Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Mete Yalazangil, duruşmada verdiği savunmasında, Muzffer Tekin'in talimatıyla
Yozgat Cezaevi'nde bulunan Semih Tufan Gülaltay'ı ziyarete gittiği yönündeki iddiaya tepki gösterdi. Yalazangil, "Ben 52 yaşındayım, askerliğimi yaptım. Artık kimsenin askeri değilim, kimseye de askerlik yapacak değilim." dedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden Ergenekon duruşmasında tutuklu sanık Mete Yalazangil savunmasını veriyor. Mete Yalazangil, sanık Muzaffer Tekin'i Özgürlük Parkı'nda spor yaptığı dönemlerde tanıdığını ve 20 yıllık dostlukları olduğunu söyledi. Yalazangil, kendisini arayan ve polis olduğunu belirten Aydın Yüksek isimli kişinin, "Kendisini Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda Yüzbaşı ya da Binbaşı olarak tanıtan bir kişi tarafından 150 bin dolar dolandırıldım." demesi üzerine Yüksek'i Muzaffer Tekin ile görüştürdüğünü belirtti. Görüşmelerinde bu kişi hakkında Tekin'in Yüksek'ten bilgi istediğini söyleyen Yalazangil, "Aydın Yüksek daha sonra bu kişiyle alakalı bilgi içerikli bir CD'yi bana vererek Muzaffer Tekin'e ulaştırmamı istedi. Ofisine gittiğimde Muzaffer Tekin yoktu. Yan odada Rafet Arslan ve kardeşi vardı. Elimde bulunan CD'yi Muzzaffer Tekin'e vermeleri için onlara bıraktım. Sonra Tekin'i telefonla arayıp CD'nin eline ulaşıp ulaşmadığını sordum. 'Ulaşmadı' diye cevapladı. Rafet Arslan'a sorduğumda masasına bıraktığını söyledi. İlerleyen günlerde Kürşat beni aradı. 'Muzaffer abi şu an içerideymiş. Bir CD varmış' dedi. Bunun üzerine Rafet Arslan ile görüştüm. 'CD yüzünden Muzaffer Tekin tutuklanabilir' dedi. Ben de 'savcıya telefonumu verebilirsiniz' dedim ve Aydın'ı aradım. 'Ne var bu CD'nin içeriside? Muzaffer CD yüzünden tutuklanacak' dedim. O da özel bir CD olduğunu söyledi. Kendisini dolandırdığını söylediği Muzaffer Şenocak'a ait kartvizitler, fotoğraflar ve iletişim bilgilerinin bulunduğunu söyledi. Ertesi gün Aydın Yüksek'i bir daha aradım, cevap vermedi. Akabinde telefonuma bir mesaj geldi. 'Çakal çukal aramasın! telefonum dinleniyor kardeşim' diye yazıyordu. Daha sonra Aydın Yüksek'in Senocak ile birlikte terörle mücadeleye alındıklarını öğrendim. 22 Ağustos 2007 günü Bostancı Polis Merkezi'nin az ilerisinde taksiye binerken gözaltına alındım." şeklinde konuştum.
Mete Yalazangil, gözaltına alındıktan sonra polislerin kendisinin devlete çalıştığı ileri sürüp "Titrini söyle! işimiz bitsin. Sen de çek git! " dediklerini öne sürdü. Bunun üzerine kendisinin de "Ben de her TC vatandaşı gibi devlete çalıştığımı söyledim. Gözaltına bulunduğumu dönemde CD'nin içerisinde çıktığı ileri sürülen balya halinde Ergenekon ve Lobi belgesini benim önüme koydular. Ancak bunlardan benim haberim yoktu." diye konuştu.
Emekli Astsubay Oktay Yıldırım'ı Muzaffer Tekin'in ofisinde 2001 yılında tanıdığını belirten Yalazangil, Mehmet Zekeriya Öztürk, Mahmut Öztürk'ü de Tekin tarafından tanıştırıldığını söyledi. Yine Muzaffer Tekin'in "İsmail Paker" olarak tanıttığı kişinin aslında İsmail Eksik olduğunu sonradan öğrendiğini ifade etti. Sanık Semih Tufan Gülaltay'ı mahallede 25 yıldır tanıdığını belirten Yalazangil, "Akın Birdal suikastından sonra Tekin'in okul arkadaşı Namık Zihni Ozansoy 'un evinde yakalandığını duydum. İkisinin tutuklanıp Kastamonu cezaevine gitmelerinden sonra Muzaffer Tekin ile birlikte ziyaretlerine gittik. Ozansoy'un tahliye edilmesinin ardından Gülaltay'ın Yozgat Cezaevi'ne sevk edildi. Daha sonra iki defa Yozgat'a giderek Semih'i ziyaret ettim. Muzaffer Tekin'in talimatıyla ziyaret ettiğim iddia ediliyor. Ben 52 yaşındayım, askerliğimi yaptım. Artık kimsenin askeri değilim. Kimseye de askerlik yapacak değilim." şeklinde konuştu.
(CİHAN)