Haber Tarihi: 03 Şubat 2009 Salı Saat 15:01
Cihan Haber Ajansı  [1595416]

Ergenekon Sanığı Arif Doğan'ın Jitem Sanığı Olarak Yargılanması İstendi


Diyarbakır'da 11 Sanığın Yargılandığı Jitem Davasında, Ergenekon Davası İddianamesi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Talep Edildi. Müdahil Avukat Tahir Elçi, Ergenekon Sanığı Emekli Albay Arif Doğan'ın Jitem Dosyası Kapsamında da Yargılanmasını İstedi.

Diyarbakır'da 11 sanığın yargılandığı JİTEM davasında, Ergenekon davası iddianamesi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden talep edildi. Müdahil avukat Tahir Elçi, Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan'ın JİTEM dosyası kapsamında da yargılanmasını istedi. JİTEM tarafından kullanıldığı belirtilen itirafçı ve koruculardan oluşan 11 sanıklı davaya devam edildi. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya ilk kez JİTEM üyesi olmakla suçlanan sanıklar Faysal Şanlı ve Lukman Gündüz katıldı. Duruşmada 5 sanık avukatı ve davaya müdahil olan ailelerin avukatı Tahir Elçi de hazır bulundu. Dosya kapsamında Güneydoğu'da 1988-94 yılları arasında 'Adam öldürmek, araç bombalamak, suikast, adam kaçırıp infaz etmek, fidye almak' suçlarından haklarında ömür boyu hapis istemiyle dava açılan PKK itirafçıları İbrahim Babat, Adil Timurtaş, Recep Tiril, Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki, Hayrettin Toka, Fethi Çetin ve Abdulkadir Aygan ile jandarma istihbarat elemanları Mehmet Zahir Karadeniz, Lokman Gündüz ve korucu Faysal Şanlı yeniden yargılanıyor. Kimlik tespitinin ardından savunması alınan JİTEM sanığı Faysal Şanlı suçlamaları reddederek, ne sanıkları ne de öldürülenleri hiçbirini tanımadıklarını iddia etti. Müdahil avukat Elçi'nin JİTEM komutanları olarak adları geçen emekli askerler Ahmet Cem Ersever ve Arif Doğan'ı tanıyıp-tanımadığını sorması üzerine sanık Faysal Şanlı, "1987 yılında PKK'lı teröristler oturduğumuz Çobandere Mezrası'nı basarak aralarından eşim, 2 çocuğum, annem ve babamın bulunduğu 12 akrabamı öldürdüler. Sonraki gün köye birçok rütbeli geldi. Birinin 'Ben Cem' dediğini hatırlıyorum. Kendisiyle hiçbir görüşmem olmadı. Arif Doğan'ı da tanımam" cevabıını verdi. Sanık Lukman Gündüz de JİTEM ve öldürülen insanlarla hiçbir alakasının olmadığını savunarak, "Kimseyi öldürmedim, Cem Ersever'i tanımıyorum. PKK sempatizanı medya, adımın bu olaylarda geçmesine neden oldu. Bunlar komplodur. Beni hedef haline getirdiler. Can güvenliğim kalmadı. Toplum içerisine giremiyorum. Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağım" dedi. Sanık avukatları da müvekkillerinin savunmalarına katıldıklarını dile getirdiler. Söz alan müdahil avukat Tahir Elçi, Genelkurmay tarafından izin verilmediği için dosya kapsamına alınmayan askeri yetkililerin de sanık listesine eklenmesini istedi. Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan'ın da JİTEM dosyası kapsamına alınmasını da talep eden Elçi, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ergenekon sanığı Arif Doğan ile ilgili elde edeceği belgelerin bu dosyaya eklenmesi gerekir. Hakkında soruşturma talep ettiğimiz askeri zanlılar hakkında soruşturmanın akıbetinin sorulmasını talep ediyoruz. Bunlar hakkında yapılacak işlem JİTEM olarak bilinen yapılanmayla ilgili durumu da öğrenmemizi sağlayacaktır. Keza dönemin Diyarbakır Emniyet Müdürü İstihbarat Müdürü olan ve şu an Edirne Emniyet Müdürü olan Hanifi Avcı'nın tanıklığına başvurulmasını talep ediyoruz" dedi. İddia makamı talepleri mahkemenin takdirine bırakarak, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak sanık Abdulkadir Aygan (Aziz Turan) isimli şahsın İsveç makamlarından iadesine yönelik yapılan işlemlerin sorulmasını talep etti. Sanık Mehmet Zahir Karadeniz'in avukatı Serdar Çınar ise müvekkillinin JİTEM ile ilişkisinin olmadığını savunarak, "Silvan doğumlu Mehmet Zahir Karadeniz ile müvekkilim bilerek karıştırılmış. Bu karışıklığa neden olan kolluk görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunmasını talep ediyorum" diye konuştu. Mahkeme heyeti Ergenekon davasının iddianamesini İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden istenmesinin yenilenmesine ve dosyanın ayrıntılı olarak incelenmesine karar verip duruşmayı erteledi. İddianamede 11 sanığın, dönemin Asayiş Kolordu Komutanı Hulusi Sayın, Asayiş komutanları İsmail Selen, Hikmet Köksal, Silopi JİTEM Grup Komutanı emekli Albay Arif Doğan, Yüzbaşı İsmail Öztoprak, yüzbaşı Sinan Yaşar'ın bilgisi dahilinde yasadışı olaylarda kullanıldıkları, Silopi'de JİTEM adına çalışan Ahmet Zeyrek'in yasadışı olayları bildiği için çevreye bilgi sızdıracağı endişesiyle sanık Lokman Gündüz tarafından öldürüldüğü, PKK'ya yardım ettikleri iddiasıyla Tahsin Sevim, Hasan Utanç ve Hasan Caner adlı köylülerin astsubay Şaban Bayram'ın bilgisiyle kaçırılıp sanık korucu Faysal Şanlı tarafından kurşuna dizildiği iddia ediliyor. İddianamede, Veli Küçük'ün İstihbarat Komutanlığına getirilmesi üzerine PKK itirafçılarına asker kimliği çıkarıp Grup Komutanlığı'nda görevlendirdiği, PKK'lı diye 6 vatandaşı Asayiş Komutanı Hikmet Köksal'ın bilgisi dahilinde öldürdükleri, sanık İbrahim Babat'ın kapatılan Yeni Ülke gazetesinin Nusaybin bürosunu bombalayıp kaçtığı sırada polisçe yakalandığı, üzerinde asker kimliği çıkınca serbest bırakıldığı belirtiliyor. (CİHAN)

10/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12