Eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman'ın,
Hrant Dink'in yargılandığı davada müdahil avukatlara "alçak herif" dediği iddiasıyla yargılanmasına başlandı. Mahkeme salonunda, hakaret ettiği ileri sürülen duruşmanın havasını çizerek anlattığını belirten Sayman, "O 'alçaklar' sözcüğünü oradaki avukatlara, şikayetçilere, izleyicilere söylemedim" dedi.
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya Yücel Sayman ile müşteki avukat Murat İnan katıldı. Çağdaş Hukukçular Derneği'ne üye 50'ye yakın avukatın izlediği duruşmada ifade veren eski Baro Başkanı Sayman, "Ben hakaret etmedim. Hakaret edecek olsaydım bitki türlerinden ve hayvan isimlerinden seçebilirdim. 'Alçak herifler' sözünü hakaret amacıyla söylemedim" dedi. Sayman ayrıca, olay anını elle yapılan çizimlerle anlatan 2 kartonu da mahkeme heyetine sundu. Eski İstanbul Barosu Başkanı
Yücel Sayman, "Savunmamı yazılı olarak vereceğim diyerek" mahkemeye 7 sayfalık savunma metnini verdi.
Müşteki Murat İnan ise, sanığın savunmasını dinlediğini belirterek, "İddia edildiği gibi soyut olarak değil bizzat bizler hedef alınarak bize dönerek, bizi hedef göstererek sarf edilmiş sözlerdir. Ben de kendisine 'utan utan baro başkanısın, benim ruhsatımda imzanız vardır' dediğimde de o, 'ruhsatı yırt at' diyince ben de 'hiçbir güç o ruhsatı yırtamaz' diye karşılık verdim. Sarf edilen sözler bize yönelikti. Ben şikayetçiyim. Davaya müdahil olarak katılmak istiyorum" dedi.
Mahkemede Yücel Sayman'ın eşi Hacer Gündoğdu, Hrant Dink'in ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin ve Abdurahman Erol tanık olarak dinlendi. Tanık Hacer Gündoğdu, Yücel Sayman'ı 30 yıldır tanıdığını ifade ederek, "O gün duruşmaya birlikte girmiştik. Kalabalık bir koridordan geçerken kalpaklı kişiler gördüm. Aralarından geçtiğimiz sırada 'vatan hainleri utan, baro başkanlığı yaptın, savunacak başka insan bulamadın mı?' gibi sözleri yöneltiyorlardı. Bu dehşet ortamı içerisinde salona girdik. Koridordaki
ortam aynen mahkeme ortamına da yansımıştı. Hakim duruşmayı yapamaz hale gelmişti. Polisler vasıtasıyla avukatların dışarıya çıkarılmasını isteyince eşim hemen müdahalede bulundu, 'avukatların polisler vasıtasıyla dışarı çıkarılması doğru değildir, davayı bitirin' dedi. Benim o zaman eşime olan saygım bir kat daha arttı. Savunma avukatlarına sanıklara hakaretler ediliyor ve üzerlerine çeşitli eşyalar atılıyor. Bu kargaşa sırasında 'alçak herifler' sözünün zapta geçilmesi isteniyordu. Ancak ben o ortamdan bu
kelimenin sarf edildiğini duymamıştım hatta savcı da tereddütlüydü. Dışarı çıktığımızsa o sözleri kendisinin sarf edip etmediğini sorduğumda Gümülcine'deki olayı hatırlattı. Orada da benzer olayların yaşandığını, ırkçılığa olan infiali nedeniyle yüksek sesle düşündüğünü söyledi. Daha sonra biz polis koruması altında epey bekledikten sonra duruşma salonundan çıkabildik" şeklinde konuştu.
