aday Adaylığını Açıkladı. Özdemir, AK Parti'yi Yaptığı Hizmetlerinden Dolayı Seçtiğini Söyledi. Eski Savcı Özdemir, Hayata Dönüş Operasyonlarını, "Kanlı Bir Operasyondu, Yanlış Yapılmıştır." Şeklinde Değerlendirdi.

Eski Bayrampaşa Cezaevi Savcısı Özdemir, AK Parti'den Aday Adayı Oldu
9

Bayrampaşa Cezaevi'nin eski savcısı Necati Özdemir, Adalet Ve Kalkınma Partisi'nden (Ak Parti) Bakırköy Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıkladı. Özdemir, Ak Parti'yi yaptığı hizmetlerinden dolayı seçtiğini söyledi. Eski savcı Özdemir, Hayata Dönüş operasyonlarını, "Kanlı bir operasyondu, yanlış yapılmıştır." şeklinde değerlendirdi. AK Parti Bakırköy İlçe Başkanlığı'na gelerek adaylık dilekçesini veren Necati Özdemir, Bakırköy'ün yeteri kadar hizmet alamadığını ifade etti. Özdemir, "10 senedir Bakırköy ilçesinde yaşıyorum. Bakırköy Türkiye'nin dışa açılan penceresidir. Bu güzel ilçenin siyasi çekişmelere kulvar olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yeterli hizmet alamamaktadır. Yerel yönetimi halktan kopmuştur. Bakırköy'de hizmet eksikliği vardır. Bu güzel ilçeyi layık olduğu konuma getirebilmek için Bakırköy Belediye Başkanlığı için aday oldum." diye konuştu. Necati Özdemir, niçin Ak Parti'yi tercih ettiğini ise şöyle açıkladı; "Türkiye'de yetişkin olanların yüzde 50'sinin desteğini almış, son 30 yılda yapılan hizmetlerle son 6 yılda yapılan hizmetleri değerlendirdiğimizde; matematiksel olarak da, sosyolojik olarak da sonuç ortada." -"HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONU O GÜN DE YANLIŞTI, BUGÜN DE YANLIŞ"- Hayata Dönüş operasyonlarına ilişkin görüşü sorulan Necati Özdemir, o dönemde Bayrampaşa Cezaevi savcısı olarak görev yaptığını hatırlattı. Operasyonu 'kanlı' diye niteleyen Özdemir, "Tarih boyunca insanların bir birini öldürdüğünü görüyoruz. Bu öldürmeler devletler tarafından, insanların bir birleri tarafından olmuştur. Takdir edersiniz ki bir insan öldürmek, insanlığın hem genel hem de evrensel kurallarına aykırıdır. Bizim anlayışımız hem camia olarak hem de birey olarak 'insanı yaşat ki hayat bulasın' felsefesi üzerine kurulmuştur. Ancak 2000 yılında hiç gereği yokken o günkü yönetim cezaevlerinde kanlı bir operasyon yaptılar. Hem mahkumlardan hem de resmi görevlilerden 30-40 kişi öldü. O gün o operasyonu yapanlara şunu sormak istiyorum; öldürmek için ya da zoraki dayatma bir hayat yaşamaları için operasyon yaptığınız mahkumların büyük bir çoğunluğu tahliye oldu. Şimdi ne yapıyorsunuz onlar aramızda yaşıyor." şeklinde konuştu. O günlerde operasyonun yapılmaması için çok uğraştığını söyleyen Özdemir, şöyle konuştu; "Yine böyle bir gündü. Ve yine böyle bir uluslararası sempozyum vardı. O sempozyumda operasyonun o gece olacağını haber aldık, ancak engel olamadık. Mahkumların deyimiyle şöyle bir laf vardır; 'devlet her zaman 18 yaşındadır.' Devlet güçlüdür, ancak devlet güçlü olduğu kadar şefkatli olmak zorundadır. Bir mahkuma operasyon yapmakla sokaktaki bir ağacı kesmek aynı anlama gelir. Mahkumun eli kolu bağlıdır, devlete karşı çıkamaz. İnsan sevgisiyle mahkumların bu devlete bağlı kalmasını sağlamalıyız. Operasyon o gün de yanlıştı, bugün de yanlış." (CİHAN)