Tanık Abdurrahim Erol da mahkemede yaşanan gerginliği anlatarak, "Düzen tam sağlanamadı. Hrant Dink'in ifadesi sırasında 'hain sus, bu memleketin ekmeğini yiyorsun' gibi sözler sarf ediliyordu. 'Bir ayağın çukurda bir de baro başkanısın' gibi sözler de sanığın savunmasını yapan avukat Yücel Sayman'a yönelik sarf ediliyordu. Kemal Kerinçsiz hakime davadan çekilmesini, aksi taktirde reddihakim talebinde bulunacaklarını hatırlattı. Hrant Dink söz almak istedi yine Kemal Kerinçsiz, Hrant Dink'e 'sen çok
konuştun' dedi. Ortam iyice gerginleşmişti. Yücel Sayman'ı tanıyorum, sesinden 'alçak herifler' dediğini duydum. Ancak bu sarf ettiği sıradaki hareket tarzını önümdeki engel nedeniyle göremedim. Birisini hedef alarak mı yoksa gelişi güzel mi söyledi onu söyleyemem" diye konuştu.
Avukat Fethiye Çetin ise duruşmada Hrant Dink'in vekili olarak bulunduğunu belirterek, vekiller dışarı çıkarılmak istendiğinde Yücel Sayman'ın müdahale ettiğini ve avukatların polis vasıtasıyla dışarı çıkarılmasının doğru olmadığını söylediğini anlattı. Çetin, "Sayman duvar tarafa dönerek 'alçak herifler' gibi sözler sarf etti" dedi.
Duruşma, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Büyük Hukukçular Birliği Başkanı avukat Kemal Kerinçsiz'in ifadesinin alınması için Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi'ne talimat yazılması, avukat tanıklar Levent Temiz, Hacı Eyüp Gültek ve Ayşenur Bahçekapılı'ya duruşma tarihini bildirir çağrı kağıdı çıkarılması ve eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.
"'ALÇAKLAR' SÖZCÜĞÜNÜ ORADAKİ AVUKATLARA, ŞİKAYETÇİLERE, İZLEYİCİLERE SÖYLEMEDİM"
Yücel Sayman, duruşma çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sayman, "İddianameye karşı diyeceklerimi söyledim. Esas olarak da 'alçak herifler' sözcüğünün biraz edebiyat dalındaki bir edebiyat kalıbı olarak bir anlam ifade ettiğini söyledim. Birisini hitap alınarak söylenen söz değildir. İkinci ise o sözcüğün niçin ağzımdan çıktığı, nasıl vicdanımdan çıktığını o atmosferde anlatarak bunu ortaya çıkardım. O 'alçaklar' sözcüğünü oradaki avukatlara, şikayetçilere, izleyicilere söylemedim. Sadece
bu ülkede değil nerede olursa olsun bunu örneğini her ülkede olabiliyor. Tanıklar dinlendi, daha dinlenecek tanıklar var. Ben İstanbul Barosu'nun yapmış olduğu soruşturmayı aynı nedenlerle yapmış olduğu soruşturmayı ibraz ettim. Aynı İstanbul Barosu böyle bir hareketimin olmadığını hakkımda disiplin soruşturmasına gerek duymadı. İtiraz üzerine İstanbul Barosu inceledi. Ama Adalet Bakanlığı bu işin üzerine gidiyor. Hem disiplin açısından hem de kovuşturma açısından iznini verdi. Yani bu dava lehimize biterse
herhalde ben de Adalet Bakanlığı'na döneceğim" şeklinde konuştu.
Bin avukatın kendisinin avukatlığını üstlendiğinin söylendiğini anlatan Sayman, "Bugün buraya kaç kişi geldi bilmiyorum. Herhalde siz daha iyi saymışsınızdır. Mahkeme salonunda, benim hakaret ettiğim ileri sürülen duruşmanın havasını çizerek anlattım. Bütün bu duruşma atmosferi ve sonrası benim o 'alçak herifler' sözcüğünü neye yönelik olarak sarf ettiğimi ve hangi süreçlerde hazırlandığını anlatan resim" diye konuştu.
(SK-ED-BA-Y)